Padişah sofralarında müşterilerini ağırlıyor

Yeşim Bener
00:0028/08/2009, Cuma
G: 27/08/2009, Perşembe
Yeni Şafak
Padişah sofralarında müşterilerini ağırlıyor
Padişah sofralarında müşterilerini ağırlıyor

Osmanlı sarayında pişen lezzetleri günümüze taşıyan Güler Osmanlı Mutfağı'nın sahibi Ali Güler, lokantaya gelen müşterilerinin önüne adeta bir padişah sofrası çıkarıyor.

Osmanlı döneminde Matbah-ı Âmire yani Osmanlı Saray Mutfağı'nda pişirilen ve sadece padişah ile saray mensuplarının tadabildiği lezzetleri günümüze kadar taşıyan Ali Güler, müşterilerine padişahlara layık sofralar kuruyor. Sahibi olduğu Güler Osmanlı Mutfağı'nda yemek listelerine mönü yerine sofra denilmesi tercih ediliyor ve sofralar Sultan, Şehzade ve Kerime gibi saraylı isimler ile adlandırılıyor. Hiçbir mutfağın Osmanlı-Türk mutfağına benzemediği belirten Ali Güler, mutfakta hiçbir hazır malzeme kullanmadıklarını dile getiriyor. Ayrıca Ramazan ayının bolluk ve bereketinin yemeklere yansıması için 'Bismillah' ile yemek yapmaya başladıklarını söyleyen Güler, en popüler yemeklerinin kabaklı hünkar pidesi olduğunu dile getiriyor. Mekanın diğer favorisi ise et ve mantarla hazırlanan Hürrem Sultun.


ŞİFALI ŞERBETLER

Mevlevi geleneğinde tedavi amaçlı kullanılan ve 600 yıllık Osmanlı kültüründe çok önemli bir yere sahip olan şerbetler, oruçlu insanın tüm bedenini zinde tuttuğundan dolayı Ramazan ayının vazgeçilmezlerinden. Demirhindi, Harnup, Meyan Kökü ve daha bir çok şerbet çeşidine ayrı lezzet katan ve günümüze kadar sır gibi saklanan 41 çeşit baharatla lezzet iksirleri şerbetler Ramazan'a ayrı bir tat katıyor