Hayat Karne başarısındasizin de payınız var

​Karne başarısında sizin de payınız var

Karne başarısında sizin de payınız var

Nihayet karne günü geliyor! Uzmanlar ebeveynleri karnedeki başarıya veya başarısızlığa verecekleri tepkiyle ilgili uyarıyor. Uzman klinik psikolog Gökhan Ergür, “Anne ve babalar bu dönemde çocuklarını destekleyici, kucaklayıcı ve yol gösterici konumda olmalılar” derken, Türkiye Özel Okullar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı F. Nurullah Dal ise karnede anne ve babanın da payı olabileceğini vurguluyor.

Merve Akbaş Yeni Şafak
Çocuklar karne heyecanı yaşıyor.
Çocuklar karne heyecanı yaşıyor.

Yaz tatilinden önceki en uzun ve keyifli tatil tabi ki sömestr. Çocuklar okuldan ve derslerden uzaklaşıp, biraz dinlenebilmek için bu zamanı iple çekiyor. Ancak karnedeki notları için çekinenler, anne-babalarından gereken desteği göremeyeceğini düşünenler de var. Uzmanlar ebeveynleri tam bu noktada uyarıyor. Uzman klinik psikolog Gökhan Ergür, “Karne notları ne olursa olsun anne ve babalar bu dönemde çocuklarını destekleyici, kucaklayıcı ve yol gösterici konumda olmalılar” diyor. Ergür şunları ifade ediyor, “Ebeveynlerin şunu unutmaması gerekir; çocuklarının aldıkları notlar onların kişiliklerini değil o dönemki akademik ve davranışsal performanslarını puanlamaktadır. Karne notları ne olursa olsun anne ve babalar bu dönemde çocuklarını destekleyici, kucaklayıcı ve yol gösterici konumda olmalılar. Anlamsız bir boşvermişlik ya da sert eleştirilerden ziyade çocuğumuzla geçirdiğimiz bir dönemin muhasebesini objektif bir şekilde ailecek yapmamız gerekir.”

DEĞERSİZLİK HİSSİ DOĞMAMALI

Ergür’e göre çocuğun karnesine vereceğimiz tepki sadece ‘anlamaya yönelik’ olmalı. “Vereceğiniz sert tepkiler; çocuklarınızın başarabileceklerine yönelik inançlarını azaltır, değersizlik hissi doğurur ve sadece sizin korkunuzla bir şeyleri yapmaya alışırlar” ifadelerini kullanan Ergür şunları ifade ediyor: “Aklınıza takılan veya sizi üzen, şaşırtan notları gördüğünüzde sakin bir yüz ifadesiyle iki yakın dost gibi notlar üzerine konuşabilirsiniz. Yargıdan uzak bir soru sorma stili ve ses tonuyla karneyi, çocuğunuzun değerlendirmesini sağlayın. Bunu yapmamızdaki amaç, çocuğunuzun aldığı notları sahiplenmesi ve sonucu sorgulayıp çalışma tarzındaki eksiklikleri görebilmesidir. Önemli olan hatalarını kendisinin görmesidir, sizin söylemeniz değil.”

REKLAM

BAŞARIYA TEPKİYİ ABARTMAYIN

Türkiye Özel Okullar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı F. Nurullah Dal ise anne ve babaları karne konusunda uyaran bir diğer isim.

Nurullah Dal

Dal şunları söylüyor: “İki haftalık bu dönem öğrenciler için bir dinlenme zamanı olmakla birlikte çalışma veya çalışmama durumlarının değerlendirilerek karneye yansıtılması bakımından öğrenci ve velileri için önemli bir zaman dilimidir. Bu karnelerdeki başarı veya başarısızlığın öğrenci tarafından yerince algılandığı bilinmelidir. Özellikle başarılı olamayan veya yeterli başarıyı gösteremeyen çocuklarımızın kişiliğini örselemekten kaçınılmalıdır. Onları üzmek veya başkaları ile karşılaştırıp küçümsemek gibi bir yaklaşım asla sergilenmemelidir. Tabii ki başarıyı da aşırı ve abartılı bir övgü ile ifade etmenin de yararlı olmadığını belirtelim.”

ANNE BABANIN DA PAYI VAR

İyi karnenin her sorunu çözeceği, kötü karnenin her şeyi yok edeceği algısının doğru olmadığının altını çizen Dal, “Okulun çocuğumuza sağladığı kazanımlar, düzenli ve disiplinli çalışmanın olumlu etkileri, tersi davranışların olumsuz etkileri, iyi bir zamanlama yapılarak çocuğun kapasite ve becerilerini de dikkate alarak kendisine anlatılmalıdır” ifadelerini kullanıyor. Dal şunları söylüyor: “Okulu ve okuldaki ortamı ile uyum durumu, derslere ve sınavlara ne şekilde hazırlandığı, öğretmenleri ile iletişimleri… gibi konular aşırılığa ve baskı boyutuna getirilmeden dostça bir sohbet ortamı içinde çocukla paylaşılması yararlı olacaktır. Öğrenci karnesindeki başarısızlıktan anne, baba veya velisi olarak ne kadar payımızın olabileceğini samimi bir özeleştiri ile değerlendirmenin doğru olacağını belirtmeliyim.”

REKLAM

Ara tatili nasıl planlayalım?

Uzm. Klinik Psikolog Gökhan Ergür’ün ebeveynlere önerileri şöyle;

Dönemin değerlendirmesini yapın: Geçirdiğiniz eğitim öğretim döneminin her alandan değerlendirmesini yapın. Okul, öğretmen, öğrenci ve veli üzerine düşen görevlerin ne kadarını yaptı, hangi alanlarda eksik kalındı, hangi alanlarda iyileşme sağlanmalı ve hangi noktadaki hatalar önmüzdeki yıl tekrarlanmamalı? Alınan notlar, ders çalışma programı, günlük tekrar, ödevlerin yapılması gibi hususlarda çocuğunuzdan geribildirimler alın ve eksik olduğu noktalarda öz eleştiri yapmasını uygun bir dille sağlayın.

Konu tekrarı, gelecek döneme hazırlık: Çocuğunuzla ya da öğretmeniyle o dönem akademik olarak eksik kaldığı yönleri konuşun ve bunları aşmak için çocuğunuza yardımcı olun. Test kitapları, konu anlatımlı ders kitapları, internet üzerinden ulaşılabilecek ders anlatım videoları ya da bu konuda çocuğunuza destek olabilecek deneyimli kişilerden yardım alın.

Gökhan Ergür

Her daim spor, her daim kitap: Gelişim dönemindeki çocuklar için spor olmazsa olmazdır, hem bedensel hemde zihinsel gelişimlerine katkı sağlayacak sportif faaliyetler aynı zamanda çocuğunuzu olumsuz ortamlardan da koruyacaktır. Son dönemde gençler arasında yaygınlaşan vücut geliştirme aktivitelerinden ziyade çocuklarımızı takım sporlarına yöneltmek onlar için daha faydalı olacaktır. Bununla beraber çocuklarımızın tatilde de kitap okumasını ve kitap okumayı bir yaşamsal ihtiyaç olarak görmelerini istiyoruz. Burada onlara rol model olmak oldukça önemli. Her akşam en az 1 saat ailecek kitap okuma etkinliği yapmak çocuğunuza ve ailenize oldukça faydalı olacaktır.

REKLAM

Psikolojik dayanıklılığa dikkat: Çocuklarınızın psikolojik dayanıklılıklarının kuvvetli olması için beslenmelerine ve uyku düzenlerine tatilde de dikkat etmeleri gerekir. Özellikle kahvaltı ve akşam yemeklerine özen gösterilmeli. Gazlı, aşırı yağlı, gıda boyalı ve beyaz unlu yiyeceklerin tüketimini mümkün mertebe en aza indirgemeli, mevsim meyvelerini ve sebzelerini tüketmeye özen gösterilmelidir. Bunların yanı sıra çocuklarımızın tatili fırsat bilip gece geç saatlere kadar oturup gündüz geç saatlerde uyanmalarına müsaade etmemeliyiz. Vücudun biyolojik ritminin bozulması çocuklarımızı fiziksel ve psikolojik olarak yıpratacaktır.

/**/

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.