IMF'nin Küresel Finansal İstikrar Raporu'nun taslağındaki zarar tahminleri, fon ile Avrupalı ülkeleri karşı karşıya getirdi. IMF taslak metinde AB ülkelerinin zararlarının 200 milyar avro olduğunu belirtirken, AB ülkeleri ise rapora tepki göstererek metnin eksik ve yanıltıcı olduğunu savundu
Uluslararası Para Fonu'nun Küresel Finansal İstikrar Raporu'nun taslağında, Avrupa'daki bankaların bilançolarının, ellerinde bulundurdukları sorunlu Euro Bölgesi tahvilleri sebebiyle olumsuz etkileneceğini öngördü. IMF, elinde İrlanda, Yunanistan, Portekiz, İtalya, İspanya ve Belçika'ya ait tahvil bulunduran Avrupalı bankalarının zararının 200 milyar avroyu bulacağını öngördü. Ancak IMF'nin Çarşamba günü Washington'daki toplantısında yaptığı değerlendirmeler, Avrupa Merkez Bankası'nın ve Avro Bölgesi hükümetlerinin sert tepkilerine yol açtı. AMB ve Av Bölgesi hükümetleri, IMF raporunun henüz eksik ve yanıltıcı olduğunu savundu.
IMF'nin Küresel Finansal İstikrar Raporu, hazine tahvillerinin piyasa değerini hesaplamak için, IMF ve AB tarafından kurtarılmış olan İrlanda, Yunanistan ve Portekiz ile diğer sorunlu ülkeler arasında sayılan İtalya, İspanya ve Belçika'nın CDS rakamlarından yararlanıyor. IMF analizinin henüz tamamlanmamış olmasına rağmen, fonun 2 yetkilisi, bu tahminlerin sorunlu ülke tahvillerinin Avrupa'daki bankaların maddi özkaynaklarını yüzde 10 ila 12 azaltacağına işaret ettiğini belirtti. İspanya Maliye Bakanı Elena Salgado, bu rakamların hatalı olduğunu, hesaplamalara Alman tahvillerinin de dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Salgado, IMF'yi yanlı olmak ve bardağın sadece boş tarafını görmekle suçladı.
Fransız bankaları, ellerinde bulunan 392,6 milyar dolarlık İtalyan kamu ve özel sektör borcu nedeniyle büyük bir riskle karşı karşıya bulunuyor. Bu miktar Alman kreditörlerin ellerinde bulundurduklarının iki katından fazlasını oluşturuyor. Uluslar arası Ödemeler Bankası'na göre yabancı bankaların elinde bulunan İtalyan borçlarının yaklaşık yüzde 45'i Fransız finansal kuruluşlarında bulunuyor. BNP Paribas ve Credit Agricole'ün de içinde bulunduğu Fransız bankaları, Avro Bölgesi'nin en borçlu ülkelerinden İtalya nedeniyle çok büyük bir risk taşıyor. Fransız bankacılık sektöründeki Yunanistan, Portekiz, İrlanda ve İspanya riski ise 250 milyar avro civarında. Yatırımcıların elinde yaklaşık 270 milyar avroluk Yunanistan tahvili bulunuyor. Bu tahvillerin 100 milyar avroluk kısmı, ağırlıklı olarak Avrupa bankalarının elinde bulunuyor. Sigorta şirketleri, emeklilik fonları ve merkez bankaları da, geriye kalan 170 milyar avroluk kısmı elinde tutuyor.
Avrupa banka düzenlemelerine göre, Avro Bölgesi ülkelerinin çıkardığı tahviller riskli görülmüyor. Bu düzenleme, aslında daha riskli Avro Bölgesi ülkelerine bir teşvik olması amacıyla benimsenmişti. Böylece bu ülkeler normal koşullarda ödeyecekleri faizin daha altında oranlarla borçlanabildi. Bankalar da, riskli Avro Bölgesi ülkelerinin tahvillerini almayı tercih etti, çünkü onların faizi risksiz ülkelerin tahvillerine kıyasla hafifçe daha yüksekti. Avro Bölgesi ülkelerinin tahvillerinin risksiz olarak kabul edilmesi, bankaların bu tahvilleri alırken kenara hiçbir ek sermaye koymaması anlamına geliyordu. Yunanistan temerrüde düşerse, bankaların, halihazırda, zararlarını karşılayacak sermayeleri yok. Böyle bir durumda, başta Yunanistan, Almanya ve Fransa bankaları olmak üzere, elinde Yunanistan tahvili olan tüm bankaların sermaye tabanları eriyecek. Ya hükümetlerin bu bankalara sermaye aktarması gerekecek, ya da bankalar batacak.






