Hayat Edebiyattan psikolojiye mizah

Edebiyattan psikolojiye mizah

“Mizah Kitabı” akademik bir çalışma olsa da herkese hitap eden, keyifli bir eser. Makaleler ise her dönem ihtiyacımız olan, hepimizi iyileştirecek güce sahip olan gülme eylemini bize yeniden hatırlatıyor…

Seray Şahinler Demir Yeni Şafak
Mizah Kitabı Editör:Yalçın Kahya TEDEV Yayınları 2019 236 sayfa
Mizah Kitabı Editör:Yalçın Kahya TEDEV Yayınları 2019 236 sayfa

Günlük yaşantımızın olmazsa olmazı mizah meselesi… Geçmişten bugüne kültürümüzde de geniş yer bulan bugün yeni mecraların hayatımıza dahil olmasıyla farklı boyutlar kazanan mizah hemen her alanda kendini iyice hissettiriyor. Mizah, çeşitli boyutlarıyla farklı disiplinlerin de öznesi olmuş ve olagelmekte… Edebiyat, sosyoloji, psikoloji bunlardan sadece birkaçı. Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları(TEDEV) bu başlıklar altında mizahın günlük durumlarda nasıl ortaya çıktığını, ne şekilde belirlendiğini, hangi işlevleri yerine getirdiğini irdeleyen keyifli bir çalışmaya imza attı. Dr. Öğretim Üyesi Yalçın Kahya editörlüğünde hazırlanan “Mizah Kitabı” Reşat Nuri’den Şeyh Galib’e fıkralardan siyasal mizaha kadar gülme eylemini tarihi süreç içinde kazandığı farklı anlamların peşine düşüyor.

KÜLTÜREL, SİYASAL VE TOPLUMSAL OKUMA

Kitapta Mardin Artuklu Üniversitesi, Bandırma On Yedi Eylül Üniversitesi, İbn Haldun Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi’nin yer aldığı farklı üniversite ve fakültelerden öğretim üyelerinin konu hakkındaki akademik araştırma ve değerlendirmelerine rastlıyoruz.

Prof. Beyhan Kanter’in değerlendirme yazısında edebi eserlerde, güçlü ve etkili bir anlatım için mizahın anlatımlarından yararlanıldığını hatta bazı eserlerin tamamen mizahi bir kurguyla şekillendirildiğini kaydediyor. Reşat Nuri Güntekin’in önemli romanlarından “Miskinler Tekkesi”ni ele alan Kanter, romandaki ana karakterin ironik tavrının ve yer yer mizahi üslup kullanmasının toplumdaki aksaklıklara karşı eleştirel bir tavır değil, okur nezdinde kabul görmeye, hoşgörü oluşturulmaya ilişkin sevimlilik, meşruiyet inşa etmeye yönelik bir tutum olduğunu dile getiriyor. Yine Prof. Mücahit Kaçar Divan Edebiyatı’nın en önemli eserlerinden Şeyh Galib’in Hüsn ü Aşk’ını inceliyor. Kaçar mizah-hiciv ilişkisinde odaklandığı yazısında Hüsn ü Aşk’ın mizahi unsurlarını beyitler üzerinden kapsamlı bir şekilde ele alıyor ve Şeyh Galib’in en ciddi meselelerin anlatımında dahi kendisine engel olamayan ince alaycı bir üslubun ve eğlenceli bir karakterin olduğuna dikkat çekiyor.

Türk mizah kültüründe önemli bir yeri olan Nasreddin Hoca’nın bu çalışmada yer almaması düşünülemezdi elbette. Yalçın Kahya ve Sait Gülsoy tarafından kaleme alınan kapsamlı yazıda “Nasreddin Hoca Fıkralarının Mizahir Yeri, Toplumsa Önemi ve Basın Tarafından Kullanımı” ele alınmış. Hoca’nın fıkralarının her tuhaflıktan mizah çıkarmasının bir etiket olarak kullanıldığı dile getiriliyor. Bu çalışmada yine Nasreddin Hoca’nın Türk haberciliğindeki kullanımına dair eleştiri niteliğinde bir sınıflandırma yapılarak sosyal bilimler alanı için yeni bir tartışma zemini hazırlanıyor.

Kitapta farklı edebi eserlerdeki mizah unsurunun yanı sıra disiplinlerarası bir yaklaşım da söz konusu. Bu kapsamda Duygu Dinçer “Psikolojik Danışmada Terapötik Bir Güç Olarak Mizah” konusu ele almış. Onur Bayrakçı ise yazısında gülme eylemine sosyolojik bir yaklaşım getiriyor. Bu yazılar kapsamında mizahın edebi eserlerin yanı sıra farklı uzmanlık dallarındaki yerini, kullanımını ve önemini okumak mümkün..

“Mizah Kitabı” akademik bir çalışma olsa da herkese hitap eden, keyifli bir eser. Makaleler ise her dönem ihtiyacımız olan, hepimizi iyileştirecek güce sahip olan gülme eylemini bize yeniden hatırlatıyor…

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.