SU

Mustafa Kutlu
Mustafa Kutlu Gazete Yazarı

Bazı şeyler dünyamızda o kadar çok ki; bunların tükenmeyeceğini, kirlenmeyeceğini sanıyoruz. Hayatın kaynağı olan su, hava ve toprak bu unsurlardandır. Eskiler bunlara ateşi ilave ederek “anâsır-ı erbaa” adını vermişlerdir.

İnsanoğlu Hakk''ın varlığını inkar edip, öteki dünyayı ve hesap gününü unutunca bu unsurlara saldırdı. Havayı ve toprağı zehirledi, suyu neredeyse kuruttu. İnanılmaz şey bütün bunlar son yüzyıl içinde olup-bitti. Şurasını unutmayalım dünyanın en vahşi iki savaşı da bu yüzyıl içinde yapıldı. Sadece II. Dünya Savaşı''nda 70-80 milyon insan öldü.

Eski insanlar suyu kutsal saymış ve ona büyük saygı duymuşlardır. Bugün hâlâ başta Hindistan''daki Ganj ırmağı olmak üzere yeryüzünde kutsal bilinen sular vardır. Müslümanlar için Kâbe''deki “Zemzem” böyledir.

Şamanist Altay ve Yenisey Türkleri suya karşı ilahiler okurlardı. Dede Korkut Hikâyeleri''nde de bu saygı görülmektedir.

Çağnam çağnam kayalardan çıkan su

Büyük büyük ağaç gemileri oynatan su

Hasan ile Hüseyin''in hasreti su

Bağ ile bostanın ziyneti su

Ayşe ile Fatma''nın nikâhı su

Şahbaz atlar içtiği su

Ak koyunlar gelip çevresinde yattığı su

Başkurt''lar da bir kız bir eve gelin gittiğinde kadınlar tarafından köy yakınlarındaki bir ırmak kenarına gidilir; su geline, gelin suya gösterilir. Gelinin süslerinden bir parça koparılarak suya atılır ki buna “su gösterme” denmektedir. (Şairler ve sinemacılar için harika bir merasim). Acaba neye delalet ediyor? Su gibi güzel, su gibi temiz ve aziz, su gibi ömrün uzun olsun demek mi?

Kuran-ı Kerim''de pek çok ayette geçer. Bunlardan biri: “O öyle bir yaratıcıdır ki gökleri ve yeri altı günde yarattı. Ve Arş-ı su üzerinde idi (Hûd-7)”. Bir başka âyet: “Biz her şeyi sudan yarattık (Enbiya-30)”.

Fıkıhta “sular bahsi” uzun ve önemli bir konudur. Özellikle hangi suların temiz olduğu üzerinde durulur. Yağmur, kar, dolu, deniz, dere, göl, kuyu, pınar gibi tabii sular “mutlak” sulardır. Meyve suyu, gül, çiçek, et vb. suları “mukayyed” sulardır. Suyun temiz olması için esas olarak renk, koku, tat ve şeffaflık (akıcılık) vasıflarının değişmemiş olması lazımdır.

Tasavvufta su, marifet, ilahi feyiz, vücut, zat isimlerin ve mazharların mazharı olan kâmil nefis, külli akıl, ruh-ı azam gibi mânalar taşır.

Eski edebiyatımızda su ekmekle birlikte kullanılır. Cömertliğin sembolüdür. Eskiler kendilerine su verildiğinde bardağı iade ederken suyu veren kişiye “Su gibi aziz olasın” derlerdi. Aziz bildiğiniz gibi yüce, kıymetli, mukaddes demektir.

Eski edebiyatımızda Fuzulî''nin Hz. Peygamber''e duyduğu derin saygı ve sevgiyi dile getirdiği “Su kasidesi” çok meşhur olmuştur. Bu kasideden iki beyit:

Hak-i pâyine yetem der ömürlerdir muttasıl

Başını taştan taşa vurup gezer âvâre su

Zerre zerre hâk-i dergâhına ister sala yol

Dönmez ol dergâhtan ger ola pâre pâre su

Su dağıtmak, Kâbe''ye su götürmek, çeşme ve sebil yaptırmak önemli hayır işlerindendir.

Günümüzde en önemli mesele giderek azalan içme suyunu muhafaza edebilmekltir. İklim bilimciler önümüzdeki 25-50 yıl içinde dünyanın büyük bir “su krizi” yaşayacağını haber veriyorlar.

Eskiden şehirlerde su şebekesi evlere kadar uzanmadığından her hane ihtiyacı kadar su alır ve sarf ederdi. Küpler, kazanlar, mahzenler buna tahsis edilmişti. Şimdi musluğu açıyorsun akıyor su. Oh ne âlâ! Kullan kullanabildiğin kadar. Gir duşun altına bir saat kal orada.

Bu su israfı bizi bitirecek.

Zaten büyük ırmaklarımız, içinde yüzdüğümüz dereler, göller, hatta denizler öyle kirlendi ki; tarımda dahi kullanılamaz hale geldi. Görmek isteyenler Ergene''ye, Sakarya''ya, Menderes''e, Gediz''e baksın. Su yerine simsiyah zehir akıyor. Sebebi evsel atıklar ve bilhassa sanayi atıklarıdır. Efendim “arıtma” yapılsın. Yapılsın ama kâfi değil. Hava da zehirli. Avrupa''da o kadar temiz, ve berrak göller var ki, insan bakmaya kıyamıyor. Ama içinde bakteri dahi yaşamıyor. Sebep. Sebep asit yağmurları.

Bu zehirli yağmurlar toprakta emilerek içme suyumuza katılıyor. Yani kısacası sanayinin sağladığı konfor biz ağır ağır ölüme götürüyor.

Bir bardak su içtiğinizde, içmeden önce ona iyice bakın. Mübarek bir şey olduğunu düşünün. İçtikten sonra Yaradan''a hamdedin.

Ve suyun kıymetini bilin.

Eskiler biliyordu, yukarıda anlattık.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.