Sokak satıcılarını Araplar ihya etti

Orhan Orhun Ünal
00:0020/10/2013, Pazar
G: 19/10/2013, Cumartesi
Yeni Şafak
Sokak satıcılarını  Araplar ihya etti
Sokak satıcılarını Araplar ihya etti

Bayramda milyonlarca insanın şehir dışına çıkmasıyla sakinleşen İstanbul'daki esnafı Arap turistler ihya etti. Taksim ve çevresi özellikle akşam saatlerinde turistlere satış yapan sokak satıcıları ile dolup taşıyor. Arapların bölgeye getirdiği hareketlilik, alışılagelen bir turizm olayının ötesine geçip neredeyse sosyal bir olguya dönüşmüş durumda

Taksim ve çevresinin yayalaştırma çalışmalarında sona doğru gelinirken, çevrede aşırı bir hareketlilik söz konusu. Bu canlılığın nedeni ise Arap turistler. Kurban Bayramı'nda milyonlarca insanın İstanbul dışına çıkmasıyla, bölge esnafının yüzünü Ortadoğulu misafirler güldürdü. Yiyecek, hediyelik eşya, tekstil ürünleri başta olmak üzere Gezi Parkı çevresinde ne ararsanız var. Arap turistler ise, özellikle taklit ürünleri çok ucuza almaktan oldukça memnun. 'Onlar sayesinde satışlarımız arttı' diyen satıcı Hilmi bey 1 aylık zamanda 2 bin lira kadar kar elde etmiş.

7/24 TURİZTE HİZMET

Taksim'deki yerleşik esnaf oluşan tezgah üstü piyasadan şikayetçi olmasına rağmen, özellikle La Martin Caddesi'nin gerek çehresi gerekse satış politikası tamamen Ortadoğu'dan gelen turistlere yönelik yeniden şekillenmiş. 'Son birkaç yıldır sadece Ortadoğu'ya hizmet ediyoruz' diyen, Yılmaz Saka, 'Arz talebi belirledi ve burası onların mekanı oldu' dedi. Bölgede gezdiğinizde tüm tabelalar Arapça ilanlarla dolu olduğu gibi, mağaza ve restoranlarda Arapça bilen personel istihdam edildiğini görüyorsunuz. Aileleri veya kalabalık gruplar şeklinde tatil yapan Arapların kendilerini rahat hissetmeleri için neredeyse her şey düşünülmüş. Taksim'de kuaförlük yapan Saim Yaz, 24 saat vardiyalı olarak çalıştıkları mekandaki müşterilerinin neredeyse yarısının Araplardan oluştuğunu söyledi.

TÜRK DİZİLERİ ÖNEMLİ ETKEN

Turistlerle konuştuğumuzda ise özellikle Türkiye'de rahat olduklarının altını çiziyorlar. Ancak sohbet biraz daha samimi bir hava alınca hepsi bir ağızdan dizileri işaret ediyor. 'Türkiye'den başka gidecek yer yok ki diyen' Kuveyt'li Mohammed, Arap Baharı'yla birlikte bölgedeki istikrarsızlığın turizmi Türkiye'ye yönelttiğini vurguluyor. Bazıları akrabaları ile gelirken kimisi iş arladaşlarıyla Türkiye'nin yolunu tutmuş. İlginç bir detay olarak Beyrut'ta bir sitede yaşayanların komşularıyla birlikte geldiklerini öğrendik. Araplar günlük ihtiyaçlarını ise kendi ülkelerinde de aşina oldukları sokak satıcılarından sağlıyorlar. Sokak satıcısı Hasan Bey, ürünlerinin yarısını her akşam sattığını dile getirdi. Şimdiden Arapça öğrenmeye başlayan Hasan bey, lafımızı yeni bir satışla keserek Arap turiste ürününün kalitesini anlatmaya başlıyor. Sonrası bilindik hikaye… Bir pazarlık başlıyor ki sormayın gitsin.

EV SAHİPLERİ ANAHTARLARI BIRAKIYOR

Arap turistlerin bölgeye getirdiği hareketlilik alışılagelen bir turizm olayının ötesine geçip neredeyse sosyal bir olguya dönüşmüş durumda. Onlara herhangi bir markette, kuaförde, manavda rastlamak mümkün. Bir bakıma kendi ülkelerindeki düzeni burada devam ettiriyorlar. Özellikle Arapların apart türü yerlerde kalmayı tercih etmeleri nedeniyle bölgede yeni bir gayrimenkul sektörü oluşmuş. Harbiye'deki evler ya da apart oteller airbnb ve booking.com gibi emlak sitelerine ilan verilerek kiralanıyor. Bölgedeki emlakçılar Araplara ev kiralama işine yönelmiş. Harbiye çevresindeki ev sahipleri, aylık kiradan daha fazla gelir elde ettikleri için anahtarları anlaştıkları emlakçılara teslim ediyormuş. Emlakçı Faik Aktürk, 'Harbiye civarında ortalama bir evin kirası bin 200 ile 2 bin arasında değişiyor, ancak Araplara günlük kiralandığında ev sahibinin aylık kazancı 3 bin TL'yi aşıyor' dedi. Eşyalı evleri kiralayan Araplar, çevredeki esnafın bu hareketlilikten yararlanmasını sağlıyor.

Kermese değil Taksim'e

Arap turizminin en ilginç örneklerinden biri de bölgede satış yapan ev kadınları. Kermes türü yerlerde ya da mahalle pazarlarında gördüğümüz kadınlar el ürünlerini tezgah açarak Araplara satıyorlar. Sohbet ettiğimiz Sibel Hanım her akşam eşi ile birlikte alana geldiklerini ifade etti. Uzun yıllardır pazarcılık yapan çift yer kiralarından bıktıklarını ve İstanbul'daki hareketli alanlara tezgah açtıklarını ifade etti. Aylık kazançları ise 2000 lirayı buluyormuş. Benzer şekilde Arap turistlerin Boğaz turuna katıldığı Kabataş İskelesi civarı da gece gündüz hareketli durumda. El işi ürünlerini tanıtan Fatma Hanım sabah 8 ile 5 arasında Kabataş iskelesi civarında olduğunu belirterek 20 lira ile 100 lira arasında değişen ürünlerini satmaya çalışıyor.

Sezon Kasım sonuna uzadı

Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, turizm sektöründe rüzgarın Türkiye'nin lehine estiğini söyledi. Mısır, Suriye ve çevre ülkelerde yaşanan gerginliklerin Türkiye'de sezonu uzattığını belirten Ayık, 'Ağustos ayından bu yana Türkiye'ye Avrupa ülkeleri başta olmak üzere her bölgeden çok yoğun bir ilgi var. Bu yoğunluk, Kurban Bayramı süresinde ve sonrasında da görülüyor. Bayram sonrası için kasım ayı ortalarına kadar iyi rezervasyonlar alınıyor. Sezon kasım ayı sonuna kadar uzayabilir' dedi.