
Ölüm aylığı, sosyal güvenlik sisteminin yürüttüğü önemli bir sosyal adalet kurumudur. Ölüm nedeniyle oluşan bazı çaresizlikler, ancak bu şekilde bir nebze giderilebilmektedir. Ve dar gelirli ailelerin hayata bağlanması, böylece mümkün olabilmektedir. Bugün, bekâr sigortalının ölümü halinde “ana babaya ölüm aylığı” bağlanıp bağlanamayacağı sorusu etrafında ölüm aylığından bahsedeceğim. Okuyucumuzun sorusu aşağıdadır.
Nergis AYDOĞAN: Tahsin Bey, 1964 doğumlu bekâr çalışmayan ablam için, isteğe bağlı primlerimizi yıllarca ödedik. Daha sonra Bağ-kur kapsamında ödemelerimizi yaptık. Emekli olmasına yaklaşık 10 ay kala ani bir rahatsızlık sonucu Temmuz ayında vefat etti. Ana babaya bağlanan ölüm aylığı tahsis talebinde bulunduk. Fakat 2 ay sonra babam da vefat etti. Acı üstüne acı yaşadık. Anneme babamdan ölüm aylığı bağlandı. Ama 6 ay geçmesine rağmen ablam için SGK tarafından olumlu - olumsuz bir cevap alamadık. SGK memuru konunun araştırıldığını Ankara''dan cevap beklendiğini söyledi. Sorum şu olacak kısaca: 75 yaşındaki anneme ölüm toptan prim ödemesi veya kızından %25 oranında ölüm aylığı bağlanır mı? Yıllarca zorluklarla ödemiş olduğumuz primler ne olacak?
C: Okuyucum, bekâr iken ölen sigortalı ablasından 75 yaşındaki annesine ölüm toptan ödemesi yapılıp yapılamayacağını veya %25 oranında ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağını sormaktadır. Ölüm aylığının bağlanabilmesi için, en az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4/a sigortalıları için her türlü borçlanma süreleri hariç en az beş yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş (…) durumda iken ölen sigortalının hak sahipleri yazılı istekte bulunmaları gerekmektedir. Bu durumlardan hangisinin uygulanacağını ya da uygulanamayacağını söyleyebilmek için, öncelikle okuyucumun ölen ablasının sigortalı ve bilhassa prim ödeme bilgilerinin bilinmesi gerekmektedir. Eğer ölüm aylığının bağlanabilmesi için en az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş ise hak sahibi ana, 65 yaşın üstünde olduğundan, 5510 sayılı SSGSSK, m.34/1-d hükmü uyarınca ve ilgili tebliğ hükümlerine göre ölüm aylığı bağlanabilecektir. Ancak anaya ölüm aylığı bağlanabilmesi için, talep dilekçesi yeterli olmamaktadır. Her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgarî ücretin net tutarından az olduğunu belirten imzalı taahhütname ile Kuruma başvurması gerekmektedir.
Sertan BAYSAL: Tahsin Bey, kıdem tazminatı ile ilgili gazetenizde yazılarınızı gördüm ve durumumla ilgili de görüşlerinizi almak isterim. Ben 4,5 yıldır Kocaeli''nde özel bir şirkette mühendis olarak çalışıyorum. Eşim Uzman Doktor ve 34. Dönem Devlet Hizmet Yükümlülüğü (Zorunlu Hizmet) kapsamında Uşak''a tayini çıktı. 1 çocuğumuz var ve eşim şu an hamile. Bu şartlarda onları yalnız bırakmamak ve aile birliğimizi korumak için, şirketimdeki işimden istifa etmek zorunda kaldım. Ocak ayı başında görevimden ayrılacağım. Bu şartlarda kıdem tazminatı almaya hak kazanır mıyım?
C: Okuyucum, 15 yıllık sigortalılık süresi ve en az 3600 prim ödemesinin Kurum yazısıyla ispatı halinde istifaen işten ayrılarak işvereninden kıdem tazminatını isteyebilirdi. Ancak memur eşin başka ile atanması nedeniyle yapılan istifa üzerine işverenden kıdem tazminatı istenemez. Çünkü mülga 1475 sayılı İş Kanunu''nun halen yürürlükte bulunan 14''üncü maddesinde eşin atanması üzerine fesihte kıdem tazminatı hak edişi düzenlenmemiştir. Ve böyle bir hak yoktur.
Orhan KUYU: Eşim, 1956 doğumlu. 1980 de sigorta girişiyle 31 gün prim ödedi. 2003''te isteğe bağlı SSK ya 180 gün prim ödedi. 2004-2009 arası Bağ-Kur''a isteğe bağlı 1858 gün prim ödedi. 01.01.2009''dan itibaren gerçek sigortalı. 1985 ve 1988 yıllarındaki doğumlarından 2 çocuğumuz yaşıyor. Doğum borçlanmasından yararlanmak istiyor, ne zaman emekli olur?
C: Okuyucumun eşi, doğum borçlanması yapıp ödeyerek 01.01.2011 itibariyle 4229 prim ödeme gününe ulaşabilecektir. Sigortalılık tarihi itibariyle 5000 prim ödeme gününe ulaştığında SGK''dan yaşlılık aylığını ya da 56 yaşında kısmî yaşlılık aylığını talep edebilecektir.
Mehmet Sahip UĞURLU: Tahsin Bey, eşim, 01.01.1967 doğumludur. Sigorta başlangıcı ise lisede okurken staj dolayısı ile başlatılmıştır. Tarihi 1988''dir. O tarihten itibaren hiç çalışmışlığı ve prim ödemesi bulunmamaktadır. 12.08.1993 ve 14.07.1998 doğumlu iki çocuğumuz bulunmaktadır. Eşim, 01.03.2010 tarihinden itibaren bir firmada sigortalı olarak çalışmaya başlamıştır. Bu bilgiler ışığında;
1.Eşimin Doğum borçlanması yapması mümkün müdür?
2.Borçlanma iki çocuğu da kapsamakta mıdır?
4.Firmadan ayrılıp isteğe bağlı sigortayı tercih ederse, ne kadar gün prim ödemesi gerekmektedir?
C: Okuyucumun eşi, staj sigortalılığı nedeniyle doğum borçlanması yapabilecektir. Bu borçlanma, iki çocuğu da kapsamaktadır. Yaşlılık sigortasında 1440 günlük prim kazandıran doğum borçlanması ile 01.03.2010 tarihinde başlayan zorunlu 4/a sigortalılığı ile birlikte, 5400 prim ödeme gününü 31.12.2035 tarihine kadar tamamlayan bayanlar, 61 yaşında emekli olabilecektir. Çünkü okuyucumun eşinin yaşlılık sigortalılığı, 01.05.2008 tarihi ve sonrasında başlayanlar kategorisinde değerlendirilecektir.
Ü. Ali AKCAN: 10.10.1966 doğumlu, 01.06.1984 sigorta başlangıçlı, 9716 sigorta günü olan, sigorta primleri tavandan yatırılmış; halen çalışan erkek kamu işçisiyim. 2007 yılında rahatsızlığım nedeniyle defterdarlık kanalıyla aldığım, 54,1 oranında özürlü raporum var. Ancak Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu, bu oranı, 44,1''e indirdi, III. derece Gelir Vergisi indirimim var. Şu an istesem emekli olabilirim. Normal emeklilik tarihim, 10.10.2014''tür. Size sorum şu: normal emekli tarihinde emekli olduğumda sakatlığımdan dolayı emsallerime göre biraz fazla emekli maaşım olur mu? Yoksa hiç bir şey fark etmez mi? İş-Kur Anlara İl Müdürlüğüne özürlü kaydımı yaptırdım. İşverenimce özürlü statüsüne alınır da emekli olursam, emekli maaşımda yükselme olur mu?
C: Okuyucumun primleri üst sınırdan yani tavan matrahtan yatmıştır. Ve prim ödeme gün sayısı da normal emeklilik için fazlaca yeterlidir. III. Derece özürlülüğü nedeniyle vergi indirim belgesi olduğuna göre, 05.08.1991 tarihi öncesinde sigortalılığı bulunduğu için 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme günü bile yeterlidir. Emekli maaşı da özürlülüğe göre değil, prim ödemesine göre yapıldığından, 48 yaşını dolduracağı 10.10.2014 tarihini beklemesine gerek yoktur. Özürlü emekliliğiyle emekli olsa da uzun süredir tavan matrahtan ödenen primleri, düşük emekli maaşı ödenmesini gerektirmeyecektir.
Kenan Yusuf ÇAVUŞOĞLU: Tahsin Bey, 17.07.2009''da güvenlik şirketine bağlı olarak bir işyerinde 17.07.2009''da işe başladım. 31.12.2010 tarihinde işten çıkarıldım. Bu durumda, 522 sigortalı yani SSK prim ödeme günüm var. Öncesinde ise 4 yıl 11 ay 29 gün olarak Tarım Bağ-kur''um var. Bu durumda işsizlik maaşı durumunu sormak istiyorum.
C: Okuyucumun 600 prim ödeme günü olmadığı için işsizlik ödeneğini İŞKUR ödemez. Tarım Bağ-kur primlerinin işsizlik ödeneği için bir etkisi yoktur.
Bahar TAŞ: Tahsin Bey,12.11.2009 yılında nikâhım oldu. Bir yıl dolmadan ayrılıp tazminatımı almak istiyordum. Yalnız hamileliğimin 7''nci ayında yani 2011 yılının Nisan ayında doğum iznine çıkacağım. İşe başlangıç tarihim, 11.05.2004. Bu durumda ben, 2009 yılında yıllık ücretli iznimi hak edebilecek miyim? Doğum için alınacak olan 4 aylık ücreti tazmin edebilir miyim? Ve de en önemlisi kıdem tazminatım? Doğum iznimden hemen 2 ay sonra çıkışımı vermem gerekli olacak. O sürede ben istirahatlı gözüküyor olacağım. Yasal olarak doğum iznimi, kıdem tazminatımı ve yıllık izin ücretimi bu şartlarda edinebilir miyim?
C: Okuyucum, doğum nedeniyle ve istirahat dönemi içerisinde istifa ederse, doğum geçici iş göremezlik ödeneğini ve kıdem tazminatını hak etme yönlerinden sıkıntı yaşayacaktır. Çünkü doğum nedeniyle istifa edenlerin kıdem tazminatı hak edişleri bulunmamaktadır. Sadece tam bir yıllık dönemi doldurduğu hallerde yıllık ücretli izinlerini hak edecektir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.