Post-modern darbe sürecinde 'irtica' gerekçesiyle ordudan ihraç edilen eski askerler, dün mağduriyetlerini 28 Şubat soruşturması kapsamında anlattı. Mağdur sıfatıyla ifade veren dönemin Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Nabi Koçak da "Fiberden yapılma Atatürk heykelini yakıp ihtilal sebebi sayacaklardı" dedi
28 Şubat soruşturması kapsamında 'irtica' gerekçesiyle ordudan atılan askerler dün talimatla ifade verdi. Adaleti Savunanlar Derneği'ne (ASDER) bağlı askerlerin de bulunduğu yaklaşık 50 mağdur dün Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda darbe sürecini ve yaşadıkları mağduriyeti anlatarak dönemin aktörlerinden şikayetçi oldu. Müşteki sıfatı ile ifade veren grup adliye çıkışında basın açıklaması yaptı. ASDER Genel Başkan Yardımcısı emekli Albay Mustafa Hacımustafaoğulları, verdikleri ifadeler neticesinde TSK içindeki darbeci kadro, BÇG ve Ergenekon'un röntgeninin çekileceğini ifade etti.
Müşteki sıfatıyla ifade verenler arasında yar alan dönemin Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Nabi Koçak ise dönemin İstanbul 2. Zırhlı Tugay Komutanı emekli Tümgeneral Doğu Silahçıoğlu'nun provokasyon için özellikle törenlerde Sultanbeyli'ne geldiğini söyledi. Koçak "Aslında Maltepe'ye gitmesi gerekirken sırf provokasyon amaçlı olarak bir kısım insanları özellikle bayrama getirterek bu kişilere 'Kahrolsun İslam' şeklinde slogan attırıyordu" dedi. Koçak, " Bu şahsın kışkırtmaları ve provokasyonları ile uğraşmak zorunda kaldık" diye konuştu.
Dönemin Sultanbeyli Belediye Başkanı Koçak, Silahçıoğlu'nun ilçeye imar planına aykırı heykeller yaptığını söyleyerek "Usulsüz biçimde yaptıkları Atatürk heykelini sırf fiber malzemeden yapmalarının sebebi muhtemelen heykeli yakıp bizim üzerimize yaktı diye iftira atacaklardı ve bu da bir ihtilal sebebi sayacaklardı. Heykeli yakmasınlar diye 15 gün boyunca 24 saat nöbet tutturdum" şeklinde konuştu.
Bağımsız ve tarafsız yargı karşısında suçlularla hesaplaşacaklarını belirten ASDER Genel Sekreteri Necmettin Keleş ise dönemin tanıkları olarak sürece katkıda bulunmak için ifadeye geldiklerini kaydetti. 28 Şubat sürecinde önce TSK'nın kurumsal emir komuta sistemi devre dışı bırakılarak darbeciler tarafından ele geçirildiğini belirten Keleş, "TSK'nın ele geçirilmesinde, darbe karşıtı 10 bin personel tasfiye edildi. Binlerce TSK personeli de istifa ve emeklilik yolu ile ordundan uzaklaştırıldı. Tasfiyelerle birlikte ilk olarak darbe orduya yapılmıştır. Ardından BÇG çatısı altında Milli Güvenlik Kurulu (MGK), YAŞ, TBMM, yargı, hükümet, mahalli idareler, eğitim kurumları üniversiteler ve bazı basın kuruluşları baskı altına alınmış ve BÇG çıkarları doğrultusunda karar almaya zorlanmışlardır" dedi.






