
Çekim mekanı minibüs olan ve yolculuğa eşlik eden ses sanatçılarının konuk olduğu “Harbi Minibüs Yollarda” programı İstanbul sokaklarında dolaşıyor. Minibüsün kaptan koltuğunda ise 15 yıl İstanbul trafiğinde direksiyon sallayan şoför Erdal Bağcı var.
Dolmuşçuluk deyip geçmeyin. Bir elinde hem çay hem de cep telefonuyla direksiyonu kontrol eden; öbür eliyle vitesi değiştirip, yolcuların ücretlerini alarak para üstlerini veren deli gönüllü şoförleri hepimiz biliriz. Dolmuşçular o kadar işin arasında bir de program sunuculuğu yaparsa nasıl olur acaba? “Harbi Yollarda Minibüs" programının sunucusu ve aynı zamanda da minibüsünün şoförü olan Erdal Bağcı, kafamıza takılan soru işaretlerini ekranlara taşıyor. Özel yaşantısında 14 yıl minibüs şoförlüğü yapan Bağcı, yapımcı Ömer Öztürk'ün kendisini keşfetmesiyle her cuma saat 22.00'da ekranlara gelen TRT Türk'ün sevilen programı “Harbi Yollarda Minibüs" programına sunucu olarak başladı. Bağcı direksiyonun başına geçip her hafta bir ses sanatçısını konuk ediyor. İstanbul'un en güzel mekanlarını gezdirip en son Balat'ta dinleyenlerine açık havada konuğuyla birlikte müzik şöleni yaşatıyor. Bağcı, program sırasında dolmuşuna yolcu da alıyor yeri geldiğinde kirlenen minibüsünü yıkamacıya da götürüyor. Doğallığı ve samimiliğiyle program sunan minibüs şoförü Bağcı ile hayatının nasıl değiştiğini konuştuk.
18 yaşında ehliyetini alır almaz minibüsün direksiyonuna oturup şoförlük yapmaya başlayan Bağcı, bu mesleğin ona dedesinden kaldığını söylüyor. Bağcı yıllar boyunca Taksim-Yeşilköy Hattı, Şişli-Karaköy Rıhtım Durağı, Zeytinburnu-Şabanağa durağında çalıştığını dile getiriyor. Son 8 yılını da Beşiktaş-Taksim hattında geçirmiş. Daha sonra programın yapımcısı Ömer Öztürk, “Harbi Minibüs Yollarda" programı için kendisine sunuculuk teklifi götürmüş. Kendisine gelen teklif karşısında heycanlandığını dile getiren Bağcı duygularını şu şekilde ifade ediyor: “Bu proje benim hikayemi anlatıyor. Yaşadığım hayatı ekranlara yansıtıyorum. Her şey çok doğal ve samimi. Bu şans bana Allah'ın bana verdiği bir hediye. Dolmuşçuluğa çekirdekten yetiştiğim için her kuralını biliyorum ve bu sebepten dolayı programı sunmakta çok zorlanmadım."
Programın onun hayatını baştan sona kadar değiştirdiğini söyleyen Bağcı, 2 ay içerisinde sosyal medyada takipçi sayısının bir hayli arttığını dile getiriyor. Balat halkından yoğun ilgi gördüğünü belirten Bağcı, “Ellerinde poşetlerle pazardan gelen teyze çekime atlayıp dahil oldu ya da program öncesi bizi yemeğe davet ettiler. Her çekimde muhakkak camdan sepet sarkıtan ablaları da görmek mümkün. Bu programı doğallaştıran etkenler de aslında bunlar. Artık halk tarafından tanınmaya da başlandım. Benimle fotoğraf çekilmek istiyorlar. Hayalim gerçek oldu" diyor.
Bağcı şoförlüğünün yanı sıra İstanbul'un en gözde 15 mekanında sahne de alıyor. Uzun bir süre gündüz minibüste direksiyon sallayan Bağcı, geceleri de sahne alıp düğünlerde şarkılarını söylerek çiftlerin mutluluğuna sesiyle ortak olmuş. Bağcı, sahne deneyiminin sonrasında albüm hazırlıklarına yönelmiş ve ilk albümü 'Aşka Aşığım'ı 2011 yılında sevenleriyle buluşturmuş. Bağcı, ikinci albümü olan 'Mardinlinin Sevdası'ndan sonra üçüncü albümü 'Ne Farkeder'i ise kısa bir süre önce piyasaya sunduğunu belirtiyor.
Programa bu zamana kadar Aslıhan Erkişi, Ferman Toprak, Elif Güneş, Sinan Yılmaz, Havin ve Hamiyet gibi birçok önemli isim katılmış. Konsepti alışık olmadığımız bu program yurtdışında da büyük bir ilgiyle izleniyor.
“Vapurda Çay, Simit, Sohbet" ve “Harbi Minibüs Yollarda" programlarının yapımcısı olan Ömer Öztürk, her şeyin daha doğal olmasını istediği için sunucuyu da gerçek dolmuş şoföründen seçtiğini söylüyor. Öztürk, Erdal Bağcı'yı ajanslara başvurmadan minibüs duraklarını geze geze bulduğunu dile getiriyor. Öztürk, “Programda şoför, mekan, orkestra her şey gerçek. Erdal bu gerçekliğe bir de doğallığını katıyor. Onun biraz amatör olması programı daha da güzelleştirdi" diyor.









