
MHP lideri Devlet Bahçeli''nin, “Cumhurbaşkanı Abdullah Gül devreye girsin” dediği duyulunca, “Ben olsam” dedi bir dostum, “Uzak dururum.”
Benim görüşüm şu: Baba Osman Bölükbaşı MSP''nin defterini dürmüştü; oğul Deniz Bölükbaşı da Ak Parti''nin defterini dürmeye kararlı görünüyor. DNA mı bu devamlılığı sağlıyor, yoksa babasının hayatını kitaplaştırırken öğrendiği taktikler sayesinde mi, bilemem, ancak Deniz Bey''in kendine böyle bir misyon biçtiğine adım gibi eminim.
Uzun yıllar Ankara''yı koklamış biri olarak söylüyorum: Balçiçek Pamir yazsın diye değil bilsin diye kendisine emanet edilmiş bir bilgiyi yazmış; raconu bozmuş yani... İyi de etmiş...
MHP lideri, Hürriyet''in özetine göre, “Erdoğan yargıya cihat açtı” demiş... Hepimiz biliyoruz ki, gerçek bunun tam tersi. Başbakan Tayyip Erdoğan kapatma davası açıldığından beri ağzını sıkı sıkıya kilitledi, kerpetenle bile açamıyorsunuz. Her zaman yanına birkaç gazeteci alarak giderdi bir yerlere, şimdilerde gazetecilerden kilometrelerce uzakta durmayı yeğliyor. Kuralını bir kez bozdu, ne kadar pişman olduğu belli.
Buna rağmen, Bahçeli, “Erdoğan yargıya cihat açtı” diyebiliyor. O yazılı açıklamayı da Deniz Bölükbaşı''nın yazdığını varsayarsak, Deniz Bey''in ileride bir gece, vakt-i kerahate kadar süren bir yemek sırasında ağzından kaçırmasına kadar, “Cumhurbaşkanı Gül devreye girsin” teklifinin esas amacının ne olduğunu öğrenemeyeceğiz demektir.
1977 seçimlerinden hemen önce, aralarında parti kurucuları da bulunan bir grup MSP''li, anlaşılmaz bir biçimde istifaya başlamışlardı; “Ne oluyor?” diye biraz araştırınca, karşıma ''Osman Bölükbaşı gerçeği'' çıkmıştı. Onunla konuşan istifa ediyordu. 1973''te 48 milletvekili çıkaran MSP''nin Meclis''teki varlığı 24''e düştü 1977 seçiminde ve sonun başlangıcı da o istifalardı.
''Ezeli ve ebedi muhalif'' bilinen Osman Bölükbaşı''nın aslında ''gerçek iktidarın mutemet adamı'' olduğuna dair kuşkularım o olayda doğmuştur; nice sonraları kendisini Bayındır Hastanesi''nde ziyaretim sırasında aramızda geçen konuşmalarla ve Süleyman Demirel''li fotoğraflarıyla pekişerek kanaate dönüştü o kuşkum...
Deniz Bölükbaşı da babasının yolunda ve Ak Parti''nin defterini dürmeyi görevi biliyor. Onun bu durumunu Ak Partililer, Başbakan Erdoğan, partisinin ileri gelenleri biliyorlar mı acaba?
Pop sosyologumuz “Önündeki tablo şudur:” diyerek Bahçeli''nin Başbakan Erdoğan''la ilgili hükmünü uzun yoldan tekrarlıyor: “Parti ve hükümet, yargıyla kavgalı. / Orduyla kavgalı. / Üniversiteyle kavgalı. / Sivil toplum örgütleri ve sendikalarla kavgalı. / İş dünyasının büyük bölümüyle kavgalı. / Medyanın merkezdeki bölümüyle kavgalı. / İlk soru şu olmalı: / ''Bütün bu kesimler haksız, sadece ben mi haklıyım?'' / İkinci soru da şu: / ''Ben ne yanlışlar yaptım?'' / Üçüncü soru: / ''Bundan çıkış için ne yapmalıyım?”
Diğer maddelerle uğraşmaya gerek yok, esas önemli olan son soruya (“Bundan çıkış için ne yapmalıyım?” sorusuna) verilmesini beklediği cevap. Onun namına ben veriyorum cevabı: “Kendini bana teslim et, gerisini merak etme sen...”
Bir dostum Süleyman Demirel''den öğrenmiş, bugünkü tabloya bakıp devamlı Demirel''e atfederek “Bu bir kulampara sarması” deyip duruyor. Benim sözlüğümde (Farsçada ''gulam'' oğlan demek, oradan mı geliyor?) karşılığı bulunmayan bir deyim bu ve ne kadar kendisini zorlasa bana anlatmayı başaramıyor. İçinizdeki “Leb” demeden “Leblebi” denileceğini anlayabilenler için buraya aktardım.
Artık ne demekse...
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.