Şöyle…
Müzdelife’den Mina’ya kimileri 6, kimleri 8 kilometre mesafe yürüyen hacılar, hiç ara vermeden 10 kilometre uzaklıktaki Harem-i Şerif’e ulaşmak istiyordu. Araçların ilerlemesinin mümkün olmadığı Mekke’nin yolları insan seline teslim olmuştu. O kalabalık ve sıkışıklıkta adım adım ilerlerken sabah saatlerinden itibaren sıcaklık 45 dereceye yükseldi. Yorgun, güneşin alnında kalan hacılar buldukları gölgeliklerde soluklanıyorlardı. Otellerin lobileri, kaldırımlar ve süper marketlerin reyon araları dahi yoldan geçen hacıların sığınakları olmuştu. İşletmelerin sergiledikleri anlayış, takdire şayandı. Sokaklarda su dağıtan, yemek ikram eden hayırseverler de vardı. Bazı polisler insanları yönlendirme vazifelerinin yanı sıra ellerindeki fısfıslardan su sıkarak hacıları serinletiyorlardı.
Ve Mekke, canları ve mallarıyla kendisine emanet edilen misafirlerini yolculuyor şimdi. Şeytan taşlamanın üçüncü günü durağanlaşan şehir bir anda kendine has sakinliğine kavuştu.
Allah’ın üzerine yemin edip güvenli kıldığı Mekke; yorduk seni ve şimdi bizler de ayrılıyoruz senden. Hüzünle, buğulu gözlerle ve yeniden kavuşma dualarıyla yapıyoruz veda tavaflarımızı. Allah, verdiğimiz sözleri, ahitlerimizi yerine getirmeyi nasip etsin.
Şimdi yeniden yollara düşüyoruz çünkü münevver şehir Medine’ye gidiyoruz. Peygamber Efendimiz’e kucak açan güzel beldeye varacak olmanın heyecanı var üzerimizde.
Nasip olursa Medine notlarımı da aktarmaya gayret edeceğim.
Bu yorumu Spam olarak bildirdiniz. Talebiniz değerlendiriliyor.