Üç boyutlu animasyon filmi Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 23 Nisan'da vizyona girerek adeta çocuklar için bayram hediyesi oldu. Keyifli anlatımı ve göz zevkine hitap eden görselliğiyle dikkat çeken yapım yetişkinlere de keyifli dakikalar vaadediyor. Film sıcak hikâyesinin yardımıyla doğru bildiğimiz ön kabulleri, yöntemleri, alışkanlıkları incelikle sorguluyor, sorgulatıyor.
Bir Viking köyü olan Berk adası üç yüz yıldan beri sık sık ejderha saldırılarına maruz kalmaktadır. Bu nedenle tüm Vikingler küçük yaştan itibaren ejderhalarla savaşmayı öğrenirler. İçlerinden biri bu konuda pek yetenekli olmadığı gibi korunmaya muhtaçtır da: Hıçkıdık. Köyün lideri olan Hıçkıdık'ın babası Zebella, oğlunun çelimsiz yapısı ve beceriksizliğinden utanır. Ancak köyü ejderha probleminden kurtaracak kişi tüm çelimsizliğine rağmen Hıçkıdık'tır.
Köye saldıran ejderhalar, ejderhalara saldıran köy… Ejderhalar köylülere, köylüler ejderhalara zarar veriyorlar. Böyle bir çatışmayla başlıyor Ejderhanı Nasıl Eğitirsin. Bu nedenle filmin başında ejderhalar, hem köylüler hem seyirci için tehlikeli ve zararlı varlıklar olarak görülüyor. Köylülerin ve seyircinin kafasındaki bu önyargıyı silmenin yolu ise Hıçkıdık gibi alışılmışın dışındaki bir karakter yardımıyla oluyor. Hıçkıdık gerek fiziksel gerek zihinsel yapısıyla çevresindeki insanlardan farklı özellikler taşıyor. Başta dezavantaj gibi görünen bu özelliği zamanla avantaja dönüşüyor. Çünkü Hıçkıdık bu sayede olayların dışına çıkabiliyor ve o zamana kadar doğru bilinen kabullerin aslında yanlışlar olduğunu görme becerisi gösteriyor. Böylelikle ne köylülerin ne seyircinin düştüğü hataya düşmüyor.
Filmdeki köylüler ile ejderhaların birbirine yaklaşımını ikili ilişkilerden, aile ilişkilerine, toplumsal ilişkilerden, uluslararası ilişkilere kadar pek çok alana uyarlayabiliriz. Bu açıdan film çocuğundan yetişkinine her birey için önemli mesajlar veriyor. Neden? Çünkü biz insanoğulları çok fazla siz, biz diyoruz. Çünkü çok fazla tanıdık, yabancı diyoruz. Çünkü çok fazla dost, düşman diyoruz. İçinde bulunduğun çevreyi “biz” olarak adlandırıyorsan o grubun dışındakiler “yabancı” olur. Yabancı dediklerini tanımazsan onlardan korkarsın. Bir şeyden korkarsan bir zaman sonra ona “düşman” olursun. Bir düşmana zarar vermek ya da düşmanın sana zarar vermesi ise kuvvetli bir olasılıktır.
Bu siz-biz meselesi tüm dünyada çok canlar yaktı, yakmaya devam ediyor. Bu ülkede çok canlar yaktı, yakmaya devam ediyor. Ama bazılarımız bu hatanın farkına varmış olacak ki, artık “biz-siz” demek yerine sadece “biz” diyor. İşte böyle bir süreçte Hıçkıdık bizler için iyi bir örnek. Hıçkıdık'ın ejderha Dişsiz ile iletişim kurma yolunda gösterdiği çaba, onunla aynı dili konuşma çabalarına bir bakmak lazım. Özellikle Hışkıdık'ın, Dişsiz'in ağzından çıkan balığı yediği sahnede yabancı olanı tanımanın, anlamanın nasıl mümkün olacağını etkili ve sıcak bir dille anlatıyor.
Ejderhanı Nasıl Eğitirsin toplumsal meseleleri masaya yatıran, politik bir film değil. Seyirciye hoş vakit geçirtirken beraberinde yapıcı mesajlar veren hoş bir film sadece. Ama böyle olması filmden bir ders çıkarmamıza mani olmamalı. Bu nedenle filmi sadece çocuklar ya da eğlenmek isteyenlere değil, politikacılara da tavsiye ediyoruz. “Siz-biz” ifadelerini çok sık kullanan, içinde bulundukları toplumla iletişim kurma becerisi gösteremeyen politikacıların Hıçkıdık'tan öğrenecekleri çok şey olduğunu düşünüyoruz. Maksatlı yazılmış bir replik olduğu gözden kaçacak gibi değil.
Göze sıcak görünen ve kaliteli görsel tasvirler,
Eğlenceli ve akıcı senaryosu
keyifli vakit geçirmek için…
Güzel bir bahar gününü sinemada geçirmemek için…
Ejderhanı Nasıl Eğitirsin, Cressida Cowell'in “Korkunç Gıcık III. Hıçkıdık” dizisinin ilk kitabından beyazperdeye aktarıldı. Filmde Ejderha gibi ehlileştirilmesi güç bir figür ve Vikingler gibi savaşçı bir toplumun bir arada kullanılması, verdiği barış mesajını pekiştirme noktasında önemli işleve sahipler.
Yönetmen: Dean Deblois, Chris Sanders
Yapımcı : Bonnie Arnold
Senaryo: Cressida Cowell, Dean Deblois
Tür: Animasyon
Yapım: ABD 2010






