Bu dava milletimize hizmet davasıdır
04:00, 02/10/2026, Cuma
Yeni Şafak

Recpe Tayyip Erdoğan.
Hekimoğlu Süleyman Özcan/Gazeteci - Yazar
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çeyrek asrı geçen; büyük bir aşkla ve inançla devam eden AK Parti’nin taşıyıcısı olduğu dava, Aşık Veysel’in “uzun ince bir yoldayım” mısralarından gönüllerimize dokunan şiarın hakikatle yoğrulmuş bir karşılığıdır. Köklü bir geçmişe, nesilden nesile aktarılan bir inanca dayanan bu davanın bugün yükünü omuzlayan bir lideri ve o liderin arkasında tek yürek olmuş milyonlarca neferi bulunmaktadır. Bu liderin adı Recep Tayyip Erdoğan, davasına omuz verenler ise Türkiye’mizin dört bir tarafında ve hatta İslam dünyasının en uç noktasında kalbi milletimiz ile birlikte atan milyonlarca seveni var.
Bu davanın paydaşı olanlar bu yola dün çıkmadı. Bin bir zorluğu, imtihanı olsa da ilk esen rüzgara göre yönünden sapmadı ve birçok zorluğa göğsünü gerdi. Bu zorluklar karşısında en büyük avantajımız, en büyük inancımız; bu davanın lideri ve kaptanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın olması oldu. İşte bu noktada bizim lügatimizde sadakat bir mevsimlik mevzu değil, bir ömürlük ahit oldu ve olmak zorunda. İlk gün hangi sözü verdiysek, bugün de Sayın Cumhurbaşkanımızın, liderimizin yanında, başladığımız noktadan bir milimetre bile sapmadan aynı sarsılmaz inançla durmaya devam ediyoruz. Çünkü AK Parti’ye ve bu davaya gönül vermiş olanlar da bilmektedir ki siyaset; koltuk, makam ve mevki yarışından ibaret dünyevi bir heves değil; davamız içindir. Bizim davamız, yalnızca i’lâ-yı kelimetullah davasıdır! Bizim bağlılığımız dünyalık pazarlıklara değil, bu yüce şuurun asil duruşuna dayanmaktadır.
MENFAAT BAHARI BİTENLERİN ZİKZAKLARI
Öte taraftan geçen onca zaman bizlere farklı farklı yüzlerle karşılaşmayı da gösterdi. Özellikle son yıllarda koltuk elden gidince çizgiyi unutanları, menfaati bitince yönünü şaşıranları, zikzaklar çizerek parti parti gezenleri hayretle ve ibretle izler hale geldik. Açıkça ifade etmek gerekir ki, bunların asıl derdi asla bu ülkeye hizmet etmek, bu aziz millete faydalı olmak değildir; bunların tek derdi kendi ikballeri ve koltuklarıdır.
KÜSTÜRÜLEN EMEKTARLAR BAŞ TACI EDİLMELİ
Bu türden insanların yaşadığı dönüşüm toplumumuzun gözleri önünde cereyan etmektedir. Bunların zaman zaman sesi çok çıkıyor gibi görünse de çok küçük bir azınlık olmaları ümidimizi tazeleyen bir noktadır. Koltuk için, makam için ve gelecek ikbali için bizdenmiş gibi görünüp başka iklimlerde koşmak için hazır bekleyenlere karşı, bu davanın tam merkezinde yer alıp milim yer değiştirmeyen gönüllülerimizin varlığı bizler için hamd etme nedenidir. Bu küçük azınlığa karşılık; bu yolda canını dişine takmış, emek vermiş, gece gündüz bu dava için koşmuş, bu davanın mayası ile yoğrulmuş milyonlar var. Ve hatta kimi zaman da haksızlık edilerek kenara itilmiş, küstürülmüş insanlarımız bulunmakta. Bize düşen bu kesimi diri tutmak ve bu kesimle hemhal olma şeklimizi güçlendirmektir. Hele ki önümüzde yeni bir seçime doğru hızla ilerlerken; zaferin anahtarı doğru adımlar atmak ve sadece doğru insanlarla yürümektir. Yanlış insanlarla doğru hedefe varılmaz; zikzak çizenlerle seçim kazanılmaz. Bu kritik dönemeçte atılacak en doğru adım, partinin öz evlatlarına yeniden sarılmaktır.
BİZİM BAŞKA TÜRKİYE’MİZ YOK
Dışarıdan bakıp kurmaca senaryolar hazırlayanlar, algı operasyonu yapanlara karşı, bu davanın neferleri en büyük gücümüzdür. Bu dava samimiyetle canını dişine takanların davasıdır ve her zaman da öyle kalacaktır! Bu dava, adanmışların ve son nefese kadar ahdine sadık kalanların davasıdır! Sayın Cumhurbaşkanımızın da her fırsatta haykırdığı gibi; bizim bu topraklardan başka gidecek yerimiz, başka vatanımız, başka Türkiye’miz yoktur.
Bu davanın bayrağını yarınlara lekesiz, tavizsiz ve uyanık bir ruhla taşıyacak olanlar; etle tırnak gibi birbirinden ayrılmayan o lider, yani Sayın Cumhurbaşkanımız ve bu davanın inanan samimi neferleridir!