
Türkiye'nin ilk tescilli lokantası olan Hacı Abdullah Lokantası, yarım asırdır Osmanlı'nın mutfak becerisi ve damak zevkini günümüze kadar taşımayı başardı.
Taksim İstiklal Caddesi, Ağa Camii'nin bulunduğu sokakta yer alan tarihi Hacı Abdullah Lokantası 1,5 asırdır kalitesinden taviz vermeden Osmanlı-Türk mutfağının eşsiz damak zevkini günümüze kadar ulaştırmayı başaran ender müesseselerden biri. Türkiye'nin ilk tescilli lokantası olma özelliğini taşıyan Hacı Abdullah Lokantası 1888 yılından bugüne gelene kadar oldukça karmaşık bir tarih süzgecinden geçmiş.
Bu süreç içerisinde lokantada çırak olarak işe başlayan Fahri Gürbüz, Abdulah Korun, Rasim Akcan ve Mehmet Gülen bugün lokantanın ortakları. Dokuz yıldır tarihi Hacı Abdullah Lokantası'nın Genel Müdürlüğü'nü başarıyla yürüten Abdullah Korun, bugün lokantalarının Türkiye'nin sayılı işletmelerinden biri olma başarısını yakalamasının sırrını mesleklerini severek yapmış olmalarına bağlıyor.. Lokantanın işletilmesini ahilik geleneğine benzeten Korun, lokantalarında kalite ve müşteri memnuniyetini her zaman ön planda tuttuklarını ifade ediyor.
Özenle dizayn edilmiş mekanda hazırlanan yemekler de Osmanlı'nın damak zevkini yansıtması gerektiğine inanan Korun, yemeklerde kullanılan bütün malzemelerin, kaynağından temin ettiklerini söylüyor.
Korun, lokantalarında kullandıkları kekik ve bütün baharat çeşitlerini Siirt'ten, tereyağını Urfa'dan, sızma zeytinyağını da Ayvalık ve Edremitten getirttiklerini ifade ediyor. Hacı Abdullah Lokantası'nda etli yemeklerde kullanılan kuzu eti Trakya, dana eti de Çanakkale yöresinden temin ediliyor.
Abdullah Lokantası'nın bugünlere ulaşmasında 40 yıllık başaşçısı İhsan Madakbaş'ın da rolü büyük. Madakbaş Osmanlı Sarayları'nda padişahlara yemek hazırlamış, dönemin ünlü aşçılarından Marko Ahmet ve Gümüş Mehmet'in yanında yetişmiş. Bugün altmışsekiz yaşında olmasına rağmen, ilk günkü heyecanından bir şey yitirmeyen Madakbaş'ın yetiştirdiği aşçılardan bir kısmı bugün İstanbul'daki beş yıldızlı otellerinin başaşçıları olmuşlar. Madakbaş, bugün Osmanlı mutfağından 5 bin çeşit yemeğin çeşitli nedenlerle unutularak kaybolduğunu kaydediyor. Madakbaş, "Osmanlı sadece patlıcandan 290 çeşit yemek yapıyormuş. Bugün patlıcandan sadece 60 çeşit yemek yapılabiliyor"diye konuştu.
----------------- imza------------------
----------------- imza------------------






