
Suriye"deki iç savaş bizim içimizi de şekillendirmeye başladı.
Son zamanlarda kamuoyu araştırmalarında kendini hissettiren bir unsur var.
Suriye.
Tartışmayı tetikleyen ise Reyhanlı patlaması oldu.
Mayıs ayına kadar siyasetteki iniş çıkışları büyük ölçüde çözüm sürecine borçluyduk.
Mayıs ayından itibaren Suriye daha belirgin olmaya başladı.
Bunda çözüm sürecinin sağlıklı ilerlemesinin de payı var.
Çekilme süreci tıkır tıkır yürüyor.
Süreç ilerledikçe korkuların gereksiz olduğu ortaya çıkıyor.
PKK, 30 yıldır silahlı saldırılarıyla bölemediği Türkiye"yi, silah bırakınca bölecekmiş…
Kara propaganda ile böyle bir hava oluşturmaya çalıştılar.
İlk başlarda kafaları karıştırdı, zihinleri bulandırdı.
18 Kasım tarihinden bu yana şehit cenazesi kaldırmayan Türkiye, sürecin bölmeye değil, ülkeyi bütünleştirmeye dönük ilerlediğini gördükçe rahatlamaya başladı.
Çözüm süreci başlayınca bölge rahatlamıştı, ilerledikçe tüm Türkiye rahatlıyor.
Kamuoyu araştırma kuruluşlarının tespitlerine göre bu durum partilerin oy oranlarına da yansımaya başladı.
Çözüm süreci başladığında MHP"nin oy oranı 13.4"tü. Nisan ayı itibariyle bu oran 14.6 oldu.
Süreçle ilgili ikircikli bir yol izleyen CHP"nin oy oranı ise, 24.8"den, 23.2"ye düştü.
Ancak Mayıs ayından itibaren MHP"nin yükselişi durdu.
CHP ise, hiçbir tedaviye cevap veremeyecek hale gelen hastanın "ne yerse" durumu… Ancak CHP seçmenin karşısında solda daha cazip bir parti olmadığı sürece, atom bombası da atılsa CHP yüzde 20"nin biraz üzerindeki durumunu koruyor.
Şimdi siyaseti şekillendiren bir unsur Suriye…
Önce geriye gitmek ve 2011 seçimlerine dönmek istiyorum.
2011 seçimlerinden sonra seçmen eğilimleri üzerine yapılan araştırmada, dış politika ilk kez seçmen tercihine yansıdı.
Reyhanlı patlaması ise toplumun kimyasını bozdu.
AK Parti"ye rekor düzeyde oy veren bölgelerde bile, "6 ay içerisinde gider denilen Esed gitmiyor. Suriye"deki iç savaş bize de sıçrıyor" şeklinde kaygılar oluşmaya başladı.
İtiraf edelim ki bu algının oluşmasında, "Kontrespiyonaj" çalışmalarının etkisi oldu.
Suriye"deki savaş bizim topraklarımızda aynı zamanda bir "İstihbarat savaşı" olarak devam ediyor.
Cilvegözü ve Reyhanlı"daki patlamaların faillerinin yakalanmasına, onların Suriye muhaberatı ile bağlantıları tespit edilmesine ve İran"ın uzun kolunun ortaya çıkmasına rağmen, kafalardaki soru işaretleri bir türlü giderilemiyor.
İki şeyi hafife aldığımızı düşünüyorum.
1-İran"ın içimizdeki etkisini
2-Nusayri dayanışmasının gücünü.
Buna bir de bizim istihbarat birimlerimiz arasındaki savaşı eklemek gerekiyor.
MİT"le polis arasındaki, "İki Mehmet"in savaşı" meşhurdu bir dönemler.
Mehmet Eymür ve Mehmet Ağar…
İki Mehmet yok ama MİT"le polis istihbaratın eski refleksleri yer yer kendini gösteriyor.
7 Şubat MİT krizinde bu savaş, tarihte görülmemiş bir noktaya ulaşmıştı.
O bir meydan okumaydı.
Eski kavga bu kez Reyhanlı üzerinden kendini gösterdi.
Birbirlerinin gözünü oyma yerine istihbarat birimlerimizin, "İKK" çalışması yapması gerekiyor.
"İstihbarata Karşı Koyma" ya da "Kontrespiyonaj".
MİT"in tarihinde iki önemli, "Kontrespiyonaj" operasyonu var.
Sabahattin Savaşman ve Turan Çağlar olayını kast ediyorum.
İki ünlü MİT yöneticisi İngiliz İstihbaratına belge satarken yakalanmıştı.
İstihbarat tarihine, "Savaşman Olayı " olarak geçen, "Turan Çağlar" hadisesi olarak söz edilen operasyonu kast ediyorum.
Şimdi ellerinden bayrağı düşürmeyen Aydınlıkçılar sahip çıkar bu işe.
Gladio bir İngiliz projesi olduğu için aslında Aydınlıkçıların sahip çıkmasında yadırganacak bir durum yoktur.
Başbakan"ın ofisine yerleştirilen dinleme cihazı konusunda dahi birbirine savaş açan istihbarat birimlerimiz, İran ve Suriye muhaberatının Espiyonaj çalışmalarına nasıl cevap verecek.
Bu ülkenin bir Kontrespiyonaj birimi var mı?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.