Sıra Dışı Annelik Derneği''ni kuran ikiz annesi Özlem Şinik ikiz, üçüz ve daha çok sayıda çocuk sahibi olan aileleri bir çatı altında toplamayı başarmış. Şinik, bu tür ailelerde boşanmanın diğer ailelere göre daha fazla olmasını annenin, kocasına daha az vakit ayırmasıyla açıklıyor.
İkiz, üçüz ve daha fazla sayıda çocuklu ailelerin sayısı son yıllarda hizla artıyor. Bunda çocuk sahibi olmak için tedavi olan annelere uygulanan yöntemler de etkili oluyor. Bir anda iki, üç hatta dört çocuğu kucağına alan ebeveynler bir yandan sevinç yaşarken diğer yandan da bu çocukların ihtiyaçlarını nasıl karşılayabileceklerinin hesabını yapıyorlar. Aynı anda acıkan, aynı anda uykusu gelen, aynı anda ağlayan çocuklarla uğraşmak hiç de kolay değil. Üç çocuk sahibi olan ve çocuklarının ikisini ikiz olarak dünyaya getiren Özlem Şinik bunu bizzat yaşamış. Yorucu bir hamilelikten sonra üç yıl sosyal yaşamdan elini eteğini çekerek çocuklarını büyütmek için didinmiş. İki kızı bir oğlu olan Şinik, ikiz anneliğinin diğerlerinden farklı olduğunu oğlunu dünyaya getirdikten sonra fark etmiş. Yorucu bir hamilelik geçiren Şinik, doğum sonrası da depresyon geçirdiğini ve ikiz gebeliğin tekizden çok daha zor olduğunu söylüyor. Şinik ''Normal gebelikten çok daha ağır oluyorsunuz. Elbette bu hamileliğin de tatlı tarafları var. Karnınızda iki tane tekme hissetmek çok güzel bir duygu'' diyor.
Çocuklar büyürken de bir çok problemle karşılaşıp çözemeyen Şinik, ikiz anneliği ve ikizlerle ilgili araştırma yapmaya başlamış. Bir çok ingilizce kaynak okumuş ve kısa süre içinde bu bilgileri kendisi gibi sıkıntı çektiğini düşündüğü ikiz anneleriyle paylaşmak istemiş. ''Sıradışı annelik'' olarak adlandırdığı bu süreçte ikiz annelerinin birbirini daha iyi anlayacağını düşünmüş ve bu projeyi arkadaşlarıyla paylaşmış. Küçük fikirlerle başladığı dernek yolculuğuna projeler geliştirerek devam ediyor ve halk arasında farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Şinik Sıra Dışı Annelik Derneği''nin ortaya çıkışını anlatırken, ''Derneğin fikir annesi ben, fikir babası da eşim. İkiz annesi arkadaşlarımla bu konuyu paylaştım, onlar da olumlu baktıklar ve işe önce isim hakkını satın alarak başladık. Ardından Mart ayında siradisianneler.com internet sitesini kurduk. O tarihlerden itibaren küçük bir dernek gibi faaliyetler yapıyorduk. Dernek kurduğumuzda daha çok çalışma yapabileceğimizi düşünerek 2 Kasım 2012 yılında 6 akademisyen ile bir araya geldik ve derneğimizi kurduk'' diye bilgi veriyor.
İkiz ve üçüz ailelerinde boşanmanın sık rastlandığını dile getiren Şinik, sebebini erkeklerin beklentili olmasına bağlıyor.
Özlem Şinik, bebek bakımının zor olduğunu bunun da karı koca arasındaki ilişkiye yansıdığını dile getiriyor ve şunları söylüyor: ''Babalar rahat ettikleri yaşamlarından taviz vermek istemiyorlar. Aynı ilgiyi beklemeleri ikiz annesini çok yoruyor. O dönemde anne için bebekler değerli olduğu için eşe ilgi azalıyor ve bu defa aldatmalar yaşanabiliyor. İkizler eve her zaman huzur getirmiyor.'' Derneği kurduktan sonra uzun araştırmalar yapmasına rağmen ikizler ve üçüzlerin sayısıyla ilgili bir veriye ulaşamamış. İkiz hamileliği ve anneliği ile ilgili Sıra Dışı İkiz Anneliği adlı bir kitabı da bulunan Özlem Şinik kitabı yazarken yurt dışı kaynaklarından faydalandığını söylüyor. Şinik, en çok tartışılan konulardan biri olan ikizlerin eğitim hayatında ayrılması konusuna şöyle yaklaşıyor; ''Bu ikizlerin ruh yapısına bağlı. İkizleri ayırdığınızda psikolojik bir çöküntüye uğrayacaklarsa sınıflarını ayırmak için diretmeye gerek yok. Amerika''nın bazı eyaletlerinde ikizleri zorunlu olarak dağıtıyorlar. Bu yüzden oradaki aileler miting düzenlemişler. Ben de bir ikiz annesi olarak yoğun hayatın içindeyim. Çocuklarımın ayrı okullarda okuması demek her şeylerinin ayrı olması anlamına geliyor. Toplantı, sınıf etkinliği gibi daha birçok ayrıntı var. Tek sınıfta olduklarında annelerin üzerinden yük kalkıyor. Zaten ikizler aynı sınıfta olsalar da olmasalar da birbirlerini kıyaslıyorlar. Bunun önüne geçemezsiniz. Benim kızlarım da aynı sınıftalar ama farklı sıralarda oturuyorlar. Bireyselliklerini kısmen geliştirdiler. Kızlarımı iki arkadaş gibi görüyorum'' diyor.
Özlem Şinik devletin çoğul ailelerle ilgili katkı sağlaması gerektiğini söylüyor ve bir kaç öneride bulunuyor; ''Sağlık Bakanlığı bir proje ile ikiz çocuk sahibi olan ailelerle periyodik görüşmeler yapabilir. Bebek bezi ve mama gibi giderler için ailelere kolaylık sağlanabilir. Eğitim konusunda yine aynı şekilde maddi kolaylıklar düşünülebilir. Giyim firmaları ikiz çocuklar için bir alana bir bedava kampanyası düzenleyebilirler'' Şinik ileride yapmayı planladıkları projelerden bahsediyor ve bunun içinde Tuğba Büyüküstün gibi ünlü ikiz annelerini dernek yüzü yapmak gibi bir düşüncelerinin olduğunu söylüyor. Ücretsiz psikolog eğitimi veren dernek bu ay ''Uykusuz Anneler Grubu''nun her ay düzenlediği uyku eğitimine iki ikiz annesi gönderiyor.
Özlem Şinik bir ikiz annesi olarak kendini özel hissettiğini, onlara baktığında hayranlık duyduğunu söylüyor ve ''Bazen keşke benim de ikizim olsa diyorum'' sözleriyle hissettiklerini paylaşıyor. Şinik internet üzerinden sekiz yüz anne ile iletişim kuruyor ve ikiz aileleriyle sıkça bir araya gelip ortak yaşanılan sıkıntılara birlikte çözüm arıyor. Şinik''e göre okulda öğretmenlerin ikizlere nasıl eğitim verileceğine dair bilgilendirilmesi gerekiyor. Ayrıca çocuk gelişimi bölümünde ikizlerin büyütülmesi ile ilgili özel derslerin verilmesi gerekiyor.






