
Ramazan ayında ilk günler geride kaldı. Bu hafta cuma günü için camilere giderek cuma namazını kılacak olanlar öğle ezan vaktini araştırıyor. İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Balıkesir ve diğer tüm illerde cuma namaz vakti farklılık gösteriyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın illere göre yayınladığı cuma namazı saatleri sayfamızda. İşte 7 Mart 2025 tarihli cuma namazı vakitleri.

Cuma namazı vakti kaçta? Ezan kaçta okunacak? Soruları he cuma günü olduğu gibi bu hafta cuma günü de en fazla merak edilen konulardan oldu. Hem ramazan ayı hem de cuma günü olması nedeniyle camilerde yoğunluk olması bekleniyor. Peki bu hafta İstanbul'da cuma namazı saat kaçta? İzmir, Ankara, Bursa'da cuma ezanı saat kaçta okunacak? İşte Diyanet'in yayınladığı il il cuma namazı vakitleri.

CUMA NAMAZI SAAT KAÇTA? 7 MART 2025
Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün resmi internet adresinde yer alan bilgilere göre, cuma namazı vakitleri şu şekilde;
İL İL CUMA NAMAZI VAKİTLERİ İÇİN TIKLA

İSTANBUL'DA CUMA NAMAZI SAAT KAÇTA?
İstanbul'da 7 Mart 2025 tarihli cuma namazı vakti saat 13.20'de.

ANKARA'DA CUMA NAMAZI SAAT KAÇTA?
Ankara'da 7 Mart 2025 tarihli cuma namazı vakti saat 13.05'te.

İZMİR'DE CUMA NAMAZI SAAT KAÇTA?
İzmir'de 7 Mart 2025 tarihli cuma namazı saat 13.28'de.

7 MART CUMA HUTBESİ: İYİLİK AYI RAMAZAN
Muhterem Müslümanlar!
Peygamber Efendimiz (s.a.s) Medine’ye hicret ettikten sonra birçok insan İslam’ı öğrenmek için bu münevver şehre gelmeye başladı. Bunlardan birisi de gencecik yaşta İslam’la şereflenen Hz. Nevvâs idi. Nevvâs (r.a), bir gün Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’e iyilik ve kötülüğün ne olduğunu sordu. Bunun üzerine Allah Resûlü (s.a.s) ona şu hikmetli cevabı verdi: “İyilik, güzel ahlaktır; kötülük ise, vicdanını rahatsız eden ve insanların bilmesini istemediğin şeydir.”

Aziz Müminler!
Yüce dinimiz İslam’a göre iyilik, şekle indirgenebilecek, gösterişe dönüştürülebilecek bir söz, tutum ve davranış değildir. İyilik; hayatımızın gayesi, imanımızın ve kulluğumuzun gereğidir. En büyük kazancımız, en değerli mirasımızdır. Ahlakın zirvesi, toplumsal barışın en güçlü bağıdır.
Yüce Rabbimiz, Bakara sûresi yüz yetmiş yedinci ayette gerçek iyiliği şöyle anlatmaktadır: İyilik; Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman etmektir. Dünya malına olan aşırı sevgiye rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, ihtiyacından dolayı isteyenlere ve kölelere vermektir. Namazı dosdoğru kılmak, zekâtı hakkıyla ödemektir. Sözleşme yaptığında sözüne sadakatle bağlı kalmaktır. Darlıkta, hastalıkta ve cihadın en şiddetli olduğu zamanlarda sabır göstermektir.

Kıymetli Müslümanlar!
Her zaman, her yerde ve her birimizin; elimiz, dilimiz, malımız, ilmimiz, mesleğimiz ve tecrübemizle yapabileceğimiz bir iyilik mutlaka vardır. Bazen iyilik; hürmetkâr bir evlat, vefakâr bir eş, merhametli bir anne baba, güler yüz ve tatlı dilli bir insan olabilmektir. Bazen de iyilik; büyük küçük demeden herkese selam vermektir. Hatır sormaktır. Bir çocuğa sevgi, bir yaşlıya saygı göstermektir. Bir canlıya merhamet etmektir. Elimizle ve dilimizle kimseyi incitmemektir.

Değerli Müminler!
Maalesef, iyiliğin örselendiği, kötülüğün ise yaygınlaştırılmaya çalışıldığı bir çağda yaşıyoruz. İyilikten nasibini alamayanlar yüzünden dünyamızda savaş, öfke, kin, nefret ve şiddet günden güne artıyor. Kötülükten beslenen zalimler, başta Gazze olmak üzere İslam beldelerinde masumları katletmeye devam ediyorlar. Kardeşlerimizin en temel ihtiyaçlarını dahi temin etmelerine engel oluyorlar. Bize düşen ise, وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوٰىۖ “İyilik ve takvada yardımlaşın.” ayet-i kerimesinin gereğince iyiliklerimizi artırmak, mazlumları zalimlerin insafına terk etmemektir. Zalimlere destek olanların ürünlerini sofralarımızdan, evlerimizden, işyerlerimizden, hâsılı hayatımızdan çıkarmaktır.

Aziz Müslümanlar!
İyiliğin dönüştürücü bir gücü vardır. Yüce Rabbimiz, “İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü iyilikle önle. O zaman göreceksin ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse samimi bir dost oluvermiş!” buyurmaktadır. Öyleyse, Ramazan ayını vesile kılarak aramızdaki kırgınlıkları, küskünlükleri sonlandıralım. Bağışlayıcı ve affedici olalım. Kardeşliğimize, birlik ve beraberliğimize zarar veren kin, nefret ve hasedi hayatımızdan söküp atalım. Yüreğimizi kardeşimize, kapımızı komşumuza açalım, bu Ramazan ve her zaman.
Allah Resûlü (s.a.s), إِنَّ اللّٰهَ كَتَبَ الْإِحْسَانَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ “Allah, her işte iyiliği emretmiştir.” buyurmaktadır. O halde, iyiliğe ailemizden başlayalım. Yuvalarımızı iyilikle bereketlendirelim. Çocuklarımızın gönüllerine iyilik tohumları ekelim. Günaha dalmış, kötülüğe bulaşmış, hayattan umudunu kesmiş kardeşlerimize iyilik elimizi uzatalım. İyilik yapalım ki hayatımız güzelleşsin. İyilik yapalım ki dünyamız değişsin. Sermayemiz iyilik, mükâfatımız cennet olsun, bu Ramazan ve her zaman.
Hutbemi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyorum: “Allah’ım! Hayatımı benim için her türlü iyiliği artırma vesilesi kıl. Ölümü de benim için her türlü kötülükten kurtuluş sebebi eyle!”






