Yavaş ol ruhunu yakala

Yeni Şafak
Harun Karaburç
04:002/04/2017, Pazar
G: 3/04/2017, Pazartesi
Yeni Şafak
Sakarya
Sakarya

Hava güzel, tam gezmelik. Şehrin gürültüsünü arkamızda bırakıp en azından bir hafta sonu sakin, sessiz bir yer bulsak ne güzel olur? diyorsanız bu haber tam size göre. Çünkü dünya listesine giren ‘sakin şehir’ler arasında ülkemizden tam 14 adres var. İçlerinden 10 tanesini sizler için seçtik. Siz de kendinize en yakın adrese doğru yola çıkabilirsiniz.

“Ah, kimselerin vakti yok/ durup ince şeyleri anlamaya”

Gülten Akın'ın bu dizileri yazmasının ardından yıllar geçti. Durup yavaşlamak bir yana hızımıza hız kattık. İş, para gibi maddi şeyler için koşturmacamız arttıkça sevdiklerimize ayırdığımız vakitler azalmaya başladı. Kaçımız en son dostlarıyla uzun uzun sohbet ettiğini hatırlıyor? Hepimiz iş çıkışı birer kahve içelim yalanlarıyla birbirimizi geçiştiriyoruz. Tanıdığım biri buna 'metropol yalanı' diyor. Hem hangi dostluk, hangi arkadaşlık iş çıkışı bir saatlik -onun da yarısı telefona bakarak geçiyor- oturmayla geçiştirilir? Çok bilindik bir hikaye var: Meksika’da Inka tapınaklarına giderken beyazlara rehberlik eden bir Kızılderili yolun yarısında birden durur. Beyazlar neden durduğunu sorduğunda “Çok hızlı ilerledik, ruhumuz geride kaldı. Onu bekliyoruz” der. Cittaslow da insanları yavaş yaşamaya davet ediyor. “Dostlarına vakit ayır, sakin yaşa, meyveyi dalından ‘goparıp’ ye” diyor. Tıpkı beyazlara rehberlik eden o Kızılderili gibi hepimizi ruhumuzu dinleme, tefekküre davet ediyor.

ROTANIZI SAKİNLİĞE ÇEVİRİN

“Yavaş şehir” hikayesinin başına dönersek hikaye şöyle başlıyor: Hızın pek de iyi bir şey olmadığını düşünmekle kalmayıp harekete geçen İtalyanlar 1999'da Cittaslow akımını Greve in Chianti kentinde başlatıyor. Ve bu akım kısa sürede bütün dünyaya yayılıyor. Türkiye'de “yavaş şehir” ünvanını almış tam 14 adres var. İlk Cittaslow şehrimiz Seferihisar, 2009 yılında kuruluşa kabul ediliyor. Havalar ısınmaya başlamışken belki birkaç günlüğüne size yakın bir yerlerde bulunan bu şehirleri ziyaret etmek istersiniz diye 14 şehirden 10 tanesini sizin için derledik: Seferihisar, Gökçeada, Yenipazar, Yalvaç, Taraklı, Halfeti, Perşembe, Şavşat, Göynük, Gerze.

HEDEF TURİZM DEĞİL

14 şehirlik turumuza Seferihisar ile başlıyoruz. İlçenin belediye başkanı Tunç Soyer, yavaş şehrin amacını “Cittaslow’un temel taşlarını oluşturmak, yerel tohumları koruyarak yöresel lezzetleri gün ışığına çıkararak yerel üreticilerin söz hakkına sahip olması konusunda destek olarak ve kenti markalaştırarak mümkündür. Bu temel taşları oluşturan kurallar kentlerin felsefesini değiştirmekte ve turizmin cazibe merkezi olması hedefi yerine kentin gerçek ruhunu, değerlerinin ne oldukları konusunda yerel halka ve ziyaretçilere farkındalık yaratmaktadır” sözleriyle özetliyor.

MODA DEĞİL FELSEFE

Soyer, yavaş şehir hızlı şehir arasındaki farkı da şöyle anlatıyor: “Küresel boyutta etki eden birçok zararlı etmen, yüzyıllardır yaşam alanlarımızı işgal etmiş durumda. Bu işgal büyük kentlerden başlayarak kırsal alanlara yayılmakta ve gelecek nesillerimizin sosyal, kültürel ve çevresel boyutlarda zarar görmesine neden olmaktadır. Bu işgalin en somut göstergeleri hız ve büyüklük tutkusudur. Yavaş yaşam hız ve büyüklük yerine yavaşlık ve yerelliği koymaktadır.” Cittaslow'u gelip geçici bir trend olarak görmeyen Soyer, “Cittaslow bir ‘moda’ değil arkasında sağlam bir felsefe olan kentin doğal zenginliklerini ve tarihsel birikimini en büyük hazinesi olarak gören uzun soluklu bir yaşam tarzıdır” diyor.

Termal şehir olacak

En son Göynük katıldı Cittaslow ağına. Göynük hakkında bilgi veren belediye başkanı Kemal Kazan, “Göynük'e yılda 500 binin üzerinde turist geldiğini tahmin ediyoruz. Sadece Mayıs ayının 3. haftasonu yapılan Akşemsettin Hz Anma Etkinliklerine 50 bin civarında turist geliyor. Tarihi İpekyolu' nda bulunan İlçemize İnanç turizminin yanı sıra günübirlikçi turlardan gelen turistler çoğunluktadır. Daha önceki yıllarda sadece Bolulu hemşerilerimizin ve çevre illerden gelen misafirlerimizin ziyaret ettiği Göynük, artık tur güzergahlarında yer alıyor. Yabancı turist sayımız çok fazla değil daha çok yerli turist gelmektedir. Şubat ayının başında aldığımız sertifikamızın duyulması sayesinde daha şimdiden ilçemiz turizminde bir hareketlilik sağlanmıştır. Cittaslow olmak, uluslararası Cittaslow Birliği’ne üye olmak, bizim için çok önemli. Bu felsefenin Göynük’e katacaklarıyla sahip olduğumuz potansiyeli daha da iyi değerlendireceğimize, uluslararası platformda oluşturacağımız strateji ile tanınırlığımızın artacağına yürekten inanıyoruz” diyor. Tarih, kültür, doğa ve inanç turizminin yanı sıra Göynük önümüzdeki dönemde sağlık turizmine de aday. Mevcut potansiyelini en iyi şekilde değerlendirerek termal şehir olma yolunda.

Dünyanın en büyük batığı Halfeti’de

Halfeti 2013'ten beri Cittaslow ağına üye. Halfeti'nin Cittaslow seçilmesinin en büyük nedenini “görkemli saklı/gizli kalınmışlık” sözüyle açıklayan Halfeti temsilcisi Nihat Özdal, yerli kültürün yaşatılmasıyla ilgili şu örnekleri veriyor: “Halfeti'de gül kültürünün korunması ve yaşatılması için yapılan çalışmalar, Halfeti Evleri ile ilgili araştırma ve koruma çalışmaları, mutfağımızda çok özgün yeri olan etli meyve yemekleri ile ilgili başlattığımız Meyve Yemekleri Festivali.” Halfetiye yılda 100 bine yakın turist geldiğini söyleyen Özdal, “Yerli turistler yoğunlukta. Pek çok tur şirketinin Güneydoğu turlarının en özel güzergahı Halfeti. Türkiye iç sularında en fazla tekne Halfeti'de ve kentin yarımlığının kattığı büyü, kanyonlar arasında düşsel köylere yapılan yolculuklar çok ilgi görüyor. Dünyanın çok farklı ülkelerinden de Halfeti'ye gelenler var. Özellikle kuş gözlemi, dalış gibi aktivitelerde Halfeti özel bir konumda. Afrika’dan Avrupa'ya olan kuş göç yolunu bir otoban kabul edersek Halfeti kuşların bu yoldaki en özel dinlenme tesisi. Dalış ile ilgili ise dünyanın en büyük batığı Halfeti'de diyebiliriz. Dünya'da bir camiye ve kiliseye sadece Halfeti'de dalabilirsiniz” diyor.

Medeniyete uzağız diye üzülürdük

Yenipazar, Aydın- Denizli karayoluna 8 kilometre uzakta bir ilçe. Bu 8 kilometrenin başlarda kendileri için dezevantaj gibi gözüktüğünü söyleyen Yenipazar’ın Cittaslow temsilcisi Sevil Terzioğlu “Yatırım açısından Yenipazar’ın gelişmediğini düşünürdük. Ama Cittaslow için başvurunca bu durumun avantaj olduğunu gördük. Yenipazar kendi yerel lezzetlerini, kültürünü koruyabilmiş bir şehir. Cittaslow sayesinde ulusal ve uluslararası görünürlüğümüz arttı. ‘Salyangoz Takipçisi’ dediğimiz yavaş şehir takipçileri sayımız arttı. Yenipazar’a Cittaslow olmadan önce yılda bin civarında turist geliyordu. 2011’de 5 bin sonra 6-7 bin artarak devam etti. Konaklama imkanımız yok. Günübirlik turlar yapılıyor. İstanbul’da apartmanda birbirine selam vermeyen komşular varken burada herkesin birbirini tanıyor olması bizim için yeni bir kavram değil ama nostaljik geliyor insanlara. Ben hala babaannemin tarifleriyle yemek yapıyorum” diyor.

En çok turisti Yason Kilisesi çekiyor

Ordu'nun Perşembe ilçesi 2012 yılından beri Cittaslow üyesi. İlçenin Cittaslow temsilcisi Nedim Saka, “Çok büyük turizm yatırımlarımız yok ama Cittaslow olduktan sonra sahil şeridinde restoranların sayısı arttı. Oteller yapılmaya başlandı. En azından dünya çapında bilinir bir şehir olduk. Geçen haftalarda çocuk meclisini açtık. Orada 8-15 yaş arasındaki gençlere organik tarım, folklor, bisiklet kursları vereceğiz. Perşembe'de zaten organik tarım yapılıyor. Biz hiç ilaç kullanmayız” diyor. Ordu'nun yedi tane görülmesi gereken turizm envanterinden biri Yason Kilisesi diğeri de Hoynat Adası. Perşembe'de de en çok buralar tursit çekiyor.

İlk ve tek Citatslow adası:Gökçeada

Gökçeada’nın doğal güzelliklerinin yanında birçok farklı kültüre ev sahipliği yapan dünyadaki ilk ve tek Cittaslow adası olduğunu söyleyen temsilci İpek Dağınık, adada neler yapılacağıyla ilgili şu bilgileri verdi: “Farklı kültürlerin kaynaşmasından dolayı oluşan kendine has dokusu ve ruhu olan Gökçeada ‘da ezan sesiyle çan sesini peşpeşe duymanın yanında, bir Rum kahvesinde Zeki Müren dinlerken köyün papazının Ferdi Tayfur dinlediğine de şahit olabilirsiniz. Gökçeada’da Rum köylerinin sokaklarında ve köy kahvelerinde keyifli zaman geçirip tarihin bir parçası olmanın yanında, denize girebileceğiniz harika kumsallarıyla beraber scuba diving, cycling, trekking, rüzgar sörfü, kite sörf ve hiking gibi aktivitelerde de bulunabilirsiniz. Earth Market’te (yerel üretici pazarı) ve ayrıca pazar pazarında yerel halkın ürettiği doğal el yapımı ürünlere ulaşabilmeniz de mümkün.”

Fotoğrafçıların uğrak noktası

Taraklı’yı hepimiz birkaç yıl önce bir reklam filminde tanıdık. 2011 yılında Cittaslow ağına katılan Taraklı’yı Şahin Akı temsil ediyor. Cittaslow’un küçük kentlerde turizmi artırmaya yönelik bir oluşum olmadığını aslında kendi gelenek ve göreneklerini koruyarak dünya sahnesinde yer almayı hedefleyen bir proje olduğunu hatırlatan Akı, “Taraklı’daki termal alanlar yatırıma dönüşmeye başladı. Yerli turist arttı. Taraklı’yı ön plana çıkaran 2005- 2011 arasında yapılan restorasyon çalışmalarıydı. Kaşıkçılık, Taraklı’ya adını veren şimşir tarak yapımı tekrar ön plana çıkmaya başladı. Taraklı bez dokuması yaygınlaştı. Taraklı en çok da fotoğrafçıların uğrak mekanlarından biri oldu. Taraklı, İstanbul ve Ankara şehirlerine çok yakın. Merkezde tarihi evler var, aşağı yukarı 115 tane. Bazılarını belediye konağa dönüştürdü, kahvaltı ve yemek yenilebiliyor. Ev sahiplerinin de pansiyona çevirdiği evler var” diyor.

Felsefemiz mutlu olmak

Şavşat, 2015’ten beri resmi olarak sakin bir şehir. Ben bir kere gittim, gerçekten de öyle. Şavşat Belediye Başkanı Ahmet Sinan Öztürk, “Felsefesi turizm zengini olmak değil mutlu olmak olan sakin şehirler büyük kentlerin yorucu temposundan kaçanların sığınabilecekleri bir liman olarak kabul edildiğinden bu şehirler ağırlıklı olarak doğa temelli sürdürülebilir turizme yönelip yerel halkla bütünleşmeyi içeren ürünler sunmaktadır” diyor. Öztürk, Cittaslow’dan sonra yerli ve yabancı ziyaretçi sayısındaki artışı olumlu olarak gözlemlediklerini ve özellikle yaz aylarında % 40 oranında bir artış olduğunu söylüyor. Şavşat sağlık, av, dağ, kış, foto safari ve yeşil turlar kapsamına elverişli.

İnanç turizminin durağı

Yalvaç, tarihi, kültürel ve doğal değerlerin her üçüne de sahip olan ender kentler arasında. Kentin tarih yönünü antik dönemde Pisidya bölgesine başkentlik yapacak kadar önemli olan 67 hektarlık bir alan üzerinde kurulu Antiokheia antik kenti oluşturuyor. Kültürel yönünü, ahşap dokulu iyi korunmuş Selçuklular’dan bugüne eski Yalvaç evlerinin bulunduğu sokaklar ve kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarını inatla yaşatma çabasını sürdüren keçeci, derici, at arabacısı, nalbant ve saraçları yaşatıyor. Kentin doğal güzelliklerini ise Eğirdir gölünün bir bölümü olan eşsiz güzellikteki Hoyran gölü ve çevresinde yaşarsınız. Bir diğer önemli konu ise Yalvaç’ın inanç turizmi duraklarından olması. Hristiyanlık için önemli bir karakter olan St. Paul Hristiyanlık dinin Anadolu’daki ilk vaazını Yalvaç’ta vermesinden dolayı bir hac merkezi konumunda.


200'den fazla kelebek çeşidi yaşıyor

Gerze Belediye Başkanı Osman Belovacıklı, “İlçemiz sınırları içerisinde, ülkemiz 400 çeşit kelebek türünün yarısından fazlasının yaşadığı Sorkun Şelaleri floryası ve Türkiye’de yamaç paraşütünde kalktığınız yerden yine aynı yere dönebilme imkanı veren tek tepe olan Yelkentepe gibi henüz adı çok duyulmayan fakat doğanın eşsiz güzelliğine sahip pek çok alternatif turizm alanları bulunmaktadır. Önceliğimiz, bu gibi alanların tanıtımını yapmak üzerine. Bununla birlikte, ilçemizde gelenekselleşen kültür ve sanat festivali, uluslararası tiyatro festivali ve yağlı güreşler pek çok yerli ve yabancı turistin ilgisini çekmekte. Gerze’yi bir cazibe merkezi kılan etmen eşsiz doğası ve onun sunduğu yaylaları, orman treking parkurları, keşfedilmeyi bekleyen yüzlerce irili ufaklı şelaleleri, masmavi denizi ve tertemiz havasıdır” diyor.


#Gerze
#Osman Belovacıklı