
Pazartesi günü ABD Hazinesi tarafından açıklanan yeni plan, piyasalarca coşkuyla karşılandı. Tabii bu yeni bir şey değil. Bugüne dek açıklanan birkaç plan da böyle coşkuyla karşılanmış, ama bir taraftan gelen kâr satışları, bir taraftan da planla ilgili yapılan eleştiriler, yükselişi sınırlamakla kalmamış, ama oluşan moralsizlik piyasaları daha da geriye götürmüştü.
Bu plan zamanlama olarak diğerlerinden daha farklı bir yerde duruyor. Bir kez morallerin kötüye gittiği bir zamanda değil, tam tersine piyasaların kendi hallerinde yukarı çıkmaya çabaladıkları bir dönemde ilan edildi. Bu, bizim de geçen haftalardaki yazılarımızda da belirttiğimiz üzere, mevcut yukarı yönlü müspet beklentilerin devamı için gerekliydi. Tabiatıyla bu kez piyasalardaki nispi iyimserlik havasının bir miktar daha uzun sürebileceğini söyleyebiliriz.
Ama bu kimseyi yanıltmasın. Henüz dünyanın durgunluktan çıktığı yok. Daha aşılması gereken birçok engel var ve hükümetler hâlâ acil tedbirler ve kurtarma paketleriyle uğraşıyorlar (ateşi söndürme). Küresel çapta henüz hiçbir adım atılmış değil ve dahası küresel mali piyasaların yeniden yapılandırılması yönünde henüz ortada somut bir teklif dahi yok.
Yeni plan, ilki 3 Kasım''da Kongre''den geçen ve o zaman 700 milyar dolar olarak kabul edilen (sonradan 850 milyar dolara çıkarılan) TARP (Problemli Varlıklar Kurtarma Planı) planından beri devreye sokulan 4. büyük paket. O günden bugüne;
Pazartesi günü açıklanan "Kamu – Özel Kesim Yatırım Programı", herşeyden önce, TARP''ın kuruluş gerekçesi olan zehirli kredi türevi bonoları yeniden gündeme taşıdı. Bilindiği gibi, TARP çıktı çıkalı hükümetin bankalardan bu varlıkları almasının çok anlamlı olmadığı, zira alınacak fiyatın zaten yeterince düşük olduğu ve bunları bu fiyattan banka bilançolarından çıkarmanın bankalarda oluşan "değer kaybı" zararların realize olacağı anlamını taşıdığı eleştirileri yapıldı hep.
Bunun yerine bankalara doğrudan sermaye desteği sağlamanın ve piyasalara "piyasa yapıcı" olarak girmenin daha etkili olacağı vurgulandı. Tabii tavsiye edilen, ve bizim de katıldığımız, bu alternatif politikalar, gereksiz yere piyasa sistemine sosyalistçe müdahale olarak algılandığından, aslında sorunun büyüklüğünün farkında olan ABD Hazinesi ve Merkez Bankası, daha sessiz sedası bir şekilde bu alternatif politikaları devreye sokmaya çalıştı. Yukarıdaki liste, zaten Hazine''nin TARP''ı farklı amaçlarla kullandığını, bankalara sermaye verdiğini ve piyasalara "piyasa yapıcı" olarak girdiğini ortaya koyuyor.
Yine de krizin müsebbibi olan zehirli varlıklarla ilgili bir çözümün ortaya konması gerekiyordu ve son planın bunu hedeflediğini söyleyebiliriz. Buna göre kamu ile özel kesim ortak bir fon oluşturacak. Böylece hem daha büyük bir fonun oluşması, hem de vergi mükellefi üzerindeki yükün azaltılması hedefleniyor. Oluşturulacak olan fon, bankalardan söz konusu varlıkları satın alacak, ancak bunu yapmadan önce bir varlıklar ihale ile özel sektöre satılacak. Böylece piyasası ortadan kalkmış olan bu varlıklar için bir fiyat tespiti de mümkün olacak. İhaleyi kazanan özel sektör şirketi, varlık alımının maliyetini kamu ile paylaşacak.
Umulan bu. Tabii sistemin çalışması için özel kesimin ciddi bir desteğine ihtiyaç var. Halihazırda paranın üzerine yatmanın en cazip yatırım olduğu ABD''de, Hazine''nin yatırımcı iştahını ayartacak bir havucu da sallaması gerekebilir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.