
Büyük Anadolu Hastanesi Fizik Tedavi Uzmanı Dr. Selma Yapıcı bel ağrıları hakkında ipuçları verdi.
Eski zamanlardan bu yana insanlar bel ağrısından şikayet etmektedirler. Belimiz vücut ağırlığından başka günlük yaşantının stresini, bozuk vücut duruşumuzu, düzenli egzersiz yapmamamızın, aşırı yemek yememizin ve kötü vücut mekaniğinin de yükünü taşımaktadır.
Bel rahatsızlıklarının çoğu ciddi rahatsızlıklar değildir ve hafif incinmelerin, fazla yüklenmenin ve yaşa bağlı bozuklukların sıkıntılarını yansıtmaktadırlar. Maalesef belimiz bir kez rahatsızlanma noktasına geldiğinde çalışmayı bırakamamakta ve mola alamamaktadır. Zarara uğramış olsa da çalışmaya devam eder.
Eğer akut bel ağrısının uyarıcı işaretlerinin üzerinde durmazsak (saatler boyunca devam eden kısa süreli bel ağrıları) ve sağlığına yeterince dikkat etmezsek, bu bel ağrıları kronikleşebilir (aylar ve yıllar boyunca devam eden uzun süreli bel ağrıları) ve vücudumuzu ve bizi çökertebilir.
Bel ağrısı alt sırt bölgesinde ağrı ve güçsüzlük olmasıdır. En sık işgücü kaybına neden olan durumdur.
Bel ağrısının gelişimi
Anormal bir zorlanma vardır.
Bel yapısı anormaldir.
Bel bölgesinin kondüsyonu yetersizdir.
Bel bölgesi ağrıyı oluşturacak harekete hazırlıksız yakalanmıştır.
Ağrı bazı durumlarda sürekli olabilir, bazen de belli bir pozisyonda belirginleşir. Öksürme, hapşırma, eğilme, dönme hareketleriyle artar. Yaygın ve lakolize (belirli bir bölge) olabilir.
Dünya nüfusunun % 70-80'i yaşamlarının herhangi bir dönemde bel ağrısı geçirir. % 50'si bir haftada % 50-80'i bir ayda, % 90'ı da iki ay içinde iyileşir. İki haftadan uzun süren bel ağrısı atağı sadece % 15 oranında görülür. Hastaların sadece % 5'i organik patoloji gösterir, % 95 oranında neden mekaniktir.
Bu kadar sık rastlanan bir şikayet olan bel ağrısı 4 hafta içinde düzelirse "akut" olarak nitelendirilir. Bu dönemde ağrı şiddetli ve keskin olarak tanımlanır. Ani başlangıçlıdır, hareketler kısıtlanmıştır. Akut bel ağrılarının % 5 kadarı kronikleşir. Bu kronikleşme günümüzde 7 hafta ağrılı bele sahip olmak üzere düşünülmektedir. Eskiden bu durum 6 aylık süre ile ifade edilirdi.
Kadınlarda ve erkeklerde eşit oranda görülmektedir. 60 yaş üzerinde, çok doğum yapmış ergonomik olarak ev işleri yapmayan kadınlarda, menopozda ve bazen osteoporoz gelişiminden sonra bel ağrıları daha sık görülür.
İş ile alakalı riskler: Ağır işte çalışmak, uzun süreli kaldırma, itme çekme, oturma gerektiren işler, titremeye maruz kalma, sıkıcı tekrar gerektiren işlerde mekanik bel ağrısı oranı yüksektir.
Yaş: 55 yaş üstü
Cinsiyet: 60 yaş üstü kadınlarda
Çok şişman ya da uzun boylu kişilerde.
Omurgasında eğrilik olanlarda, bel kavsi artmış olanlarda, bacak boyları eşit olmayanlarda
Omurga esnekliği az olanlarda
Karın kasları ve omurga kasları zayıf olanlarda
Fiziksel açıdan formda olmayanlarda
Sigara içen kişilerde.
Depresyon, endişe, alkol bağımlılığı, uzun süreli başağrısı gibi durumlar mekanik bel ağrısını artıran faktörlerdir.
Antienflamatuar ilaçlar ve spazm çözücü ilaçlar kullanılabilir. Doktorunuz sizi bu konuda bilgilendirip, yönlendirecektir.
Yatakta dinlenme dönemi geçirmeniz önerilir.
Bazen destekleyici korse önerilir.
Ağrıyı azaltıcı fizik tedavi seansları gerekebilir.
Masaj, traksiyon kullanılabilir.
Kilo vermeniz gerekebilir.
Mutlaka egzersiz yapmalısınız. Tercihen hergün 30 dakika ısınma, germe, gevşeme kombinasyonlarından oluşan egzersiz programını fizyoterapistinizden öğrenerek onun gözetiminde ve evde yapmalısınız.
Ayrıca yürüyüş, yüzme, bisiklet, düşük aerobik egzersizleri ile ilgili önerileri fizyoterapistinizle gözden geçirmelisiniz.
Omurgamız 33 tane omurun birleşmesinden oluşmuştur. 5 bölüme ayrılır:
Boyunda 7 omur (bu omurlar diğerlerinden daha küçüktür)
Sırtta 12 omur (boyundaki omurlardan daha geniştir).
Belde 5 omur (en geniş omurlardır).
Bel omurlarının altında "sakrum" denilen üçgen şekilli bir kemik bulunur. 5 omurun birleşmesinden oluşmuş tek bir kemiktir.
Omurganın en alt kısmını oluşturan parça "Coccyks" denilen bir kemikten oluşmuştur. 4 omurun bağlantılı olduğu bir kemik olarak kabul edilir.
Korunmanın 10 altın kuralı
1. Hareket edin ve egzersiz yapın.
2. Belinizi dik tutun.
3. Yerden yük kaldırırken çömelin.
4. Ağır yükleri kaldırmayın.
5. Ağır yükleri taşırken mümkünse parçalara bölün ve gövdenize yakın tutun.
6. Otururken belinizi dik tutun ve bir bel desteği ile koruyun.
7. Hareketsiz olarak uzun süre sabit pozisyonda ayakta durmayın.
8. Yattığınızda dizlerinizi bükün.
9. Özellikle yüzme, jogging ve kondisyon bisikleti gibi spor aktivitelerine zaman ayırın.
Bel adalelerinizi güçlendirici günlük egzersiz programı uygulayın.
Omurga ve bel hareketlerine dikkat etmeli.
Egzersizlere devam etmeli.
Ergonomik prensipleri benimsemeli ve uygulamalı.
Kilo almamalı
Bel probleminiz olduğunu unutmayıp hayatınızı ona göre planlamalısınız. Hâlâ devam eden şikayetlerinizde;
En kısa zamanda uzman bir fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı ile görüşmelisiniz
Bilgi için (0212) 654 37 69






