6.Dini Yayınlar Kongresi'nde konuşan Prof.Dr. Alaaddin Karaca, romanın modernizmin ürünü olduğunu hatırlatarak, 'Aklın rehberliğinde ilerleyen bir türdür roman. Hatta dine karşı bir türdür' dedi.
İslam, Sanat ve Estetik Kongresi'nin ikinci gün oturumuna İslam ve Edebiyat konuşmaları damgasını vurdu. 'İslam ahlakına göre sanat güzelliği anlatmaya memurdur. Güzellikleri anlatan bir sanatkâr, dünya sahnesindeki çirkinlikleri gösterecek mi?' diye soran Prof.Dr. Alaaddin Karaca, 'Eğer gösterecekse hani sanat güzelliklere amade idi? Öyleyse cinayet, pornografi, diğer kötülük sahneleri nedir? Ne yazık ki bugün roman, öykü, sinema bunu anlatmaktadır' şeklinde konuştu.
İslam estetiğinin, İslam estetiğinin zirve örneklerinden takip edilebileceğini belirten Karaca, geçmişle bugün arasındaki edebi ürün farkını şöyle açıkladı: 'Mesela İslam bakışıyla yazılmış Leyla ile Mecnun'da intihar yok, yasak aşk yok, pornografi yoktur. Hüsn-ü Aşk'da da, diğer tüm zirve ürünlerde de bu böyledir. Bugünün sanatçının uyması gereken estetik ilke budur.'
Karaca söylerini şöyle sürdürdü: 'Nefsani bakışla değil, Mecnunvari bakışla dünyaya ve hayata bakmalı. Hayata aşk ile bakmak, deklanşöre aşk ile basmak, insanın macerasını aşkla anlatmak gerekir. Teşhir değil, çünkü teşhir adi bir bakıştır. Teşhirde derinlik yok, gayret yok, soyutlama yok.'
Romanın modernizmin ürünü olduğunu hatırlatan Karaca, 'Aklın rehberliğinde yürüyen bir türdür roman. Dünyaya bağlı. Dine ve tasavvufa da mesafelidir. Hatta dine karşı bir türdür. Roman sanatının günümüzde en önemli sorunu budur. Tanzimat'tan beri Türk romanı realist suretlerin peşinde çatışmaların peşindedir. Nefsane bakışla yoğrulmuştur' dedi.
Hidayet Romanları, adı verilen roman türüne de temas eden Karaca, popüler bir dil üreten bir tür olarak tanımladığı Hidayet Romanları'nın estetik endişeyi gözardı ettiğine de temas etti. Bu türün Müslüman hassasiyetine sahip yazarlarca da eleştirildiğini hatırlatarak, bu türün kalıcı ve sahici olmadığını, olamadığını belirtti.
Prof.Dr. Alaaddin Karaca, 'Cumhuriyetten sonra özellikle Türk romanında din karşıtı bir söylemin daha da sertleştiği görülmüştür. Din karşıtı söyleme cumhuriyet döneminde ilk tepkiyi 1943'te çıkardığı Büyük Doğu'suyla Necip Fazıl verir''diye konuştu.
Sezai Karakoç'un İslam edebiyatının günümüzde en iyi temsilcisi olduğunu belirten Karaca, 'İslam edebiyat tarihinde adeta iğneyle kazı kazarak, İslam edebiyatının estetik ürünlerini gün yüzüne çıkarmıştır'dedi.







