Yolcular arka kapıdan pilotlar kokpitten kaçtı

Hamdi Ateş
00:0019/08/2007, воскресенье
G: 19/08/2007, воскресенье
Yeni Şafak
Yolcular arka kapıdan pilotlar kokpitten kaçtı
Yolcular arka kapıdan pilotlar kokpitten kaçtı

AtlasJet'e ait Lefkoşa-İstanbul seferini yapan yolcu uçağı biri Filistinli biri Türk 2 hava korsanı tarafından kaçırıldı. Korsanların İran'a götürmek istediği uçağın pilotları yakıt ikmali yapılması gerektiğini söyleyerek uçağı Antalya'ya indirdi.

AtlasJet'a ait Lefkoşa-İstanbul seferini yapan uçak kaçırılmak istendi. Pilotların yakıt ikmali gerekçesiyle Antalya Havaalanı'na indirilen uçaktaki hava korsanlarının teslim olmalarıyla eylem sona erdi.

Lefkoşa-Ercan Havalimanı'ndan 136 yolcu ve 6 mürettebatla İstanbul'a sefer yapan uçak 07.15'de kalkış yaptıktan sonra, 2 hava korsanı tarafından Tahran'a götürülmek istendi. Pilotlar, “yakıt ikmali yapmalarının zorunlu olduğunu” söyleyince, iki hava korsanı kokpitin kapısını zorlamaya başladı. Havacılık kuralları gereği uçuş sırasında daima kilitli tutulan ancak şifreyle girilen kapıyı hava korsanları açmayı başaramadı. Bunun üzerine, hava korsanları hosteslerden birini rehin aldı. Pilot, yakıt ikmali yapmak üzere uçağı saat 08.05'de Antalya Havalimanı'na indirdi. Pilotlar inişten sonra uçaktan ayrıldılar. Korsanların birinin elinde bıçak, diğerinde ise “bomba” olduğu söylenen bir paket bulunduğu kaydedildi.

6 YOLCU KAÇARKEN YARALANDI

Uçak Antalya'ya indikten sonra iki hava korsanı ile güvenlik güçleri bağlantı kurarak, yolculardan yaşlı ve çocukların serbest bırakılması için görüştü. Yolcuların büyük bölümü orta ve arka kapının açılması sonucu uçaktan indi. Uçakta, 4 yolcu ve 3 mürettebat kaldı. Uçağın etrafında bir helikopter konuşlandırıldı. Uçaktan atlayarak yaralananlardan 1'i Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde, 5'i Antalya Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi altına alınan yolculardan Mehmet Zaim Necatigil, düşme anında kalça kemiğinin kırılması nedeniyle ameliyata alındı.

POLİS DEŞİFRE EDİLDİ

Bu arada, yetkililer korsanları ikna için psikologların desteğinde çalışmaları sürdürdü. Bu çalışmalar sırasında uçaktan terkler de devam etti ve iki korsanla birlikte 3 kabin memuru kaldı. Antalya Vali Yardımcısı Hayrettin Balcıoğlu, saat 13.05 itibariyle uçaktaki iki korsanın teslim olduğunu açıkladı. Uçaktan alınan hava korsanları, emniyete götürülerek sorgulanmaya başladılar. Olayla ilgili açıklama yapan İçişleri Bakanı Osman Güneş, korsanlarla ilk temasın uçağa giden bir teknik tamir ekibiyle sağladığını belirterek, “Ama değerli basınımız bu ekibimizi, 'polisler uçağa girdi' diye deşifre etti. Keşke böyle olmasaydı.” dedi. Güneş, korsanların propaganda faaliyetine girişmediklerini belirterek, “Sadece giren bir arkadaşımıza 'Türk milletinden özür dileriz' diye bir ifade kullanmışlar” dedi.

ÖZEL TİM OPERASYON İÇİN HAZIRDI

Antalya Valisi Alaaddin Yüksel, hava korsanlarının Tahran'a gitmek istediklerini, yapılan görüşmelerde, yakıtın yeterli olmayacağı belirtilerek, uçağın Antalya Havalimanı'na indirildiğini ifade etti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da konuyla yakından ilgilendiğini bildiren Yüksel, Başbakanlık özel timlerinin hemen Antalya'ya geldiğini ve operasyon için hazır bekletildiğini söyledi. Bu arada korsanların teslim olmasının ardından bomba uzmanları patlayıcı düzeneği incelemeye aldı. İncelemede korsanların oyun hamuruna bomba süsü verdikleri anlaşıldı.

Gemisini terk eden kaptan

Uçak kaçırma olayında bir başka tartışma konusu ise pilotların tutumu oldu. Kaptan pilot Faruk Çağınlı ve yardımcısı Cemal Doğanay, uçağı Antalya Havalimanı'na indirdikten sonra kokpit pencerelerini açarak uçağı terk ettiler. Ancak uçak klimalarının çalışmaması nedeniyle havasızlık yaşandı. Şimdi pilotların bu hareketinin doğru olup olmadığı tartışılıyor. Ulaştırma Bakanlığı pilotlar hakkında soruşturma açmaya hazırlanırken, dünya örnekleri ve uluslararası kurallar da incelenmeye başlandı. Dünyada pilotların uçağı terketmeleri örneğinin Fransa (1996) ve İngiltere'de (2006) yaşandığı uluslararası havacılık otoritelerinin yapılan hareketin doğruluğu konusunda ikiye bölündüğü ifade edildi. Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru ise, “Sonucu itibariyle doğru gibi görünüyor” dedi.

THY eski Uçuş İşletme

Başkanı Mustafa Kolko: “İçeride yolcu ve personel varken pilotların uçağı terketmesi yaşanmış bir hadise değil. Hiçbir pilot yolcusunu bırakıp da kaçmaz. Ne olursa olsun, pilotlar uçağını terk etmez. Kulenin bile pilotlara 'Uçağı terkedin' talimatı vermeye yetkisi yoktur.”


  • Havacılık uzmanı, gazeteci Güntay Şimşek: “Ben böyle bir olay hiç duymadım. Havacılık kuralları ve teamülleri gereği, kaptan pilot, şartlar ne olursa olsun, asla uçağı terk etmez, edemez. Pilotların ve diğer personelin tutum ve davranışlarının muhakkak incelenmesi ve kurallara uygunluğunun sorgulanması gerekir.”

  • Türkiye Havayolu Pilotları Derneği Başkan Yardımcısı Altay Yıldırım: “Pilotların kokpiti terk etmeleri, korsanların tehdit ederek kapının açılmasını ve uçağın tekrar havalanmasını sağlayabilecekleri dikkate alındığında, kendileriyle temas etmelerini engellemeleri açısından doğru olarak değerlendirilebilir. Ama yinede pilotlarla görüşmeden ne amaçla uçağı terk ettiklerini kendilerinden duymadan yorum yapmak doğru değil.”
    Yolcular İstanbul'a gönderildi

    Uçaktan inen yolculardan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tedavisi süren bir yolcu haricinde diğerleri AtlasJet'e ait bir başka uçakla İstanbul'a gönderildiler. Yolcular, İstanbul Atatürk Havaalanı'nda aileleri ve yakınları tarafında karşılandılar. Olay sırasında uçak içinde büyük panik yaşandığını anlatan yolcular kapıların kabin ekibi tarafından açıldığını söylediler

    Hava korsanları üniversiteli çıktı

    Lefkoşa-İstanbul seferi sırasında kaçırılan AtlasJet'e ait uçağın KKTC Sivil Havacılık Teşkilatı tarafından dağıtılan yolcu listesinde, hava korsanlarının doğum yerlerine ve tarihlerine yer verildi. Listede, hava korsanı “Mehmet Reşat Özlü'nün 25 Haziran 1980 Şanlıurfa-Akçakale doğumlu” ve diğer hava korsanı “Mommen Abdül Aziz Talikh'in ise 2 Eylül 1982 Filistin doğumlu” olduğu bildirildi. Korsanlardan M. Raşit Özlü'nün Akçakale ilçesine bağlı Köseören köyündeki bazı yakınları, güvenlik güçlerince ifadeleri alınmak üzere ilçe emniyet müdürlüğüne getirildi. KKTC'de bir üniversitede Türk Dili ve Edebiyatı son sınıf öğrencisi olduğu ve uzun yıllar ilçe dışında yaşadığı öğrenilen Raşit Özlü'nün, 12 çocuklu ailesinin çiftçilikle uğraştığı belirtildi. En son şubat ayında amcasının vefatı dolayısıyla Türkiye geldiği öğrenilen zanlının, okulu bitirmek için birkaç dersinin kaldığını ve bunları geçtikten sonra Türkiye'ye döneceğini söylediği öğrenildi. Olayı televizyondan haber alan Raşit Özlü'nün babası Halil Özlü ise, “Keşke oğlumun ölüm haberi gelseydi. Sonra anladımki oğlum birileri tarafından kullanıldımış” dedi. Özlü oğlunun teslim olmasına sevindiğini de dile getirdi.

    Gençler üzerlerine yürüyecekti

    Kaçırılan uçakta bulunan KKTC'de din görevlisi Veli Akça ve Kıbrıslı tüccar Ramazan Aşut TV Net'in Ana haber bültenine konuk oldular. İki görgü tanığı olayı şöyle anlattı: Ramazan Akça: Uçaktaki gençler korsanların üzerine yürüyüp etkisiz hale getirelim diye birbirleriyle konuşuyorlardı. Onları bundan vazgeçirdik. Uçak aniden irtifa kaybetti. Bomba atıldığını zannettik. Herkes çığlık çığlığa ön tarafa doğru gayri ihtiyari gitti. O anda korsanlar da korktu. Klima çalışmıyordu. Bu havasız ve bunaltıcı ortamda bayılanlar oldu. Onlara buz verdiler.

    Ramazan Aşut: Korsanların tedirgin hali yoktu. Korsan tipli insanlar da değildiler. Kalabalık ön tarafta izdiham oluşturunca bir genç arka tarafta acil çıkış kapısını açtı. Herkes bir anda oraya yüklendi. O hengâmede telefonla çekim yapmaya başladım. Ama yalnızca sesleri kaydedebilmişim.