Elazığ'daki depremde en ağır hasarın meydana geldiği Okçular Köyü'nde 19 kişi yaşamını yitirdi. Köy sakinleri deprem gecesini Yeni Şafak'a anlattı. 6.0'lık felaketin ardından 2 saat göçük altında kalan Yavuz Polat, depremde eşini, oğlunu ve kardeşini kaybettiğini söyledi. Okçular Köyü sakinlerinden Polat, dehşet anını şu şekilde anlattı.
“Evde o gece sabaha karşı uyurken önce bir patlama sesi duyduk. Peşinden ev zangır zangır sallandı. Deprem olduğunu anladım. Oğlumu kurtarmak için yataktan kalkarken tavan üstüme çöktü” dedi. Göçük altında kaldıktan sonra yardım beklediğini anlatan Polat, “bir süre bekledim. Üstümde bir ağırlık vardı. Zifir karanlıktı hiçbir şey gözükmüyordu. Bir ara eşimin sesini duyar gibi oldum. Sonra dışardan sesler geldi. Ben sağ olarak kurtuldum. Ancak göçük altından çıkınca, ailemin yok olduğunu öğrendim. O an köyle birlikte bende yıkıldım” diye konuştu.
Son günlerde ufak çaplı sallantıların olduğunu belirten Polat depremde enkaz altından çıkınca ailesinin ölüm haberini aldığını ve ikinci bir yıkım yaşadığını söyledi. Polat, “O an çok korkmuştum. Bir an öleceğim aklıma geldi. Sürekli oğlumu düşündüm. Ancak ailemi kaybedeceğim hiç aklımdan geçmiyordu. Deprem bizi evsiz ve ailesiz bıraktı” dedi. Bu arada depremde hayatını kaybedenlerden bazılarının da bugün defnedileceği bildirildi.
Okçular Köyü'nde 3 akrabasını yitiren Çiçek ailesinin feryadı yürekleri dağladı. Okçular'da 3 yakın akrabasını yitiren Suphi Çiçek, olayı erken sabah saatlerinde öğrendiğini belirterek, “Hemen bir taksi tutup köye geldim. Geldiğimde binaların çoğu yıkıktı. Herkes bir yerlere koşuşturuyordu. Amcamın çocuklarının oturduğu ev komple yıkılmıştı. Köy sakinleriyle birlikte kazma küreği alıp hemen enkaza giriştik. Kurtarma çalışmaları 2 saat sürdü. Ancak yakınlarımızın soğuk bedenleri ile karşılaştık. Bizim tek teselli kaynağı amcamın küçük torunu Keko Çiçek'in enkaz altından sağlam çıkması oldu. Hepimiz şaşkınlık içerisindeyiz. Çok üzgünüz” dedi.
Köyünde 6,0'lık depremin olduğunda tüylerinin ürperdiğini ifade eden Celal Karacadağ ise sabah namazı saatinde korkunç bir gürültüyle uyandıklarını ve köyün yıkıldığını fark ettikleri söyledi. “Sabah 04.00'de namazımı kılmak için telefonumu kurmuştum. Telefon çaldığını duymamışım. Taki deprem olduğunda uyandım.” diyen Karacadağ, şunları kaydetti:
“Önce büyük bir gürültü koptu, daha sonra 1 dakikaya yakın sallantı oldu. Ailelemden kimseye çok şükür birşey olmadı. Yalnız bütün malım ve gelir kaynağım olan iki tane inekten biri ahırın yıkılmasıyla öldü. Dışarı çıktığımızda ise zifiri bir karanlık vardı. Bağrışmalar, feryatlar yükseliyordu. Çok korktuk”
Bu yorumu Spam olarak bildirdiniz. Talebiniz değerlendiriliyor.