
Batılıların yoğun ilgi göstermesiyle popüler bir sanat haline gelen ve son yıllarda icracıları artan kaligrafi ile birçok kişi adlarının süslü bir şekilde ölümsüzleşmesini istiyor.
Latin alfabesi ile hat disiplininde yazı yazma sanatı olan kaligrafi, yabancıların yoğun ilgi göstermesi nedeniyle popüler hale geldi. Ünlüler başta olmak üzere yerli ve yabancı pek çok kişi de başarılı kaligraflara kendi isimlerini yazdırıyorlar. Bunların arasında yazılan kaligrafiyi kaşe haline getirtip imza niyetine kullananlar da var. Yabancıların en çok tercih ettiği kompozisyon ise isminin bir cami modelinin veya padişah tuğrasının içine nakşedilmesi. Ayrıca davet zarfları, otellerdeki yön levhaları ve güvenlik kartlarında da Cumhuriyet'in ilanından sonra gelişen bu zarif sanattan faydalanılıyor. Kaligrafinin değerinin artması son 10 yılda bir çok kaligrafın yetişmesinin de baş nedeni. Her bir kaligraf da kendine has bir tarz geliştirmiş. Yazı ne kadar detaylı, süslü ve bir kompozisyon içerisine yedirilmiş olursa o kadar kıymetli oluyor. En kısa yarım en uzun ise 30 dakikada yazılan bu yazılar verilen siparişe göre 5 ile 15 milyon lira arasında fiyatlandırılıyor.
Kapalıçarşı'nın minik dükkanlarından birinde 8 yıldır kaligrafi ile uğraşan Bektaş Şancı, şimdiye kadar ünlü ve ünsüz yaklaşık 3 milyon ismi kendine özgü tarzıyla kağıtlara nakşetmiş bir kaligraf. David Copperfield, Julia Roberts, Jean Reno, Tayyip Erdoğan ve David Emanuel gibi onlarca şöhretli isme kaligrafi yazmış olan Şancı, yazılarını genellikle cami, kuş ve tuğra motiflerinin içine yazıyor.
Bu tarzın Mevleviliğe ve Bektaşiliğe ait bir yazım biçimi olduğunu belirten Şancı, müşterilerinin yüzde 60'ını Amerikalılar'ın oluşturduğuna ve isimlerini en çok cami motifi içine yazdırmak istediklerine de değiniyor. Yıllardan beri bir çok yabancı gazete ve televizyona konu olduğunu söyleyen Şancı, bazı Avrupa ülkelerinden okullarda kaligrafi öğretmenliği yapması için teklifler geldiğini, hatta Japon Prensesi Masako tarafından bile davet edildiğini, ama düzenini bozmamak için bu davetleri reddettiğini ifade ediyor.
Latince harfler haricinde, Yunanca ve İbranice harfler kullanarak da sanatını geliştirdiğini ve daha geniş bir sanatsever kitlesine hitap etmeye çalıştığını belirten Şancı, "Bu sanat ile kültürümüzü ve ülkemizi dünyaya tanıtma fırsatı buluyorum. Meraklı olan gençlere de bildiklerimi öğretiyorum, yeni kaligraflar yetişmesi beni mutlu ediyor" diyor.






