Seçimlere kötü giriyoruz

(Mutlu ÇÖLGEÇEN)
00:005/03/1999, Cuma
G: 9/11/2013, Cumartesi
Yeni Şafak
Seçimlere kötü giriyoruz
Seçimlere kötü giriyoruz

Başta ekonomi olmak üzere birçok alanda SOS veren, 75 yıl içinde her 16 ayda bir hükümet değiştirmek zorunda kalan Türkiye, yine vaadlerle dolu seçim kampanyasına şahit olacak.

Ankara- 20'nci yüzyılın son seçimlerini 40 gün sonra gerçekleştirecek olan Türkiye, stratejik sorunlarının yanında ekonomik alanda da SOS veriyor. Devlet İstatistik Enstitüsü'nün verilerine göre Türkiye, 75 yılda her 16 ayda bir hükümet değiştirirken, ekonomi bir türlü kontrol altına alınamadı. Seçimlere çeyrek kala partilerin ve liderlerin önünde bir dağ gibi duran ekonomik sorunlarla ilgili şimdiye kadar ciddi bir program ortaya konmazken, potikacıların 'Türk siyasetine damgamızı vurduk' türü propagandalarına rağmen Türkiye, son 70 yılda çivisi çıkmış bir ülke konumuna düştü. İkinci Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan iki ülke Almanya ve Japonya ekonomik gelişmelerini tamamlarken, bugün bu iki ülke, ABD ile birlikte dünya ticaretinin yarısını yönlendirmeyi başardılar. 1950'de Gayri Safi Milli Hasılası (GSMH) 11 milyar dolar olan Japonya şimdi 4.2 trilyon dolara ulaşırken aynı dönemde 3.5 milyar dolar GSMH'ye sahip olan Türkiye'nin 1998 yılı rakamları ise ancak 194 milyar dolarda kaldı.

Türkiye 49. sırada

Fert başına düşen GSMH ise yukarıda verilen rakamlardan pek faklı değil. Türkiye, kişi başına düşen milli gelir ile dünyada 49. sırada bulunuyor. 1998 itibari ile kişi başına GSMH İsviçre'de 35 bin 968 dolar iken Türkiye'de 3 bin 105 dolar. Türkiye'nin ekonomik olarak yaşadığı handikaplardan birisi de parasının sürekli değer kaybetmesi. Türk Lirası son 70 yılda sterlin karşısında bir milyon kattan daha fazla değer kaybederken ABD Doları karşısında 500 bin kat değer kaybetti. Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıl 1 dolar ancak 80 kuruşa karşılık gelebiliyordu. Şimdi ise 367 bin lira vererek ancak bir dolar alabiliyoruz. 1998 verilerine göre Türkiye'nin iç borcu 35, dış borcu ise yüz milyar dolar. 1998'yılı dış ticaret açığı 20 milyar dolar olurken bu rakamın önümüzdeki birkaç yıl içinde düşmesi pek olası gözükmüyor.

10 milyon işsiz

1998 verilerine göre 10 milyon işsizin bulunduğu Türkiye'de 2 milyonu aşkın vatandaşımız açlık sınırında. Oysa aynı dönemde Türkiye'nin ekonomik yönetimini elinde bulunduranların batırdığı krediler ise 1 milyar dolar. Türkiye'nin bir başka handikapı ise faizler. 1998 verilerine göre Türkiye, ayda 1 milyar dolara yakın parayı faiz ödemesi için ayırıyor. Tüm bu rakamların ışığında seçime gidecek olan partiler programlarında sadece 'Ekonomiyi düzelteceğiz ' demekle yetinirken bütün partiler oy oranlarını artırmak için ya milli davaları politik çıkar uğruna kullanmayı ya da çamur at izi kalsın türü propanganda yapmayı daha ucuz ve kolay buluyorlar.