İstanbul'un en edebi hali

00:009/01/2010, Cumartesi
G: 8/01/2010, Cuma
Yeni Şafak
İstanbul'un en edebi hali
İstanbul'un en edebi hali

İstanbul'un sosyal yaşantısı, ev hayatı, mimarisi, eğlence hayatı, semtleri, bayramları, halk inançları, mahalle hayatı kısacası Şehr-i Şehir'e ait en özel haller, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş.'nin “Türk Edebiyatında İstanbul Serisi” üst başlığıyla yayımladığı beş kitapta anlatıldı.

Her yazarın bu şehrin ayrı bir noktasına odaklandığı beş kitap yana yana dizildiğinde büyük bir “İstanbul” manzarası ortaya çıkıyor. “Türk Edebiyatında İstanbul” üst başlığı altında yayımlanan bu dizi, geçmişten günümüze isimleri, eserleri “İstanbul” ile özdeşleşmiş edebiyatçılarımızın bu şehri nasıl anladıklarını ve nasıl anlattıklarını gözler önüne seriyor.

Ahmet Rasim'in İstanbul'unda dolaşırken ev ve toplum hayatı; Sâmiha Ayverdi'nin İstanbul'unda halk inançları, merasimler, ev halleri, mahalle hayatı, Ramazanlar, bayramlar; Abdülhak Şinasi Hisar'ın İstanbul'unda Boğaziçi medeniyeti; Ahmet Mithat Efendi'nin İstanbul'unda şehrin mimari özellikleri, semtleri, mevsimler ve konak hayatı; Ahmet Rasim'in İstanbul'unda hayatın devreleri, şehrin eğlence hayatı, adab- muaşeret, bayramlar; Sait Faik'in İstanbul'unda ise öyküleri üzerinden bir İstanbul portresi çiziliyor.

Şehir ve edebiyat ilişkisinin etraflıca anlatıldığı bu beş eserin editörlüğünü Sait Faik'in İstanbul'unda Yeşim Özdemir, Ahmet Mithat Efendi'nin İstanbul'unda Mehmet Doğanay, Ahmet Rasim'in İstanbul'unda Çilem Tercüman, Sâmiha Ayverdi'nin İstanbul'unda Zeynep Uymur ve Abdülhak Şinasi Hisar'ın İstanbul'unda Şafak Güneş Gökduman yaptı.


Sait Faik'in İstanbul'u

Sait Faik, çağının İstanbulu'nu küçük büyük, zengin yoksul, iddialı silik, mütekebbir mütevazı çeşit çeşit, hemen yanıbaşımızda soluk alıp verirmiş, kolumuza girip bizimle sıcak bir sohbete koyuluverirmiş gibi canlı ve sahici insan portreleri ile bu insanlar kalabalığının farklı mekânlarda yaşadığı binbir çeşit hayatlar ile zengin bir dikkat, ayrıntı ve tasvir gücü ile anlatıyor.


Ahmed Midhat Efendi'nin İstanbul'u

İstanbul'a ait tasvirlerin Tanzimat'tan sonra ortaya çıkan yeni Türk edebiyatı eserleriyle birlikte zengin bir mahiyet arzetmeye başladı. Bunun sebebi, Batı tesiriyle değişen dünyaya bakışın duygu ve düşünceyi anlatma tarzını da etkilemesi olarak tespit ediliyor.


Abdülhak Şinasi Hisar'ın İstanbul'u

Abdülhak Şinasi Hisar'a dek Ruşen Eşref'in Boğaziçi Yakından, Boğaziçi Uzaktan adlı kitaplarından başka, ilmî çalışmalar dışında, Boğaziçi'ni anlatan bir çalışma yapılmadı. Ancak Abdülhak Şinasi Hisar'ın eserleriyle birlikte İstanbul'un özellikle Boğaziçi'nin gündelik hayatı tüm ayrıntılarıyla ele alındı.


Ahmet Rasim'in İstanbul'u

Halkın içinden gelmiş ve halkın içinde yaşamış olması bakımından İstanbul'u içinden seyretmiş, havasını sıradan bir 'mahalleli' olarak teneffüs etmiş; ancak sanatkâr kimliği ile yazılarına aktarmış olan Ahmet Rasim ile ilgili çeşitli çalışmalar yapıldı.