Okulda ya annem beni unutursa!

Yeni Şafak
00:008/09/2013, Pazar
G: 7/09/2013, Cumartesi
Yeni Şafak
Okulda ya annem beni unutursa!
Okulda ya annem beni unutursa!

Okula yeni başlayan çocuğun en çok aradığı şeyin güven duygusu olduğunu söyleyen Uzman Pedagog Adem Güneş, okula gitmek istemeyen çocuğun yaşadığı sorunun ne olduğunu mutlaka tespit edip çözmek gerektiğini belirtiyor ve ekliyor: 'Annesinin kendini okulda unutacağını düşünen ya da okula geldikten sonra anne ve babasının kavga edeceğinden korkan çocuklar var.'

Ders zilinin çalmasına az bir zaman kaldı. Özellikle bu yıl çocuğu okula yeni başlayacak olan anne ve babalar çocuklarının ortama uyum sağlayıp sağlamayacakları yönünde ciddi endişeler taşıyor. Geçtiğimiz günlerde Timaş Yayınları'ndan 'Doğal Ebeveynlik' kitabı yayınlanan Uzman Pedagog Adem Güneş ile doğal ebevenyliği ve çocuğun okula uyumu konusunda aileye ve öğretmene ne tür görevler düştüğünü konuştuk. 'Çocuğuna en çok zarar veren anne baba, kaygılı olan anne babadır'diyen Pedagog Adem Güneş, doğal ebevenliği şöyle anlatıyor:

'Aman düşecek, aman biri bir şey diyecek, aman hasta olacak diye çocuğunun yaşam alanını daraltan ebeveynler gelişimine de engel oluyorlar. Halbuki anne babalık, onun yetenek kazanması için rehberlik yapmak demektir. Bazen bile bile yanlışa göz yumma ve çocuğun yanlışını kendi düzeltmesi için fırsat vermek gerekir. Duygularında abartı olmayan, çocuğu ile bir 'insan' olarak iletişime geçen, onun kendisini var edebilmesi için kenarda bir yerde seyredebilen, hatayı ve kusuru olgunlukla kabul eden ebeveynler ruhen dingin çocuklar, panik ve kaygı içinde olan doğallığını kaybetmiş ebeveynler doğal olmayan çocuklar yetiştiriyor. Doğal olmanın en belirgin özelliği sakin, dingin ve mütebessim bir çehreye sahip olabilmektir.'

ÇOCUKLAR GÜVEN DUYMAK İSTER

Kreşe, ana okuluna ya da ilkokula yeni başlayan bir çocuğun anne babasından ayrılmak istememesinin doğal olduğunu söyleyen Adem Güneş, okul ortamı ile yeni tanışan çocukların en çok aradıkları duygunun güven duygusu olduğunu söylüyor ve ekliyor: 'Çocuk, öğretmenine baktığında, sınıf arkadaşlarına göz attığında ve hatta sınıfın fiziksel şekline bakarak kendini güvende hissetmek isterler. Eğer bir çocuk kendini güvende hissetmez ise okula kalmak istemez.' Çocukların anne babadan ayrılıp okulda kalmak istememesinin mutlaka bir sebebi olduğunu dile getiren Güneş, 'Çocuk annesinin kendisini okulda unutacağını düşünebiliyor veya annesi eve gittiğinde babası ile kavga edeceğini düşünerek dahi okulda kalmak istemiyor. Bu açıdan bakıldığında anne babasından ayrılamayan her bir çocuğun kendine has mutlaka bir sebebi vardır. İyi bir eğitimci, ebeveynle irtibata geçer ve çocuktaki bu güven kaybını bulup gidermeye çalışarak çocuğu okula alıştırır. Bazen de çocuklar, yeni bir ortamdan dolayı güvensiz hisseder. Bu durumda ebeveynler çocukları yeni ortama alışıncaya kadar yanlarında durmalı, destek sunmalıdır' diyor.

Çirkin yazarak tepki gösterir

Okul başarısı ile okula uyum arasında güçlü bir bağ olduğunu dile getiren Pedagog Adem Güneş şunları söylüyor: 'Eğer çocuk zorla okul ortamına bırakıldı ve ağlaya ağlaya eğitim başlatıldı ise böylesi çocuklar bir süre sonra okulu sevememe, okulu aile ortamından uzak kalmaya sebep olan olumsuz bir mekan olarak görmeye başlayabilir. Öğretmenini, anne babasından kendisini ayıran 'suçlu' biri olarak kabul edebilir ve sırf bu yüzden okulun gereklerini yerine getirmeyebilir. Böylesi çocuklar genelde sınıf içinde huzursuz, her an kavgaya ve düzen bozmaya hazır bir vaziyette olduklarını görüyoruz. Okul hakkında negatif düşünce oluşturmuş birçok çocuk sırf inat olsun diye birinci sınıfta okuma ve yazmayı bilinçli olarak öğrenmiyorlar. Yazıları çirkin oluyor, düzeltmeye dönük bir isteği olmuyor. Sanki okulda başarılı olması anne babasından ayrılmayı daha da artıracakmış gibi bir hissi oluşturabiliyor. Bu çocuklara mutlaka duygusal destek verilmeli. Öğretmen çocuğa kendisini sevdirmeli. Anne babalar çocukları ile okul saatleri dışında daha da yakınlaşmaya gayret etmeli. Öğretmen ve veli birbirleri ile sık görüşmeli, karşılaştıklarında 'dostça' sohbet etmeli ki, bunu gören çocuk kendini emniyete hissetsin.'

En fazla iki hafta okula birlikte gidin

Adem Güneş, 'Özellikle okul öncesi ve ilkokul birinci sınıfta çocuğu olan veliler çocuklarının okula alışma süresinde onların yanında bulunabilirler. Ancak bu durum haftaları alıyor ve çocuk okula odaklanmak yerine ebeveyni ile daha da sıkı bir ilişkiye giriyorsa, bu durum sağlıklı değildir. Ebeveynler sadece çocuklarını okulda yalnızlık hissi çekmesin diye, kendini güvensiz hissetmesin diye 'makul bir süre' kadar okulda kalabilirler. Nedir bu makul süre diye sorulacak olursa, çocuktan çocuğa değişmekle birlikte en çok 2 hafta olmalıdır. Bazı özel durumu olan ve güven eksikliği ile yetişmiş çocuklarda bu süre daha uzayabilir. Ancak bu durum hiçbir zaman hem velide hem de çocukta alışkanlığa dönüşmemeli. Günümüz velilerinin büyük kısmı, çocuğunun öğretmenini yakından tanıyor, hatta telefonlaşıyorlar gün içinde, hediyeleşiyorlar. Bu durum güzel, ancak abartmamak gerek… Öğretmenin de kendi özel yaşamı olduğu unutulmamalıdır' diye anlatıyor.

Eksiklik duygunuzu çocuğunuzla gidermeyin

'Genelde ebeveynler kendi başaramadıkları işleri çocuklarının başarmasını arzu ederler' diyen Pedagog Adem Güneş, 'Ancak bu doğru değildir. Zira çocuk anne babadan çok ayrı bir varlıktır. Anne baba gibi düşünmeyebilir, anne babasından daha farklı zevkleri ve hisleri olabilir.En sağlıklı çocuk, kendi gibi olabilen çocuktur. Ebeveynler kendi içlerinde eksik duygularını çocukları üzerinden tamamlamaya değil, çocuklarının kendi gibi olmalarını tercih etmelidir' yorumunu yapıyor.

Dikkat dağınıklığı sorunları

Adem Güneş, 'Uyum zorluğu çeken çocuklarda görülen en temel sorun 'dikkat dağınıklığı' ve 'Hiperaktivite' oluyor. Böylesi çocukların dikkatleri dağınık oluyor, zira aklındaki sorunlar nedeni ile bir noktaya odaklanamıyor. Böylesi çocukların maalesef sorunu çözülmedikçe algısı zayıf olacaktır. Bu nedenle uzmanlar eğitimden daha önce çocuğun okula uyum sağlaması üzerinde duruyor' diyor.