
AK Parti 1 Kasım seçimlerinin startını ‘Haydi Bismillah’ diyerek verdi. “Kaos çıkarmak isteyenler gördü ki AK Parti olmadan Türkiye’de kimse siyaseti dizayn edemez” diyen Başbakan Davutoğlu, siyasi istikrar seferberliğini başlattı. Huzur ve birliktelik mesajını verdi. Siyasi partilere de centilmenlik ve nezaket çağrısında bulunan Davutoğlu, “Demokratik rekabeti siyasi nezaket kuralları içinde yapalım. Seçim ofislerinin dışında bayrak asıp çevre kirliliğine neden olmayalım. Teröre, şiddete karşı ortak bir tutumda buluşalım” dedi.
Aday tanıtım toplantısıyla 1 Kasım seçimlerinin startını veren AK Parti 'Haydi Bismillah' dedi. 25. dönemi kaos ortamına dönüştürenlere karşı dimdik duran 258 milletvekilini ayakta alkışlatan Davutoğlu, konuşmasında önemli mesajlar verdi. Davutoğlu, özetle şunları söyledi:
Bu seçim döneminde adaylardan bazı özel ricalarım var. Bu yürüyüşte, ilk günkü aşkla 'Haydi Bismillah' derken, milletimizle bağınızı hiçbir şekilde koparmayınız. Milletimize, temsil ettiğiniz, bağrından çıktığınız milletimize her zaman sahip çıkın. Bütün kutuplaştırıcı söylemlere, blok siyasetine karşı sizden ricam, milletimizin her ferdini kucaklamanızdır. Bırakın onlar karalasın, nefret dili kullansınlar. Onlara nefret, bize muhabbet yakışır. Onlara hiddet, bize merhamet yakışır.
Gelin 1 Kasım seçimlerine giderken teröre, şiddete karşı ortak bir tutumda buluşalım. Ortak bir deklarasyonla bu seçim kampanyasında her türlü şiddete karşı omuz omuza duralım. Şiddet kime karşı yapılırsa yapılsın, hangi gerekçeyle yapılırsa yapılsın, 4 siyasi parti olarak bunun karşısında olacağımızı ilan edelim. Terör ve şiddet üzerinden sandıklara, sandık iradesine tasallut etmek isteyenlere karşı ortak bir akılda buluşalım.
Gelin demokratik rekabeti siyasi nezaket kuralları içinde yapalım. Birbirimizi eleştirelim ama kesinlikle hakaret etmeyelim. Aileleri, özel hayatı siyasi rekabetin parçası haline getirmeyelim. Özellikle de tüm milletimizi temsil makamı olan Cumhurbaşkanlığı makamını siyasi tartışmaların dışında tutalım. Cumhurbaşkanlığı makamına yönelik her saldırı, her hakaret karşısında AK Parti kadrolarını bulur. Vizyonlarımızı tartışalım ama şahsiyetleri, kişilikleri tartışma konusu yapmayalım.
Eğer bütün partiler kabul ederse çevre kirliliğini ve gürültü kirliliğini engellemek için kampanyaların mümkün olan en az masraf ve mümkün olan en az çevre kirliliği ile yapılması için centilmenlik anlaşması yapalım. Yasanın öngördüğü seçim ofislerinin dışında bayraklama yapmayıp çevre kirliliğini engelleyelim. Gürültü kirliliğine karşı ortak tavır sergileyelim.
1 Kasım'da millet, milli irade ne derse ona evet diyelim. Milli iradeyi tartışmayalım. Milli iradenin dediğinin gereğini yapalım. İnşallah zaten 1 Kasım'da AK Parti'nin tek başına iktidarı görünüyor. Bu görünen geleceğe hep birlikte yürüyelim. Siyasi nezaket, şiddete karşı ortak tavır, çevre ve gürültü kirliliğine karşı ortak tavır yanında milli iradeyi de egemen kılalım.
İlk günkü aşkla ve bu aziz dava arkadaşlarımızla yolumuza kararlı bir şekilde devama muktediriz ve inşallah menzile kadar omuz omuza yürüyeceğiz. AK Parti, milletin bağrından çıkan böylesi bir kadronun başlattığı tarihi bir hareketin adıdır. Kurucu Genel Başkanımız, şimdi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde başlayan bu hareket mutlak suretle hedefine ulaşacaktır.
Hiçbir aşamada bizi durduramadılar. Ne 2002'de kurucu Genel Başkanımızı yasaklarken ne 2007'de e-muhtıra vererek ne 2011'e giderken parti kapatma davasıyla bizi durdurabildiler ne de 2015'e giderken arkamızda kalan Gezi provokasyonları, 17-25 Aralık provokasyonlarıyla durdurabildiler. 7 Haziran'a giderken 13 yıllık güçlü birikimin üstünde ve gerideki bütün tuzakları yıkmış olarak gittik.
Türkiye'nin bir kaosa, bir krize gireceğini düşünenler son üç ay içinde şunu gördüler ki Türkiye'de siyasetin omurgası AK Parti'dir ve AK Parti olmadan siyasete şekil de verilemez.
Teröre sırtını veren HDP zihniyetine, onları destekleyenlere karşı 23 Temmuz'da başlattıkları “huzur ve demokrasi" operasyonlarının, halkın geleceğinin teminatı olan kamu düzenini ihdas edene kadar devam edeceğini söyleyen Davutoğlu, şöyle devam etti: “Bu vatanın birliği ve beraberliği, milletimizin huzuru, demokrasimizin mutlak anlamda hakim kılınması için başlattığımız huzur ve demokrasi operasyonu, başarıya ulaşana kadar devam edecektir. AK Parti kadroları iktidardayken bu milletin huzurunu kimse tehdit edemeyecek, şehitlerimizin emanetine kimse ihanet edemeyecektir. Buradan, Doğu ve Güneydoğu'daki kardeşlerime bir kez daha sesleniyorum, bu operasyonların tek hedefi, Türkiye'nin birliğine ve bölgedeki vatandaşlarımızın güvenlik ve huzuruna tehdit teşkil eden terör örgütüdür. Demokrasi bütün kurumlarıyla işletilecek."
1 Kasım'da bir kez daha milli idareye doğru yürüdüklerini hatırlatan Başbakan Davutoğlu, milletvekili aday adaylığı başvurusu yapan 3 bin 667 kişiye teşekkür ederek, tüm adayların kendileri için kıymetli olduğunu söyledi. AK Parti'den aday adayı olmanın bir davaya gönül verdiğinin en önemli tescili olduğunu belirten Davutoğlu, onlardan aday olmuş gibi çalışmalarını istedi. Davutoğlu, 258 milletvekili arasında olup da yeniden aday gösterilmeyenlere de seslenerek, “Sakın ola ki kendilerinde bazı eksiklikler, hatalar olduğu vehmiyle aday gösterilmedikleri gibi bir izana kapılmasınlar. Her biri vazifelerini onurla yapmışlardır. Bugün aday listelerinde bulunmayan kardeşlerimiz, dava arkadaşlarımız, aday listelerinde değil, gönlümüzün ta derinlerindedir" dedi.
Akşam bir televizyon programında konuşan Başbakan Davutoğlu, gürültüsüz, bayraksız seçim kampanyası çağrılarına CHP'nin evet dediğini söyledi. Davutoğlu teklifi bütün partilerin kabul etmesinin önemli olduğunu belirtti.
Alper Kış ve Ebru Gülçiçek, AK Parti'nin 1 Kasım için özel olarak hazırladıkları “Haydi Bismillah" adlı seçim şarkısını ilk kez dünkü törende seslendirdi. “Tasavvuf ve türkü melodilerinin buluştuğu şarkı, büyük ilgi gördü. Şarkının sözleri şöyle: Aşk ile çıktık yola, Yenilendik tazelendik. Sevdalıyız bu vatana, Haydi bismillah. Söyleyenecek sözümüz var, Yürünecek yolumuz var, Hep beraber yürüyelim, Haydi bismillah. Her bir karış toprağında, Baştan başa izimiz var. Umudumuz yarınlara, Haydi bismillah. Söyleyenecek sözümüz var, Yürünecek yolumuz var. Hep beraber yürüyelim, Haydi bismillah..
* AK Parti aday tanıtım toplantısı, Ankara Arena'da büyük bir coşkuyla yapıldı. Seçim sloganı “İlk günkü aşkla haydi Bismillah" olarak belirlendi. “Durmak yok yola devam" sloganına AK Parti “Durmak yok şahlanmaya devam" sloganını ekledi.
* Başbakan Davutoğlu, salona eşi Sare Davutoğlu ile “Davutoğlu Ahmet Hoca" şarkısı eşliğinde geldi.
* “Tek başına, iş başına" sloganları atan salondakiler ellerinde Türk bayrakları ve parti bayrakları taşıdı.
* AK Parti tanıtım toplantısında 2001 ruhu afiş ve sloganlara da yansıdı. Salona, “Tek millet, tek bayrak, tek devlet, tek vatan", “Onlar konuşur AK Parti yapar", “Bu ışık sönmeyecek", “Yakın ışıkları Türkiye aydınlansın", “Doğru karar istikrar", “Biz birlikte Türkiyeyiz", “Türkiye'nin partisi Türkiye'nin lideri", “Lafa değil icraata bakarım", “Onlar konuşur, AK Parti yapar", “Yeni Türkiye yolunda daima ileri", “Her şey Türkiye için", “Hayaldi gerçek oldu" yazılı afişler asıldı.
* Salondaki ve dışarıdaki binlerce kişi, teröre tepkisini Türk bayrağıyla gösterdi.
* Program nedeniyle Ankara Arena ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı. Bazı yollar trafiğe kapatıldı.
* Başbakan Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ismini andığında salonda büyük coşku yaşandı. Tribünler alkış ve Recep Tayyip Erdoğan sloganlarıyla inledi.
* AK Parti'nin aday tanıtım programı için basın mensuplarının kullanımına açtığı wifi şifresinin de seçim sloganı olan “ilk günkü aşkla" olarak belirlenmesi dikkati çekti.
* AK Parti'nin aday tanıtım toplantısına, İsmet Yılmaz TBMM Başkanlığı görevi, Tuğrul Türkeş de KKTC'deki temasları nedeniyle katılamadı.
* 1 Kasım seçimlerinde milletvekili listesinde küçük çapta değişiklikler yaşandı. Mardin'de 2. sıra adayı Süleyman Bölünmez, yerini kızı Ceyda Bölünmez Çankırı'ya devretti.
* 550 adayın 69'u kadın, yaş ortalaması 48.
* 6 aday engelli.
* Üç dönem kuralına takılan isimlerden 24'ü aday gösterildi.
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabından 1 Kasım'daki milletvekili genel seçimine yönelik, “Temiz siyaset-temiz kampanya" paylaşımında bulundu. Akdoğan, şunları kaydetti: “Çevre kirliliğine, görüntü kirliliğine, gürültü kirliliğine geçit vermeyelim. Siyasi nezaket esas olsun. Bu süreçte terör, şiddet, baskı seçmenin iradesine saygısızlıktır. Fikrine güvenmeyen şiddete başvurur, vizyonu olmayan çamur atar korku salar. Seçim güvenliği, sandık güvenliği demokrasinin olmazsa olmazıdır. Milletin iradesi özgür bir şekilde tecelli etmeli ve inşallah edecek. PKK-paralel şer cephesinin kirli tezgahlarına rağmen halkımız oyunu bozacak, hür iradesiyle bütün dünyaya demokrasi dersi verecek."
Aday tanıtım toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Beyannameyi çok titiz bir şekilde çalışıyoruz. 4 Ekim'de Ankara'da açıklayacağız. Biz biliyorsunuz başkanlık sistemini tek başına başkanlık sistemi olarak ele almadık. Başkanlık sistemi Türkiye'de daha iyi, daha yönetebilir bir yönetim sisteminin olabilmesi için, etkin bir yönetimin olabilmesi için gündeme getirilecek çok fazla konudan sadece bir tanesi" dedi.
Kurtulmuş, “Türkiye siyasetinin üzerine düşen temel sorumluluk, 12 Eylül'ün bu antidemokratik sistemini kaldırıp atmaktır. Bu sistemin içerisinde etkin bir yönetim modelinin kurulması da yer alıyor. Bu etkin yönetim modelinin kurulabilmesi için başkanlık sistemi bir teklif olarak getirilebilir, gündeme getirilebilir. Bu mesele Sayın Tayyip Erdoğan'ın, Cumhurbaşkanımızın şahsıyla ilgili bir mesele değil" dedi.
Sayın Cumhurbaşkanı ile ilişkim zedelenmesini asla istemeyeceğim bir ilişkidir. Üçüncü bir kişinin bu ilişkiye zarar vermesine izin vermedim, vermeyeceğim. Bazen farklı kanaatler beyan edilebilir. Olmalı da bunlar. Önemli olan şahsi itilaflar olmaması. 'Hocacı', 'Reisçi' tabirleri tamamen üretilmiş şeylerdir. Bütün AK Parti benim ekibim.
Üç dönemi dolmuş arkadaşların müracaat etmesine gerek yok, biz onları zaten müracaat etmiş gibi telakki ettik. Mesela Cemil Çiçek müracaat etmemişti. Sayın Bülent Arınç Meclis dışında kalmak istediğini açıkça ifade ettiği için bu tarz bir durum oluştu. Ama Sayın Ali Babacan'ın böyle bir açıklaması olmadı. Zayıf birtakım kaygılarla bu önemli isimleri ekibe katmamak olmazdı.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, gündemi değerlendirdi. Show TV'de konuşan Davutoğlu, terör örgütüne yönelik 30 yılın en etkin operasyonlarının yapıldığını belirtti.Davutoğlu, “Bildiğimizi bilmedikleri yerleri de vurduk. Şehirlerin etrafındaki tüm yerleri temizleyeceğiz" dedi. Başbakan özetle şunları kaydetti:
HDP'li vekiller Cudi Dağı'nda ne arıyor. Kime canlı kalkan oluyorlar. Kalkan olmaya gittikleri katiller, 12 yaşındaki Fırat'ı katleden kimseler. Eğer HDP'liler Cudi'ye gidiyorsa, teröristlerle aynı şekilde davranmış olur. Birilerinin silahları üzerinden değil, dilleriyle konuşsunlar. Hem askerimize, polisimize tuzak kurup, pusu kurup şehit edeceksiniz, hem sivil halkı katledeceksiniz sonra da katledenlere bir takım şeyler, işte canlı kalkan olacaksınız. Hepsi cezalandırılacak.
Bütün Doğu'da, Güneydoğu Anadolu'daki vatandaşlarımıza sesleniyorum, hiçbir tereddütleri olmasın. 90'lara dönen PKK'ydı, devlet 90'lara dönmedi. Bir iki yerde yanlış uygulama oldu, anında tahkikat açtırdık. Bir iradeyle çözüm sürecine yönelmiştik, ama karşı tarafta başka bir irade, Türkiye'yi bölme ve kaosa sürükleme tavrını ısrarla devam ettirmesi üzerine, bir de 7 Haziran sonrası 'Türkiye'de puslu hava var. Tam da vakti' dendiğini hissettiğimiz anda terörle mücadelenin en etkin şekilde yapılması planını devreye soktuk.










