Özkan ve Balbay bağımsız aday olur mu?

Murat Aksoy
00:003/02/2011, Perşembe
G: 2/02/2011, Çarşamba
Yeni Şafak
Özkan ve Balbay bağımsız aday olur mu?
Özkan ve Balbay bağımsız aday olur mu?

Süheyl Batum'un Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay'ı CHP listelerinden aday gösterme girişimi şimdilik yönetimden döndü. Ancak Özkan ve Balbay umudu bitmiş değil. Çünkü CHP olmazsa İzmir'den bağımsız aday olma projeleri var.

Deniz Baykal'ın ortaya çıkan kaset skandalı sonrasında istifa etmesinden sonra CHP, bir olağan, bir de olağanüstü kurultay yaptı. Bu iki kurultaydan sonra Kemal Kılıçdaroğlu lider oldu mu? Partisine hakim mi?

Bu sorulara ne yazık ki şimdilik olumlu cevap vermek zor. Yani Kemal Kılıçdaroğlu ne lider olabildi ne de partisine tam olarak hakim. Partisinde bir taraftan hâlâ ikinci adamlık tartışması sürerken diğer taraftan izleyeceği politik çizgi belirlenmeye çalışılıyor. Parti çizgisi net olmadığı için de sürekli yalpalıyor Kılıçdaroğlu. Gündelik tartışmalara esir oluyor, özünde birbiriyle çelişkili politikalara sahip çıkmak zorunda kalıyor. Bu doğal.

BEŞ KATEGORİDE CHP

Şu anda CHP'ye bir bütün olarak baktığımızda 5 kategoriden oluşan bir parti yapısı ile karşılaşıyoruz.

1. Laiklik eksenli yaşam tarzını önceleyen, Ergenekon'a sahip çıkan, Kemalist, ulusalcı ve AK Parti karşıtlarından oluşan bir seçmen kitlesi.

2. Baykal-Sav ikilisi tarafından belirlenmiş il ve ilçe teşkilatları.

3. Yine Baykal-Sav ikilisi tarafından belirlenmiş il, ilçe ve kurultay delegeleri.

4. Deniz Baykal'ın belirlediği bir Meclis Grubu.

5. Ve nihayet Kemal Kılıçdaroğlu'nun belirlediği (!) ama asla hakim olmadığı Parti Meclisi.

Bu, CHP'nin parçalı ve uyumsuz yapısının resmi. Ve bu parçalı yapının yarattığı uyumsuzluğun en fazla hissedildiği yerler ise Meclis grubu ve PM. Daha doğrusu PM içinde CHP'yi dönüştürmeye çalışan birkaç kişi. Nitekim başta Baykal olmak üzere, Önder Sav, Meclis grubundan önemli bir grup CHP'nin rotasından çıkmaması gerektiğini sık sık hatırlatıyorlar. Görünen CHP'nin yeni rotasını Meclis grubu tarafından değil büyük ölçüde Genel Başkan ve yeni PM belirleyecek. Ancam PM'de homojen değil. CHP'nin hangi yola evrileceğini PM'de uç gösteren iki eğilim belirleyecek.

BATUM MU TANRIKULU MU?

Mevcut PM içinde siyasal duruştan sol algısına, Ergenekon'a bakıştan Kemalizm yorumuna kadar birbirine taban tabana zıt iki eğilim mücadele ediyor. Ve bu mücadelenin bir ucunda aktör olarak Süheyl Batum dururken, diğer ucunda Gürsel Tekin duruyor. Kemal Kılıçdaroğlu'nun gönlü ikinciden yana görünüyor ama “hesap adamlığı” hep ön plana çıkıyor ve somut durumların somut tahlilini yapıp yerini öyle belirliyor. Bu yüzden bugünlerde Tekin'in yanında görünse de yarın ne olur belli olmaz. İşte bu iki eğilim CHP'nin geleceğini büyük ölçüde belirleyecek.

Önceki hafta sonu bu iki eğilimin söylemlerinin birbiriyle ne kadar zıt olduğunu somut bir durumla gördük. Aynı gün bir Genel Başkan Yardımcısı İzmir'den Ergenekon Davası tutuklularından Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan'ı CHP listelerinden Meclis'e taşımayı gündeme alırken, Diyarbakır'da başka bir Genel Başkan Yardımcısı muhtemelen Ergenekon sürecini de içine alacak bir geçmişle yüzleşmeyi içine alacak bir Hakikatleri Araştırma Komisyonu'nun kurulmasını önerdi.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Batum'un önerisi konusunda “böyle bir şey yok” diyerek şimdilik savuşturmuştur. Ama bu projenin tamamen rafa kaldırıldığını söylemek zordur. Böyle bir olasılığın gerçekleşmesi durumunda en fazla rahatsız olacak olan ise kuşkusuz Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin olacaktır. Çünkü böyle bir girişim “eski CHP”nin devam etmesi anlamına gelir. Tekin'in bu konuda ikinci rahatsızlığı ise CHP'nin Ergenekon avukatlığından, Ergenekon'un siyasal partisi olmasına olacaktır. Çünkü kendisi sık sık yakın çevresine "Ben arkadaşlarımın katillerinin avukatlığını nasıl yaparım? Ben onların sonuna kadar yargılanmasından yanayım" diyen birisidir.

İki Genel Başkan Yardımcısı'nın önerileri iki farklı CHP tasavvurunu işaret ediyor. Kabul edelim ki, bu iki eğilimin uzun süre bir arada durması ve birlikte siyaset yapması mümkün değildir. Çünkü bu, üzerinde uzlaşılabilecek bir farklılaşmadan değil, iki farklı CHP, sol, siyasal duruştan söz ediyoruz. CHP'de 7 Mayıs 2010'da yerinden oynayan taşlar henüz yerine oturmadı. Bir süre daha oturacak da görünmüyor. Ve hesap o ki, 13 Haziran sabahı, CHP iktidar ya da iktidar ortağı olamazsa yeniden olağanüstü kurultaylar süreci başlaması kimseyi şaşırtmaz.

CHP OLMAZSA BAĞIMSIZ ADAYLIK MI

Yazıyı Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay ile ilgili bir kulis notu ile bitirelim. Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay'ın CHP listelerinden aday gösterilmeleri için girişimler CHP tarafından şimdilik askıya alınmış olsada adaylık girimleri bitmiş değil. Çünkü bu iki isim CHP listelerinden aday olmazlarsa İzmir'deki iki seçim bölgesinden bağımsız aday olma yoluna gidecekleri. Bu CHP'ye yönelik bir şantaj mı yoksa gerçek bir girişim mi bunu göreceğiz.