İngiltere’nin yeni başbakanı ve dışişleri bakanı, geçen haftalarda İsrail’in Batı Şeria’daki gayrimeşru yerleşimlerine yaptırım kararını açıklamışlardı. Onların konuyla ilgili konuşmalarında İşçi Partisi’nin siyonist İsrail’le ilgili yeni bir tutumu dikkati çekiyordu. İngiltere’nin işgal altındaki Batı Şeria’daki yerleşim kolonilerine yaptırım kararı, en azından 7 Ekim 2023’ten sonra işlenen suçlarla kıyaslandığında son derece sembolikti. Hatta gayrimeşru yerleşimlerle ilgili yaptırım kararı hemen uygulanmayacak, dokuz ay sonra başlatılacaktı. Üstelik yeni başbakan ve dışişleri bakanı İsrail’in savaş suçlarıyla ilgili herhangi bir adım atılmayacağını, İsrail’i himayeye devam edeceklerini yeniden ilan ettiler. Buna rağmen İsrail’in tepkisi gecikmedi ve İngiltere ile İsrail arasında diplomatik krize dönüşebilecek olaylar yaşandı. Bu hadiseler çoğu kimsede kafa karışıklığına yol açtı. Böylelikle İngiltere’nin yapmak istediği şeyle ilgili farklı yorumlar yapıldı.
İngiltere, Ekim 2023’te başlayan İsrail’in yeni saldırganlığını en başından itibaren destekledi. Hatta destek olmak bir yana diğer emperyalist ülkelerle birlikte soykırım suçuna fiilen dâhil oldu. Ama buna rağmen Gazze’de bir adım ileri gidemediler. Siyonist İngilizler de İsrailliler gibi Filistinliler teslim olmadıkça çılgına döndü ve daha fazla saldırganlaştılar. İsrail’in kendi başına Gazze’ye yönelik saldırıları, Batı Şeria’daki yayılmacı yerleşimciliği ve Doğu Kudüs’te tarihî mekânları işgal etme projesini sürdüremeyeceği zaten biliniyordu ve bu son dönemde bu gerçeği bütün dünya gördü. Dolayısıyla siyonizmden kaynaklanan bütün suçlar, İngiltere’nin de üzerine yapıştı.
Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi, İsrail’in suçlarına aleni olarak iştirak etti. İsrail, bir İngiliz kolonisiydi ve her ne olursa olsun onu himaye etmek istiyorlardı. İngiltere’nin üzerine yapışan suçları temizleyebilmesi neredeyse imkânsız hâle geldi. Dünya artık 1920’lerin dünyası değil. 7 Ekim 2023’ten sonra ideolojik olarak da kirlendiler ve dünyaya verebilecekleri herhangi yeni bir fikre sahip olmadıkları da aşikâr.
Edward Said’in rahmetli Alev Alatlı’nın tercüme ettiği ve Cevat Özkaya Ağabey’in 1985’te Pınar yayınları arasında çıkardığı “Filistin’in Sorunu” adlı kitabında “Kurbanları Açısından Siyonizm” başlıklı bir bölüm vardır. Bölümün alt başlığı “Siyonizm ve Avrupa Kolonyalizminin Tutumu”dur. Said bu bölümde George Eliot’un Daniel Deronda (1876) adlı romanını kendi yöntemi ile tahlil eder. Daniel Deronda, siyonizmin kolonyal bir ideoloji olarak ortaya çıktığı dönemde yazılan ilk kitaplardan biridir. Siyonizm açısından roman olarak da ilktir. Bu roman siyonist ütopyanın Theodor Herzl’den önce neden ibaret olduğu ve bu ideolojinin İngiliz karakterini ortaya çıkarmak bakımından oldukça önemlidir. Said, bu bölümde “İlginç olanı, Eliot’un siyonizme duyduğu hayranlığı onu Doğu’yu Batı’ya dönüştürecek bir yöntem olarak gördüğü sürece devam ettirebileceğidir.” diyor. Aslında bu son üç yılda İngiltere ve Anglosaksonlar tam da Eliot’un hayranlığına uygun bir şekilde davranmışlardır.
Edward Said, Eliot siyonizme hayrandı diyor. Onun bu hayranlığına sebep olan da siyonizm ideolojisini “Doğu’yu Batı’ya dönüştürecek bir yöntem” olarak görmesidir. Aradan geçen yüz elli yılda İngilizlerin siyonizme bakışında önemli bir değişim olmadı. İngiliz elitleri İsrail için uluslararası mahkemelere baskı dahi yaptılar. Fakat tam yüz elli yıl sonra İngiltere Yeşiller Partisi, Yahudi kökenli başkanlarının öncülüğünde “Siyonizm Irkçılıktır” görüşünü deklare etti. Bunun önemli bir adım olduğunu söyleyebilirim. İngiltere’de siyonizm ideolojisinin tarihî derinliğini düşündüğümüzde Yeşiller Partisi’nin bu yeni duyurusu ciddi bir kopuş anlamına gelebilir. Dolayısıyla bu yeni adımın bütün yönleriyle ele alınması gerekir. Bu yeni adımın yeni fikir hareketine dönüşüp dönüşmeyeceğini de takip etmek gerekiyor. İdeolojik bir kırılmaya tanıklık ettiğimizi düşünüyorum.
İngiltere yeni dışişleri bakanı Yahudi kökenlidir. Yeşiller Partisi’nin lideri de Yahudi kökenlidir. Özellikle Yeşiller Partisi’nin “Siyonizm Irkçılıktır” hareketini başlatmasından sonra Yahudiler arasında ciddi bir tartışma başladı. Yahudiler arasında önemli bir grup siyonizme karşı bütün dünyada yankı uyandıran bir karşıtlık üretmeye çalışıyor. Bu yeni tutumun da bir akıma ve harekete dönüşüp dönüşmeyeceğini zaman gösterecek. Siyonist Yahudilerle siyonist olmayan Yahudiler arasındaki yeni tartışmanın Anglosaksonlar arasında da yayılması kaçınılmaz bir sonuç olur.
Bu vesile ile Cevat Özkaya Ağabey’e acil şifalar diliyorum.

