
Arabistan’dan dünyaya hurma satan en büyük şirketlerden biri Türk iş adamı Mehmet Öztürk’e ait. Seksenli yıllarda İstanbul’dan Arabistan’a göçerek hurma ticaretine başlayan Öztürk ilk kez Ramazan ayında Mısır Çarşısı’na hurma göndererek Türkiye'nin iftar sofralarını hurmayla buluşturduğunu söylüyor.
Mehmet Öztürk, hurma dünyasının en büyük şirketlerinden biri olan Mebrum Gıda Dış Tic. A.Ş'nin sahibi. Yıllardır Arabistan'dan dünyaya, özellikle de Türkiye'ye hurma ihraç ediyor. İlk ihracatını 1984'de yapan ve 80'li yıllarda iftar sofralarında 'hurma' olmadığı için 'zeytin' bulunduğunu hatırlatan Öztürk, bugün Türkiye'nin binlerce ton hurma tükettiğini söylüyor. Şaşırtıcı olan ise hurmanın sadece Müslüman ülkelerde değil, tüm dünyada sevilerek yenmesi.
1980 yılında İstanbul'dan Medine'ye taşınan Öztürk, Harem'e gittiğinde herkesin hurma ile iftar ettiğini görüp bundan çok etkilenmiş. Konu gündemine girdikçe yeni bilgileri ve Peygamber Efendimizin hurma ile alakalı hadislerini, dualarını, teşviklerini, övgülerini araştırmış. Medine-i Münevvere'den Türkiye'ye ilk ihracatı 1984 yılında gerçekleştirmiş. Tabi ki Mısır Çarşısı'na. Türkiye'de o dönemde Mısır Çarşısı'ndan başka yerde hurma bulmanın neredeyse imkansız olduğunu söyleyen Öztürk, 1986'da da Almanya'ya, o dönem orada yaşayan Kadir Mısırlıoğlu'na bir konteyner hurma göndermiş. Bu iki ihracat hurmanın cinsi, kalitesi, arz ve talebi konusunda çok sey öğretmiş Öztürk'e. Tecrübeleri ona hurma dünyasının en büyük şirketlerinden biri olacak şirketini kurması sağlamış.
Öztürk, Türkiye'de olduğu gibi, tüm İslam dünyasında da hurmaya özel bir ilgi alaka olduğunu söylüyor. Hurmaya kutsiyet atfetmenin yanlış bir yorumlama olacağını belirten Öztürk, “Bunun yerine Peygamber Efendimiz'in toprağıyla aynı toprakta yetişmiş ürün olan, Medine ve civarında yetişen hurma için bir öncelik bir farkındalık var diyelim. Bu farkındalık hem bizde hem de tüm İslam aleminde var” diyor.
Hurma sadece Müslüman ülkelerde tüketilmiyor, bu lezzetli ürün Arabistan'dan tüm dünyaya yayılmış durumda. Hurmanın Avrupa'da marketlere girmesi ise Türkiye'den yıllar önce olmuş. “1986'da yaptığım Almanya seyahatimde markette Californiya hurmasını görmüş hayret etmiştim. Türkiye'de hurmanın marketlere girmesi 2005-2006 yıllarında oldu” diyen Öztürk meyvenin ticari olarak İngiltere, Avrupa Ülkeleri, Malezya ve Çin'e gittiğini belirtiyor. Dünyada Müslüman olmayan ülkelerde de hurmanın yetiştirilip satıldığını söyleyen Öztürk, Amerika, Afrika'nın bazı Müslüman olmayan bölgeleri, Hindistan gibi ülkelerde hurma yetiştiriciliğinin oldukça fazla olduğunu kaydediyor.
Bir yılda aldığımız yaklaşık 20 bin ton hurmanın 8 bin tonunu Öztürk'ün şirketi ülkemize getiriyor. Piyasada genel olarak Suudi Arabistan, Tunus, Cezayir, Mısır, İran, Irak, İsrail, Ürdün ve Filistin'den gelen hurmaların bulunduğunu söyleyen Öztürk, “Arabistan haricindeki ülkelerde hurma çeşitleri azdır. En fazla 40-50 tür vardır. Suudi Arabistan'da ise bu rakam 400'ün üzerindedir. Türkiye'de de son yıllarda artan hurma ithalatı sayesinde piyasalardaki hurma çeşitleri 10-15'e yaklaştı” diyor.
Piyasada ciddi oranda İsrail hurması olduğunu söyleyen Öztürk, bu ürünlerin GDO'lu olduğu iddialarının da rahatsız edici olduğunu belirterek gerekli mercilerin bunu araştırmasının şart olduğunu vurguluyor. “Türkiye'ye ilk mallar İsrail'den gelmekteydi. Son 4-5 senedir Ürdün ve Filistin'den aynı kalitede hurma geliyor” diyor.
Kuşkusuz hurma alırken aklımıza takılan sorulardan biri de hangisinin daha lezzetli ve kaliteli olduğu. Öztürk'e göre Medine hurması her anlamda 1 numaralı ürün. Medine hurmasının lezzet ve saklama açısından mükkemmel olduğunu vurgulayan Öztürk, hurmanın ne kadar yaş olursa o kadar çabuk bozulduğunu belirtiyor.
Dünyadaki 4 bin yıllık bilinirliliği olan en eski meyvelerden hurmanın lezzetinin yanı sıra sağlık için faydaları da saymakla bitmiyor. İçinde protein bulunan nadir meyvelerdendir. Çöl ikliminde yetişen bu meyve aynı iklim şartlarında yetişemeyen bir çok meyve ve sebzenin yerini doldurmaktadır. Bununla birlikte bu meyvanın ağacı da çok entrasan yapı ve karektere sahiptir. Tepeden budandığı zaman ölen bu ağaç, toprağa yakın bölgesinden, gövdesinden yavru verir.






