İnsan kime benzer suya bak

Yusuf Genç
00:0029/01/2014, Çarşamba
G: 27/01/2014, Pazartesi
Yeni Şafak
İnsan kime benzer suya bak
İnsan kime benzer suya bak

Genç şair Dursun Güzel'in ilk kitabı Bakılmış Su, kitapçı raflarında yerini aldı. Güzel, kitabının hikayesini 'Apartmanlar gökte kayıp / İnsan kime benzer suya bak' mısrasıyla özetliyor.

Dursun Güzel 1990 doğumlu genç bir şair. İlk şiir kitabı Bakılmış Su, Şule Yayınları arasından çıktı. Şiirlerini Karatabak Dergisi'nde yayınlayan Güzel'le kitabını konuştuk.

İlk kitabın çıktı hayırlı olsun. Şiirle ilişkinden bahsedelim. Şiirin karşısına ne zaman çıktın, şiirlerinin kitaplaşması nasıl oldu?

Şiirle ilişkimden başlayacaksak, karşısına çıktığımı söylemek iddialı olabilir. Kendimi şiirin peşinden koşan biri olarak gördüğümü söyleyebilirim sadece. Günün birinde radyo antenimin bir sese çarpmasıyla başladı hikâyem. Yazarlığa ilişkin kuralların, ipuçlarının anlatıldığı adlı bir programdı bu. Birkaç hafta geçmeden şiirlerimden birini müstearla programa gönderdim. Tabii ilk netice hüsrandı. Bir zaman sonra, programı dinlemeye devam ettikçe elimdeki eski şiirler azalmaya başladı ve ardından hepsini imha ettim. Bu sırada okumalar yapıyor ve bekleyerek, sabırla yazmaya çaba gösteriyordum. Bu durum beş sene kadar böylece devam ettikten sonra, hocamın da üzerimdeki büyük emeği neticesinde şiirlerim iki kapak arasına giriverdi.

İdeal on bir'in ya da yedi güzel adam'ın kimler?

Şiir yazmak için şairlere ihtiyacınız vardır. Ne yazdığınızı kütüphanenizdeki kitaplar size söyleyebilir. İdeal on bir sayamam lakin teknik direktörlerim kimlerdi söyleyebilirim. Turgut Uyar'ın Büyük Saat'i çok yardımcı olmuştur bana. Birçok genç şairin başına dert açan İsmet Özel'i de sayabilirim. Karakoç'u, Zarifoğlu'nu, Cansever'i demezsem yazdıklarımı inkâr etmiş olurum. Bu isimlerin hepsi, sizi açlığa sürüklüyor aslında. Vahşi bir açlık değil bu! Acz içindesiniz, muhtaçsınız, biraz ölüsünüz, zayıflığınızı hatırlamalısınız…

Kuşağının şairlerini takip ediyorsundur. Kimler var etrafta takip ettiğin?

En büyük takip alanım şüphesiz ki edebiyat dergileri. Kimler meyve vermiş, kimler filizleniyor, bu dönemin şairleri neyi nasıl söylüyor bunun için dergiler öncelikli kaynağım. Karabatak dergisinde çıkan şiirleri büyük bir ilgiyle takip ediyorum. Meryem Kılıç, Sümeyra Yaman, Kamil Remzi Cin, Şafak Çelik, Çayan Özvaran gibi aklıma ilk gelen isimlerin şiirlerini merakla beklediğimi söyleyebilirim. Tabii bu isimlerin dışında, takipte olduğum son dönem edebiyatımızın önemli şairleri de var. Ayşe Sevim, Hüseyin Akın, Ahmet Murat, Celâl Fedai ve Cevdet Karal şu an için ilk aklıma gelenler.

Yalnızlık, bekleyiş, sessizlik… Fazla kasvet değil mi?

Şiirin en çok naz ettiği ân şüphesiz ki o ilk mısradır. Eşelemek için bir sızıntı arayıp dururuz. Keşfedilmiş kaynakların hiçbiri susuzluğumuzu gidermez. Onlar sadece yakınlarda yeni bir kaynağın olabileceğini işaret eder. Bu minvalde saydığınız kelimelerin bana kasvetten ziyade dinlemeyi çağrıştırdığını söyleyebilirim.

Kabil'in oğulları
Kabil'in oğulları okuyacak bu şiirleri, kitabın son dört şiiri Kabil, geriye kalanlar nedir?

Bu şiirlerdeki endişem Kabil'i iyi göstermek değil, aksine yüzleşmeye çalışmak. Bizler seçimlerimizle insan olabildiğimiz gibi, pişmanlık duyabildiğimiz kadar da insan kalabiliyoruz. Kabil hem kanımızı döken, hem kanını taşıdığımız bir varlık. Evet, ben de Kabil'in oğullarından biri olduğum için Habil ismini hiç kullanmadım bu şiirlerde. Kendimi ondan taraf görüp mazeretler üretmeyeyim istedim. Taraf olunca nefret ettiğiniz şeye dâhil olamıyorsunuz çünkü. Böyle olunca da kim olduğunuzun, ne yapmanız gerektiğinin farkına varamıyorsunuz.