Yazarlar Gömleğini ütüleyin

Gömleğini ütüleyin!..

Hüsamettin Acar
Hüsamettin Acar Gazete Yazarı

Aslan kurdu, kurt kuzuyu, domuz tilkiyi, tilki tavuğu, tavuk örümceği, örümcek sineği... midesine indirmeye çalışırken, gücü yeten, yetmeyen doğadaki birçok yaratık da ağızları sulanarak bekliyor. Belki fazlasına bir et parçası, biraz kemik veya sakatat kapmak için...

Yer yüzünü yaşanılmaz kılan zalimler, yaşamlarını aldatma ve hile üzerine kuranlar, insanlık adına her türlü kötülüğü yapanlar ve hatta yerde sürünen bir kara böcek nefes alıyor da; dünyalar iyisi Rıdvan Yelekçi, nefesini tutmuş; "Sessiz Gemi" misali üç boyutlu bir idraki tamamlamak için bir başka dünyaya doğru yelken açıyor.

Basın dünyasında öylesine yağdanlıklar, sporcu artıkları bir köşe, bir yer kaparken, gerçek basın emekçisi Rıdvan ağabeyi mesleğin dışına iten zihniyet utansın!

Ki, beyefendiliği ve dürüstlüğü ile de tanınan dünyalar iyisi Rıdvan ağabey aynı zamanda TSYD''nin kurucularından, TGC''nin geçmiş yıllardaki Genel Sekreteri, yıllardır birçok büyük gazetede yazarlık ve yöneticilik yapmış...

Futbolcu eskisi ya da eli-ayağı düzgün bir bayansan, basın dünyasında bütün kapılar açılır sana. Mesleğin çile''sini çekmiş Yelekçi''lere de kapı gösterilir usulca... Bu dünya böyle!

Hayır! Bu böyle olmamalıydı!

Türkiye gibi basın dünyası da rayından çıkmış, bir yerlere gidiyor ama bu gidiş nereye?

Son bir yıldır kendi dünyasına kapanan Yelekçi ağabeyimizi bir kaç vefalı dostun dışında arayan yoktu. O Yelekçi ki, varını-yoğunu, pençesine düştüğü hastalığı yenmek için kullandı; yoksul ve yorgun düştü.

Yaşlı ve kırgın yüreği daha fazla dayanamadı...

Önceki gün O''nu evindeki telefondan boş yere aramışım. Meğer, buruk sesi yerine "vuslat" haberini alacakmışım!

Öğle vakti güneş, İstanbul''u kasıp kavururken, Kulaksız Mezarlığı''na yorgun bir beden düştü.

Mürekkebi kurumuş kalemi, ceket cebinde,

Belki bir yıldır, yazmayı bekliyor!

Hiç eksik etmediği kravatı ve ütülü gömleği...

Besbelli yorulmuş, hemen uyudu!..

Doğruldu yerinden yaşlı bir ölü;

Tanıyordu, biliyordu geleni,

Örttü üstünü...

"Madem ki, sevdikleri burada yok... Bu yorgun adam bize emanet..."

İleride yatan başka bir ölü,

Seslendi yavaşça:

"Gömleğini usulca çıkarın, ütüsü bozulmasın... Bunun yarını da var elbet!..."

Ey güzel Allah''ım, biliriz; yarattığın güneş kadar cömertsin. Hiç olmazsa, kuluna Cennet, sevenlerine de sabır ver...

Yelekçi ailesini Necip Fazıl''ın anlamlı dizeleri ile teselli etmek istiyorum:

"Ölüm güzel şeydir, Budur öteden haber...

Hiç güzel olmasaydı, Ölür müydü peygamber?.."

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.