Tümer Çorapçıoğlu'nun Tıp Fakültesi dekanlığına atanmamasını kınayan TB, ATO ve AÜ öğretim üyeleri, “Bu gerici ortamın ürettiği olumlu değerlere bile artık tahammül edemiyorlar” dedi
Türk Tabibleri Birliği (TTB), Ankara Tabip Odası (ATO) ve Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi öğretim üyeleri, Prof. Dr. Tümer Çorapçıoğlu'nu yeniden dekanlığa atamaması nedeniyle YÖK'ü kınadı.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Morfoloji Binası'nda yapılan basın açıklamasına Prof. Dr. Çorapçıoğlu, Tıp Fakültesi öğretim üyeleri ile birlikte öğrenciler de katıldı. ATO Yönetim Kurulu üyesi Dr. Hamit Boztaş'ın okuduğu bildiride, “Üniversitelerde son dönemlerde artan baskı ve antidemokratik uygulamalar dalgası göze çarpıyor. Karanlık güçler ve darbe sonrası şekillenen YÖK, üniversite ortamının baskı altına alınmasını hedefleyen bu gerici ortamın ürettiği olumlu değerlere bile artık tahammül edemiyorlar” denildi.
Çokça tartışılan üniversitelerin idari, mali ve bilimsel özerkliğinin son dönemlerdeki uygulamalarla daha da tartışılır hale geldiğini öne süren Boztaş, “Kadrolaşma girişimleri ve bilim insanlarını toplum gözünde itibarsızlaştırma çabaları artmıştır. Son dönemlerde üniversitelerde tutumları beğenilmeyen kimselerin pasifize edilme, sindirilme, değersizleştirilme ve ve en nihayet üniversite ortamının dışına atılma çabalarında belirgin bir artış yaşanmaktadır. YÖK sisteminin farklı isimlerdeki kurulları, mesleki, politik, toplumsal tutum alışları idarecilerin 'tam itaat' sınırlarına uymayan Dr. Hamit Boztaş, taşeron çalışan işçilerin sorunlarına idarenin dikkatini çekmeye çalışan Dr. İzge Günal, darbeci bir generalin yargılanmak yerine üniversitede konuşturulmasını protesto eden Dr. Dilek Hattatoğlu'nu bir çırpıda gündem yapıp cezalandırmaya çalıştılar” diye konuştu.
Baskıların son kurbanının en çok oyu aldığı halde atanmayan Prof. Dr. Tümer Çorapçıoğlu olduğu öne sürülen bildiride “Her yıl yüzlerce öğrenciye soruşturma açan, sözleşmeli çalışanları keyfi tutumlara karşı korumasız bırakan, öğretim üyelerinin kendi oylarıyla dekan seçmelerini bile engelleyen YÖK'ü bir an önce özerk-demokratik, bilimsel üniversite mücadelesinin önünde bir engel olmaktan çıkmaya çağırıyoruz” denildi.
TTB Genel Sekreteri Altan Ayaz ise, “Bunun nedeninin Çorapçıoğlu'nun Sağlıkta Dönüşüm Projesi'ne ilişkin eleştirilerinin olmamasını ya da YÖK Genel Sekreteri'nin eşinin eczanesindeki yolsuzluk olayının, AÜ tarafından ortaya çıkarılmasının olmadığını düşünmek istiyoruz” dedi.
Öte yandan, protestoya katılan ve vekil dekan olarak fakülteye atanan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Gürel de, “Görevi kabul etmek istemiyorum. Ancak fakültede işlerin yürümesi açısından istemeye iste-meye vekaleti aldım” şeklinde konuştu.
Tıp Fakültesi'ndeki dekanlık seçiminde en çok oyu aldığı halde atanmayan Prof. Dr. Tümer Çorapçıoğlu, “YÖK yeniden göreve getirse bile dekanlık yapmayacağım. Burası atamayla tartışmalı hale getirildi. Bu hatadan dönülse de ben ne kadar dekanlık yapacağım? Sadece bir gün. Ama onun ötesine geçmez, hemen ikinci gün istifa edeceğim. Çünkü YÖK bu konumu benim için tartışmalı hale getirmiştir. Tartışmalı olan yerde durulmaz” dedi. YÖK'ün yeni atadığı dekan Prof. Dr. Erol Özdiler'in görevi reddetmesi ve fakültede İbni Sina Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Muhit Özcan, başhekim yardımcıları Prof. Dr. Murat Akal, Prof. Dr. İrem Dinçer, Prof. Dr. Şehsuvar Ertürk, Doç. Dr. Mustafa Akkaya; Cebeci Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Adnan Uysalel, başhekim yardımcıları Prof. Dr. Önder Arslan, Prof. Dr. Huban Atilla, Döner Sermaye Koordinatörü Prof. Dr. Babür Küçük, Tıbbi Malzeme Koordinatörü Prof. Dr. Eralp Tutar ve yardımcısı Prof.Dr. İrfan Yorulmaz ile Merkez Laboratuvarları Koordinatörü Prof. Dr. Özay Akan da toplu istifa kararı aldı.






