Yazarlar Birey"in dünyası (1)

Birey"in dünyası (1)

Süleyman Seyfi Öğün
Süleyman Seyfi Öğün Gazete Yazarı

Birey Batı merkezli bir doktrin târihinin bizlere armağan ettiği bir kavramdır. Batı"nın birey temelli bir doktrin geliştirmesinin ardında bazı târihsel avantajlar yatmaktadır. Her şeyden önce 1000 yıl sürmüş olan feodal bir târih, adem-i merkeziyetçi nitelikleriyle önemli bir arka plân vazifesi görmüştür. Özellikle feodal târihin, Haçlı Seferleri"yle başlayan; kentsel bir nitelik kazanan; son 400-500 senesinde, aşama, aşama bireyin yükselişine tanık olmaktayız.

Kapitalizm, geç feodalitenin ürünü olan bireyselleşmeyi ekonomik düzeyde derinleştirmiştir. Bu îtibarla bireyin; özel mülkiyet, girişimcilik gibi boyutları pekişmiş; kültürel tarafları ise alabildiğine zayıflamıştır. Kapitalizm, târihinin büyük bir bölümünde kültürel bireycilikle barışık değildir. Çünkü kültürel bireycilik, kapitalizme özgü iş ve işlemleri zorlaştıran kaotik bir potansiyeli ifâde eder. Kültürel bireyciliğin, avangartlık, bohemlik ya da flanörlük gibi aykırı açılımları kapitalist toplumlarda dar bir çevreye tekellenebilecek niteliklerdir.

Kapitalizmin, ilki, yâni ekonomik olanı kadar kolay olmasa da bir noktada barıştığı bireycilik türü ise siyâsaldır. Bu da liberal öğretinin etkisiyle sağlanmıştır. Böylelikle homo economicus ve zoon politikon"un târihi kesişmiş olmaktadır.

Kapitalizmin kültürel bireycilikle barışması, son dönemlerde gerçekleşmiştir. Bu da tüketim üzerinden sağlanan bir târihsel uzlaşmadır. Ayrıntıları üzerinde aşağıda durulacaktır.

Kapitalizm ile bireycilik arasındaki ilişkileri mutlak görmemek gerekiyor. Kapitalizmin en kolay benimsediği bireycilik türü olan ekonomik bireycilik için bile durum budur. Çünkü, meselâ İskoç Aydınlanması"ndan türemiş ya da Fransa"da fizyokrasi gibi, geç-feodalitenin izlerini taşıyan doktrinlerin hilâfına, ekonomik girişimci birey ya kamusal güçler tarafından ezilmiş, ya da onun desteğini alarak başarılı olmuştur. "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" düsturunun târihsel karşılığı çok sınırlıdır. O zaman, ekonomik bireyciliği, devlet destekli ya da işbirlikli bir bireycilik olarak düzeltmek gerekiyor.

Siyâsal bireycilik ise, siyâsal bir evcilleşmenin fonksiyonudur. Bunun karşısında anarşistlerin romantik bireyciliği yatar. Kabul görmüş siyâsal bireycilik, anarşizan taraflarından arındırılıp sınırlandırılan ve kurallara oturtulan bir bireycilik türüdür. Buna göre bireyler özgür ve hak sâhibidir. Ama bunları yükümlülükleriyle dengelemek zorundadırlar. Öte yandan Isaiah Berlin"in de işâret etmiş olduğu gibi, özgürlük sorumluluk ahlâkına sıkı sıkıya bağlanmış, pozitif anlamını kaybetmiş, negatif bir anlam kazanmıştır. Yâni; bireyler özgür olmak için özgür olamazlar; sadece bir başkasından özgür olabilirler. Bu mâkûl ve makbûl özgürlüğün sınırlarını çizer.

Kapitalizmin kültürel bireycilikle barışması ise çok yeni bir gelişmedir. Bu da insanın kültürel tercihlerinin özgürleşmesi konusunda vâitkar bir açılım olmakla birlikte, yaşananlar göstermektedir ki, insanların kültürel anlamda bireyselleşmesi sâdece bir sanıdır. Bu açılımın, kapitalist mübâdele târihinin yeniden üretiminde ezeli sorunu bir sorun olan "talep" sorununu aşmak için tercih edildiği anlaşılıyor. Bireysel gibi gözüken tercihlerin aslında bireylerden gelmediği tam tersine kapitalist mühendislik ve pazarlamanın çeşitlendirilmiş ürünlerine yönelik bir ayartılmışlığı ifâde ettiği görülüyor. Bu da insanı bireyselleştiren (individualization) değil, B.Turner"ın kavramlaştırmasıyla "bireysileştiren" (individuation) bir dinamik olarak tezâhür ediyor. Bugün avangartlık bir tüketim avangartlığı, bohemlik bir tüketim bohemliği, flanörlük ise turistik bir tecrübedir.

Sartre, 1950"lerde, bireyin ancak "seçerek" özgür olabileceğini yazıyordu. Bu, düşünürün gözünde ahlâkî sorumluluk gerektiren ve bireyin varoluşsal değerini somutlaştıran bir süreçti. Kapitalizm, varoluşçuluğun ahlâkî koşulunu tasfiye etti ve onu şeyleştirdi. Evet, günümüzde bireysiler de seçiyor, ama sâdece kendisine sunulan ürünleri.

Devam edeceğiz...

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.