Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Yazarlar Dershaneler neden dönüştürülüyor

Dershaneler neden dönüştürülüyor

Yakup Kocaman
Yakup Kocaman Gazete Yazarı

Bir sene öncesine kadar bu ülkede isteyen lise okur, isteyen okumazdı..

Meşhur 4+4+4 sisteminin sonucu 2012-2013 döneminde memlekette yaşı gelen herkesin liseye gitmesi mecburi hale getirildi.

Yani devlet 8 senelik mecburi eğitimin ardından çocukları bırakmıyor.. bir 4 sene daha okutacağım diyor.

Bir özel üniversitenin meşhur ekonomist profesörü ekranda gürlüyor, ''Dershanelerin kapatılması piyasa ekonomisine göre çok saçma. Özel kolejler yüzde 40 boş kontenjanla öğrenci bulamazken kalkıp dershaneleri lise yaparsanız buralara kimse gitmez. Talep yok, dükkanı kapatmak zorunda kalırlar.''

Peki sayın profesörüm, mecburi eğitim artık 12 yıla çıktığına göre 8. sınıftan mezun olan talebelerin tamamı liseye devam etmek zorunda değil mi? Zorunda. Sadece bu sene ilköğretimden liseye 200 bin yeni öğrenci geçiş yaptı. 4 yılda 1 milyon kişi gelecek. Bu talep değil de nedir?

Üstelik, 15-25 bin TL bandındaki özel okullar pazarı doymak üzere. Büyüme hızları yavaşladı. Çünkü mevcut özel okullara, senede 20 bin lirayı sadece üst gelir grubu ödeyebiliyor..

Orta gelir grubuna hitap eden özel okul pazarı henüz oluşmuş değil. Dershanelerin dönüşümü orta, hatta alt gelir grubunu özel okullarla tanıştıracak..

Dershanelerin dönüşümünün ardından eğitimde büyük fırsatlarla dolu yeni bir pazar doğacak. Devletin 2.500 TL desteği ile 5-10 bin TL fiyat aralığında yeni özel okullar kurulacak.

Bu, alt-orta, orta ve orta-üst gelir seviyesindeki ailelerin de çocuklarını özel okula gönderebilmelerinin önünü açması dolayısıyla eğitimde demokrasiyi orta sınıfa indiren reform niteliğinde bir adımdır.

EĞİTİM PAZARI BÜYÜYECEK

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı''nın verdiği bilgiye göre, dershanelerin yüzde 20''si hemen özel okula dönüşebiliyor. Bu aslında, devletin yaklaşık 240 bin öğrenci adına dershanelere 600 milyon TL ödeme yapması anlamına geliyor. Maliye Bakanlığı''na 2012''de toplam 310 milyon TL vergi ödediklerine göre dershanelerin yıllık toplam satış gelirlerinin 1,5 milyar TL olduğunu biliyoruz.

Yüzde 20''lik dönüşüme 600 milyon TL devlet yardımı neyi gösteriyor? Yeni eğitim pazarının mevcut dershane pazarından daha büyük olacağını, elbette.

Dershanelerin yüzde 100''ünün özel okula dönüşmesi mümkün değil. Ancak kurulu kapasitenin yarısının özel okula dönüşmesi halinde, sektörün sadece devletten alacağı parasal destek 1.5 milyar TL ediyor..

Yani, dershaneler dönüşümü yüzde 50 oranında gerçekleştirdiğinde, mevcut dershane pazarının bir yıllık satış geliri olan 1.5 milyar TL''yi devletten garantiliyor.

Ayrıca, özel okula gelen öğrencilerden almakta serbest olacağı (muhtemelen bir üst sınır olacak) parayı hesaba kattığınızda dev bir pazar ortaya çıkacak.

Peki, bayram değil seyran değilken hükümet bu dönüşümü neden yapıyor?

Eskiden, orta mektepten mezun olan her yüz kişiden 67''si liseye gidiyordu, 33 kişi ise liseye devam etmiyordu. Çünkü zorunlu değildi.

Ama, artık lise zorunlu. Yeni dönemde, daha evvel liseye gitmeyen bu 33 kişi liselerin kapısına dayanacak. Yani devletin liselerde okuttuğu öğrenci sayısı senelere yaygın olarak 33 puan daha artacak.

Milli Eğitim''in ortaöğretimdeki fiziki kapasitesi, öğretmen kapasitesi, okul ve derslik sayısı sadece 67 kişiyi kaldırabilecek düzeyde iken yeni dönemde 100 kişiye hizmet vermek zorunda kalacak.

30 kişilik sınıfın mevcudu birden bire 40''a çıkacak.

Hükümetin okul, öğretmen, derslik, gibi fiziki kapasiteyi birden bire yüzde 33 artırabilmesi seneler alır. Öte yandan 30 kişilik sınıfa 40 kişi alarak eğitimin kalitesini düşürmeyi hangi hükümet ister?

Liselerde okuyan öğrenci sayısı geçen 6 yılda yüzde 53 artmış. 3.2 milyondan 5 milyona çıkmış. Yani liselere geçen 6 yılda 1.8 milyon yeni öğrenci katılmış.

İlköğretimde ise bu rakamlar neredeyse yerinde sayıyor. İlköğretimdeki öğrenci sayısı 6 sene öncesine göre yalnızca yüzde 2.6 oranında artmış. İlköğretimler doymuş.

Yaşı gelen her vatandaş artık ilköğretime katılıyor. Ama gelin görün ki liselerde, yani ortaöğretim henüz öğrenciye doymamış durumda. 12 yıllık kesintisiz eğitimle, eskiden liselere gitmek mecburiyeti bulunmayan milyonlarca yeni öğrenciyi liselere getirmek zorunda.

DERSHANELER 500 BİN YENİ MÜŞTERİ BEKLİYORDU

Kimse kızmasın..

Eğitim istatistiklerinin bize haykırdığı gerçek şudur..

Gelecek 4 yılda en az 1 milyon yeni öğrenci lise sıralarına ''mecburen'' katılacak..

Liselerin mevcut 5 milyonluk nüfusu 6 milyona çıkarken bu gençler elbette üniversiteye de gitmek isteyecek..

Lise 3 ve 4''e gidenlerin yaklaşık yarısının aynı zamanda dershane öğrencileri olduğunu bildiğimize göre..

Dershane pazarı, gelecek 4 yılda, tabiri caizse ''500 bin kişilik yeni bir müşteri ordusunu'' ağırlamaya hazırlanıyor.

Bu, dershane pazarının varlık büyüklüğünün yüzde 50 oranında büyüyerek 4,8 milyar TL''den 7,2 milyar TL''ye ulaşacak olması anlamına geliyor. Dershane sistemi bu şekilde devam ettiği takdirde öğrenci sayısı 1.2 milyondan 1.8 milyona ulaşacak.

Hiçbir sektörün başına konmayan talih dershanelerin başına konuyor. Çünkü, 12 yıllık zorunlu eğitim sektöre ''bedavadan 500 bin yeni müşteri'' getiriyor.

KANUN YAPICILAR DERSHANELERE NEDEN NEŞTER ATIYOR?

Dershaneler 500 bin yeni müşteriyi hayal ederken, eğitimi 12 yıla çıkaran kanun yapıcılar ise dershanelere müşteri sunmayı değil bambaşka bir şey hakkında kara kara düşünüyordu..

Gelecek 4 yılda en az 1 milyon yeni öğrenci lise saflarına katılacak, bunlar için yeterli fiziki kapasite var mı? Yok.

1 milyon yeni öğrenci için yeterli öğretmen var mı? Yok.

1 milyonluk öğrenci ordusu için yeterli derslik var mı? Yok.

O halde ne yapmalı?

Devlet okulu olmadığında, tek başına herhangi bir eğitim sistemi hüviyeti taşımayan, adeta devletin ve özel okulların verdiği eğitime dayalı bir türev sektör haline dönüşmüş olan dershaneleri okula dönüştürmeli..

Ne tesadüf ki, devletin ihtiyacı olan fiziki kapasite ile dershanelerin mevcut kapasitesi yüzde 100''e yakın bir oranda örtüşüyor.

Dershanelerin kurulu kapasitesi 1.2 milyon öğrenciyi, 50 bin öğretmeni, 40 bin dersliği, 4 bin okul.

Devletin, zorunlu eğitimle doğan kapasite ihtiyacı, neredeyse tam olarak kurulu dershane kapasitesine denk geliyor.

Ve olan oluyor!

Devlet, söz konusu açığı kapatmak amacıyla, bir tür post-modern tevhidi tedrisat yöntemi kullanarak özel teşebbüsler tarafından kurulmuş olan dershaneleri adeta kamulaştırmak istiyor.

Dershanelere, ''artık türev eğitim piyasasına değil asıl eğitim pazarına hizmet vereceksiniz'' deniliyor.

Hükümet, dershanelerin evvela özel okula ya da açık liseye, olmazsa meslek kursuna, o da olmazsa etüt merkezine dönüşmelerini istiyor. Bunu yapanlara, öğrenci başına 2.500 TL''ye kadar destekler vereceğini, boş sıralarını dolduracağını beyan ediyor. Duruma göre, enerji desteği, arsa, vb. destekler vereceğini taahhüt ediyor.

ÖZEL EĞİTİMDE FİYATLAR UCUZLAYACAK

Aslında yeni dönemdeki bu teşvikler pek çok girişimcide merak uyandırdı. Yeni dönemde 15-25 bin bandındaki özel eğitim pazarındaki büyük oyuncular bu dönüşümden rahatsız.

Esasında devlet özel sektörü dışlamıyor. Aksine yeni büyük bir pazar vaat ediyor. Ama tek şartı var. Orta ve alt gelir grubu vatandaşları da özel eğitimle tanıştırmak. Bir öğrenciden 20 bin TL kazanan özel eğitim sektörü bundan rahatsız. Çünkü sektöre ciddi bir rekabet gelecek. Özel eğitimde fiyatlar ucuzlayacak. Eskiden bir öğrenciden kazanılan para yeni dönemde belki 5 öğrenci okutularak kazanılabilecek.

Şuanda dershanelerin kapatılmaması için yaygara koparan dershane patronları ve eğitim sektörünün büyük oyuncuları, kısa süre sonra yeni pazardan pay kapmak için birbiriyle yarışa girecek. Çıkan gürültünün büyük bölümü de aslında dershane oyuncularının yeni eğitim pazarında etkin olma çabasından ibaret.

Gıda perakendesinde 10 yıl önce gerçekleşen pazar devrimi bu sefer eğitimde gerçekleşecek. Bugünkü dev perakende zincirlerinin neden aşırı indirim modelini uygulayan şirketlerden çıktığını hepimiz iyi biliyoruz. Süpermarketler tarafından kazıklanmaktan bıkan alt ve orta gelir grubu vatandaş, aşırı indirim marketlerine akın ederek bu sektörü liderliğe taşıdı. Benzer bir dönüşüm eğitimde yaşanacak. Orta gelir düzeyindeki insanlar kabul edilebilir düzeyde bir özel eğitim hizmeti ile tanışacak.

DERSHANELER, CEMAATİ BİTİRMEK İÇİN Mİ KAPATILIYOR?

İki haftadır sürdürdüğüm araştırmalarda, hükümetin dershaneleri dönüştürmek istemesinin cemaati bitirmeye dönük bir hamle olduğuna dair somut bir veri bulamadım. Dershanelerin dönüştürülme meselesi, 12 yıllık zorunlu eğitim politikasına bağlı bir mecburiyet olarak ortaya çıkıyor. Dershanelerin kapatılmasını Cemaati bitirmeye dönük bir hamle olarak ''algılamak'' da ''algılatmak'' da yanlış. Sivil toplumun içindeki tüm unsurlar, dershaneler dönüştükten sonra da eğitim piyasasında var olmaya devam edecek. Çünkü eğitim işi hizmet işidir. İşini iyi yapan kazanır.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.