Gün kapıcıların günü

Merve Sena Kılıç
00:0014/04/2013, Pazar
G: 13/04/2013, Cumartesi
Yeni Şafak
Gün kapıcıların günü
Gün kapıcıların günü

Elektrik, su, doğalgaz faturası dertleri yok. Sigortalı çalışıyorlar. Tek sorunları gün boyu apartmanda durmak. Ev sahipleri banka cüzdanlarını bile onlara emanet ediyor. Beyaz sabunsuz merdiven silmiyorlar. Apartmanın eli, kolu, ayağı olan kapıcılar hallerinden memnun gibi görünüyor.

14 Nisan'ın bu yıl ilk kez Kapıcılar Günü ilan edilmesi sebebiyle kapıcılar neler yapar, bir günleri nasıl geçer, ne kazanır, ne yerler diye merak ettik ve yıllardır kapıcılık yapan Ramazan Gökduman ve Süleyman Alkan'ı kapıcı dairelerinde dinledik. Aslında kendilerine apartman görevlisi denilmesinden hoşnutlar ama kapıcı lafına da alınmıyorlar. Nispeten lüks ve eski semtlerde çalışıyorlar. Mesela Fikirtepe, Ünalan, Bağcılar, Hasanpaşa Mahallesi gibi yerlerdeki apartmanlarda kapıcı yok. Hani genelde müteahhitler Rizeli, oduncular Sivaslı, Aşçılar Bolulu olur ya, kapıcılar da Kütahyalı oluyor. Genel itibariyle hallerinden memnun olduklarını belirten Ramazan Gökduman, bu mesleğin dezavantajının hayır diyememek ve gün boyu apartmandan hiç ayrılamamak olduğunu söylüyor. Süleyman Alkan ise evde olduğu için sorumluluğun çoğunlukla kendisinde olduğunu, yemek ve temizlik dahi yaptığını, eşinin ise bundan çok memnuniyet duyduğunu anlatıyor. Her yıl aynı tarihte kutlanacak olan gün için, Antalya Apartman Görevlilerini Destekleme (AAGDD) Derneği Antalya'da bu yıl ilk kez yaklaşık 2500 kişinin katılacağı bir koşu düzenliyor. Hem kapıcıları bir araya getirmek hem de yeni kurulan derneğin tanıtımını yapmak için böyle bir etkinlik düzenlediklerini belirten AAGDD Başkanı Köksal Selçik, dernek olarak kapıcılara hukuksal anlamda ve işsiz kalma durumlarında destek vereceklerini belirtiyor.

Apartman bizi bırakmıyor

Kütahya Simavlı olan Ramazan Gökduman, 38 yaşında. Bir çocuğu var. Yüksekokul bankacılık ve sigortacılık bölümünden mezun. Bir süre pazarlamacı olarak görev yapmış. İkna kabiliyetinin fazla olmadığını ve pazarlama yeteneğinin olmadığını görünce işten ayrılmış. Daha önce çevresinde apartman görevlisi olarak çalışanların memnun olduğunu görünce, İstanbul'a gelmiş. 15 senedir apartman görevlisi olarak çalışıyor. Kendisine kapıcı denilmesinden hoşlanmasa da bunu hakaret olarak da saymıyor. 'Okul okuduktan sonra bu meslekte çalışmak zor olmadı mı?' sorusunu yönelttiğim Gökduman, 'Kira derdi yok. Elektrik, su, doğalgaz faturası ödemiyoruz. İşimiz evimizde gibi bir şey. Eşlerimiz genelde gündelikçi olarak çalışıyor. Dolayısıyla çocuklarımızla daha iyi ilgilenebiliyoruz. Kapıda kalma dertleri olmuyor. Ben evi de temizliyorum yemek de yapıyorum. Bu bizler için hem ekonomik hem sosyal açıdan rahat bir iş' diyor. Ramazan Bey sabah 7'de kalkıyor. Dairelere gazete, süt, ekmek vs. servisi yapıyor. Saat 9 gibi tekrar daireleri dolaşıyor. İstekleri olan varsa markete gidiyor. Genelde haftada bir ya da iki kere merdivenleri siliyor. Akşam yönetimin belirlediği saatte de çöp almak için katları dolaşıyor. Gökduman, hayır deme lüksleri olmadığı için apartman sakinleriyle hiç sıkıntı yaşamadıklarını belirtiyor. Pazar günleri tatil, yıllık izinlerini de sigortalı çalışan olarak kullanıyorlar. Kendileri yıllık izindeyken yerlerine komşu kapıcılar bakıyor. Bir kapıcı şuan 832 TL maaş alıyor. İkinci altı ayda biraz daha zamlı maaş alıyorlar. Kapıcı olması sebebiyle liseye giden oğlunun bunu kompleks haline getirmediğini söyleyen Gökduman, sadece marka merakının olmasının zaman zaman bütçelerini zorladığını anlatıyor. Birikim yapmalarının mümkün olmadığını söyleyen Gökduman, 'Yaz gelse de köyümüze gitsek, tatil yapsak.Tek lüksümüz bu' diyor.

En azından caddede kapıcısın

Süleyman Alkan Sahrayıcedid'te kapıcılık yapıyor. Ailesinden 11 yaşında ayrılıp okumak için yurda yerleştiğini belirten Alkan, lise bitince ailesiyle İstanbul'a gelmiş. 22 yaşında bu apartmanda kapıcı olarak işe başladığını söyleyen Alkan, 14 yıldır devam ediyor. İki çocuğu var. Muhasebeci olmak istemiş ama bu meslek daha avantajlı gelince vazgeçmiş. Kapıcılığın kolay bir meslek olduğunu ve verilen maaşın da tatminkâr olduğunu vurguluyor. Eskisi gibi kapıcı kalmamasını artık çoğunlukla sitelerin inşa edilmesine ve burada özel şirketlerin güvenlik görevlilerinin bulunmasına bağlayan Alkan, kömürlü kaloriferler kalktıktan sonra da zaten kapıcı sayısında azalma olduğunu belirtiyor.

Alkan, şimdilerde eski ve genelde yaşlı insanların yaşadığı binalarda kapıcıların olduğunu vurguluyor. Çocuklarınız kapıcı çocuğu olmaktan rahatsızlık duyuyor mu dediğim Alkan, küçük oldukları için bunun farkında olmadıklarını ama ergenliğe gelince problem yapmaya başladıklarını söylüyor. Alkan, 'Lüks bir semtte kapıcılık yapmanın avantajını kullanıyorlar. Okulda Bağdat Caddesi'nde oturuyoruz deyince, 'ne kadar şanslısınız' diyorlarmış. İyi semtlerde kapıcı olmak da havalı' diyor. Apartman sakinlerinin kendilerine çok güvendiklerini söyleyen Alkan, kredi kartlarını, banka cüzdanlarını emanet ettiklerini söylüyor. Alkan apartman sakinlerinin beyaz sabun kokusunu çok sevdikleri için özellikle kullanmasını rica ettiklerini anlatıyor.

En kralı Suna
l

Zeki Ökten'in 1976 yılında çektiği Kapıcılar Kralı filmi bir apartmanı merkeze alarak, farklı bir kapıcı hikayesi anlatır. Filmde başkarakter Seyit (Kemal Sunal) köyden kente göç etmiş, görünüşte saf ama her kılığa giren, her durumu 'parasal' bir değer haline getirmeyi bilen cingöz birisidir. Filmin çekildiği dönemde sıkça çekilen köyden kente göç etmiş, yol-iz bilmez saf kişi değildir o. Yine ezilmekte, insan muamelesi görmemekte ama herkesin 'gizli saklı' işlerini yapıp onların tüm sırlarına vakıf olup, bu işlerden kendi payına düşeni almaktadır. Bu açıdan Seyit dilerseniz henüz emekleme aşamasında olan bir Anadolu Kaplanı'dır. Onun ticari zekâsı, herkes onu yönetiyor sanırken arkadan döndürdüğü işlerde belirir ki zaten sonunda herkesi dize getirip kendi hükümdarlığını ilan eder. Filmin sonu gerçekten de bir 'krallığı' anlatır. Sokak yaşamı ve toplumsal ilişkileri çok net gözlemlenir.