
TBMM Suça Sürüklenen Çocuklar Sorununu Araştırma Komisyonu'nda yapılan görüşmelerde, çocuk adalet sisteminde rehabilitasyonun nasıl güçlendirileceği tartışılırken Kanada ve İspanya modelleri gündeme geldi.
Kanada modeli sürecin en başında adalet sistemine alternatif bir yol açarken, İspanya modeli ise mevcut sistemi koruyarak rehabilitasyonu güçlendiriyor. Birincisi, çocuğu mümkün olduğunca yargı sisteminin dışında rehabilite etmeyi hedefliyor. İkincisi ise yargı süreci devam ederken ve sonrasında sivil toplum desteğiyle kalıcı bir topluma kazandırma ağı kuruyor. Her iki modelin de ortak noktası ise devletin tek başına değil, toplumla birlikte hareket etmesi.
Komisyona iki model önerisi
Komisyona davet edilen Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği'nin hazırladığı sunumda, çocuk adaletinin sağlanmasında devletin tek başına yeterli olmayacağı aktarılarak STK ve toplum komiteleri tarafından desteklenen Kanada ve İspanya'daki iki farklı model aktarıldı.
Rehabilitasyon adalet sistemine girmeden başlıyor
Kanada'da uygulanan 'yetkilendirilmiş komite' sistemi, çocuğun suça karıştığı ilk andan itibaren devreye giriyor. Polis ve savcılıkla koordineli çalışan bu komiteler; eğitimli toplum gönüllüleri, sosyal hizmet uzmanları ve yerel topluluk temsilcilerinden oluşuyor.
Komiteler çocuk ve ailesiyle birebir temas kurarak bir rehabilitasyon planı hazırlıyor. En dikkat çekici yönü ise çocuğun çoğu durumda hâkim ve savcıyla karşı karşıya gelmeden, 'diversiyon' yöntemleriyle toplum içinde rehabilite edilmesi.
Tekrar suça karışma oranı düştü
Bu modelde temel unsur, vaka takibinin sürekliliği. Dosyaların kurumlar arasında el değiştirmesi yerine, çocuğu ve ailesini tanıyan bir yapı süreci baştan sona izliyor.
Komite sisteminin devreye girmesinden sonra Kanada'da tekrar suça karışma oranlarında belirgin düşüş görülmesi ve rehabilitasyon başarısının artması modelin örnek olarak gösterilmesini sağlıyor.
Devlet-STK iş birliğiyle uzun vadeli takip
İspanya'da ise model farklı bir aşamada devreye giriyor. Çocuk adalet sistemi işliyor; ancak rehabilitasyon sürecinin önemli bir bölümü yetkilendirilmiş sivil toplum kuruluşlarına bırakılıyor. 2000 yılında yürürlüğe giren çocuk adaleti düzenlemesiyle birlikte devlet, yükü paylaşma yoluna gitti. Özellikle kapalı ve yarı açık cezaevlerinde eğitim, psikososyal destek, terapi ve davranış programları yürütüyor. İspanya'da suça karışan çocukların önemli bir kısmı denetimli serbestlik kapsamında ailelerinin yanında rehabilite ediliyor. STK'ler yalnızca ceza süresince değil, ceza sona erdikten sonra da çocuğu izlemeye devam ediyor.
Ceza bitse de takip bitmedi
Bu modelin en güçlü tarafı, 'ceza bitse de takibin bitmemesi' Çünkü birçok vakada çocuk, rehabilite edilse dahi eski çevresine döndüğünde yeniden risk altına giriyor. STK'lerin uzun vadeli takibi bu kırılma noktasını azaltıyor.









