Batı soykırıma verdiği desteğin bedelini ödüyor

04:00, 27/10/2025, Pazartesi
Yeni Şafak
Batı soykırıma verdiği desteğin bedelini ödüyor
İllustrasyon: Cemile Ağaç Yıldırım.

Bugün Gazze’de süren yıkım, sadece Filistin halkının trajedisi değil; aynı zamanda Batı demokrasilerinde yönetenlerle yönetilenler arasındaki uçurumun daha da derinleşmesinin sembolü hâline geldi.

Doç. Dr. Necmettin Acar / Mardin Artuklu Üniversitesi

İsrail’in 7 Ekim sonrasında benimsediği saldırgan siyaset ve özellikle Gazze başta olmak üzere tüm Filistin topraklarında işlediği soykırım suçları, bölgesel ve küresel siyaset açısından belirgin bir kırılmayı tetiklemiş görünüyor. Canlı yayınlarda parçalanan masum sivillerin bedenleri, meskûn mahallere binlerce ton bomba yağdırılması, bombalanan hastaneler, buna eşlik eden açlık ve kıtlık manzaraları; ayrıca İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayarak İran, Suriye, Irak, Yemen ve Lübnan’a yönelik saldırıları, bu dönüşümü hızlandıran başlıca gerekçeler arasında sayılabilir.

Geçmişte İsrail’in Filistinlilere yönelik vahşi saldırıları, Arap Ortadoğu’sunda yönetenlerle yönetilenler arasındaki uçurumu derinleştiriyordu. Bugün benzer bir etki Batı’da gözlemleniyor. Ortadoğu toplumları, devletlerinin İsrail’i caydıramaması ve Filistinlilere yönelik saldırıları durdurmadaki acziyeti nedeniyle kendi yönetimlerini sert biçimde eleştirirken; Batı’da ise hükümetlerin, İsrail’in uluslararası hukuku, insan haklarını ve insani değerleri ihlal eden uygulamalarına verdiği sınırsız destek, yönetenlerle yönetilenler arasındaki uçurumu büyütüyor.

SALDIRGAN STRATEJİNİN SİYASAL MÜHENDİSLİK BOYUTU

İsrail, kurulduğu günden bu yana hem Filistin coğrafyasında hem de genel olarak Ortadoğu’da sergilediği saldırgan politikalarla çok farklı amaçlar gözetti. Bu saldırganlığın ilk ve en görünür amacı, Filistin’deki işgali genişletmek ve Yahudi yerleşimciler aracılığıyla homojen bir Yahudi toplumu inşa etmekti. Bu strateji, askeri hedeflerin yok edilmesine ve Filistin direnişinin bastırılmasına odaklanan açık bir askeri yönelim içeriyordu.

Ancak, İsrail’in saldırgan tutumunun daha az dikkat çeken bir başka boyutu da bulunuyor; Ortadoğu’da yönetenlerle yönetilenler arasındaki uçurumu derinleştirmek. İsrail açısından bu strateji, askeri bir zaferden çok daha kalıcı ve etkili sonuçlar doğurabilecek bir araç. Bu doğrultuda İsrail, uzun yıllar boyunca bölgede yönetenlere toplumsal güveni aşındırarak rejimlerin toplumsal meşruiyet tabanlarını zayıflatmayı temel hedeflerinden biri hâline getirdi. Bu yaklaşım, İsrail’in çevresinde halkın yönetimlerinden memnun olmadığı, zayıf ya da çökmekte olan devlet yapılarını teşvik ederken, ülke içinde de devlet dışı aktörlerin rejimlere meydan okuyabilecek düzeye erişmesine zemin hazırladı.

İKİ TEMEL YÖNTEM

İsrail bu hedefini gerçekleştirmek için iki temel yönteme başvuruyor. İlk olarak İsrail, bölgedeki devletlerin ulusal onurunu hedef alan, itibarlarını zedeleyen ve caydırıcılıklarını ortadan kaldıran provokatif eylemlerle bu devletleri küçük düşürmeyi amaçlar. İkinci olarak İsrail, özellikle Filistin’de ve genel olarak Ortadoğu’da geniş çaplı acı, yıkım ve mateme yol açan saldırıların gerçekleştirilmesi ve bu saldırıların medya üzerinden tüm dünyanın gözü önünde sergilenmesiyle toplumsal travmalar üreterek bölge haklarını kendi rejimlerine olan güveni aşındırmayı amaçlar. Her iki yöntem de, sadece askeri anlamda değil, psikolojik ve diplomatik düzeyde de bölge devletlerinin meşruiyetini aşındırır ve halk nezdinde zayıf bir görüntü oluşturur.

İsrail'in kuruluşundan bu yana sürdürdüğü bu strateji, Ortadoğu’da yönetimler ile halklar arasındaki uçurumu derinleştirmede ve bölge rejimlerinin meşruiyet tabanını zayıflatmada oldukça işlevsel bir rol oynadı. Toplumsal meşruiyet tabanları aşınan rejimler, iç tehditlere odaklanmak zorunda kalarak İsrail’le rekabet etmekten uzaklaştı, rejim karşıtı hareketleri bastırmak için ise giderek daha fazla ABD ve İsrail desteğine bağımlı hâle geldi. Bu tablo, İsrail’in askeri gücünün ötesinde, siyasal mühendislik boyutuna sahip uzun vadeli bir stratejiyi temsil etmektedir.

BATI MEŞRUİYET KRİZİNE GİRDİ

İsrail’in uzun yıllardır Ortadoğu’da “başardığı” bölge rejimlerinin toplumsal meşruiyet tabanlarını aşındırma stratejisi, 7 Ekim sonrasında farklı bir coğrafyada, beklenmedik sonuçlar doğurmaya başladı. Bu kez, İsrail’in eylemleri Ortadoğu’da değil, Batı dünyasında siyasal dengeleri sarsan bir etki yarattı. Üstelik bu sonuçları, İsrail’in kendisi bile öngörememişti.

Gazze’de yaşanan soykırım, uzun süredir derinleşen Batı’nın normatif krizini tetikledi. İsrail’in tüm uluslararası hukuk ihlallerine ve insanlık suçlarına rağmen Batılı hükümetlerden gördüğü sınırsız destek, Batı kamuoyunda ciddi bir meşruiyet aşınmasına neden oldu. Bugün Gazze’de süren yıkım, sadece Filistin halkının trajedisi değil; aynı zamanda Batı demokrasilerinde yönetenlerle yönetilenler arasındaki uçurumun daha da derinleşmesinin sembolü hâline geldi.

Son iki yılda kampüslerde, stadyumlarda, konser salonlarında, sinema gösterimlerinde ve sokaklarda yükselen öfke, Batı toplumlarının Filistin halkına duyduğu empatiyi aşıp politik bir bilinç düzeyine ulaşalı çok oldu. Bu öfke, hükümetlerin jeopolitik çıkar hesapları ile toplumların vicdani ve insani değerleri arasındaki derin fay hattını görünür kılıyor.

ABD’den İspanya’ya, Fransa’dan İngiltere’ye kadar birçok Batı ülkesinde giderek büyüyen Filistin yanlısı gösteriler, Batı’nın uzun yıllar boyunca gururla savunduğu “insan hakları”, “evrensel değerler” ve “hukukun üstünlüğü” gibi kavramların, İsrail’in soykırım politikalarına verilen destek karşısında içinin nasıl boşaldığını açığa çıkarmış oldu.

Sonuç olarak, İsrail’in Filistin’de uyguladığı şiddet ve Batılı hükümetlerin bu politikalara verdiği koşulsuz destek, yalnızca Gazze’de bir soykırıma yol açmakla kalmadı; aynı zamanda Batı’nın kendi içinde derin bir meşruiyet krizini de tetikledi. Bu kriz, Batılı demokrasilerin uzun yıllardır üzerine inşa edildiği etik ve siyasal temelleri yeniden sorgulamak zorunda kaldıkları bir dönemin habercisidir. Bugün Batı ülkeleri, İsrail’in soykırımına verdikleri sınırsız desteğin bedelini, kendi toplumlarında hükümetlerin meşruiyet tabanlarının aşınmasıyla ödüyorlar.


Sözcükler, şehirler ve gelecek
Düşünce Günlüğü
Sözcükler, şehirler ve gelecek
“Biz üstünüz onlar noksan” Solun ötekini yaftalamasının düşünsel kökenleri
Düşünce Günlüğü
“Biz üstünüz onlar noksan” Solun ötekini yaftalamasının düşünsel kökenleri

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026