Susurluk'un açtığı yara 10 yıldır kapanmadı

Behçet Güngör
00:003/11/2006, Cuma
G: 3/11/2006, Cuma
Yeni Şafak
Susurluk'un açtığı yara 10 yıldır kapanmadı
Susurluk'un açtığı yara 10 yıldır kapanmadı

Kasım 1996'da meydana gelen, Siyasetçi-Polis-Medya üçgeniyle uzun süre Türkiye'nin gündeminde kalan Susurluk kazası 10 yılı geride bıraktı

Balıkesir'in Susurluk ilçesi yakınlarında 3 Kasım 1996'da meydana gelen, Abdullah Çatlı, Gonca Us ve Hüseyin Kocadağ'ın ölümü, dönemin DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının üzerinden 10 yıl geçti. Kuşadası'ndan 3 Kasım 1996'da yola çıkan ve Kemalettin Eröge Polis Okulu Müdürü Hüseyin Kocadağ'ın kullandığı 06 AC 600 plakalı "600 Sel Mercedes" marka otomobil, Balıkesir'in Susurluk ilçesini geçtikten sonra, "NATO Yolu", ya da "Havaalanı" denilen mevkiide, bir benzin istasyonundan yola çıkan Hasan Gökçe yönetimindeki 20 RC 721 plakalı kamyona arkadan çarptı.

SİYASETÇİ-POLİS-MEDYA

Kazada, "Mehmet Özbay" sahte kimlikli Abdullah Çatlı ile polis şefi Hüseyin Kocadağ ve manken Gonca Us öldü, dönemin DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak yaralandı. Haber merkezlerine ilk etapta "Ölümlü trafik kazası" olarak ulaşan kaza, hayatını kaybedenlerden birinin, "12 Eylül 1980'den önce Ankara'nın Bahçelievler semtinde 7 TİP'li öğrencinin öldürülmesi olayına karışmak ve Mehmet Ali Ağca'nın Malta Cezaevi'nden kaçırılmasına yardımcı olmak" suçlarından aranan Abdullah Çatlı olduğunun anlaşılmasıyla ayrı bir önem kazandı. "Siyasetçi-polis-mafya" üçgeninde ele almasına neden olurken, uzun yıllar ülke gündeminin ilk sıralarında yer alan kaza, "Temiz toplum, temiz siyaset" anlayışını savunanlar için de "Milat" kabul edildi.


"Kazadan sonra hayatım kaydı"

Kazayla 'karmaşık ilişkileri' Türkiye'nin gündemine taşınmasına neden olan Denizlili kamyon şoförü Hasan Gökçe, kazanın 10. yılında açıklamalarda bulunarak sıkıntılarını dile getirdi. "Kazadan önce güzel bir hayatım vardı. Çok param yoktu, ama, eşim ve 2 çocuğumla mutlu bir yaşantımız vardı. Kazadan sonra hayatım kaydı." diyen Gökçe, kazayla bunların hepsinin geride kaldığını söyledi. Gökçe, oğlunun üniversite eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldığını da ifade etti.


Çeteleşmeler devam ediyor

TBMM Susurluk Komisyonu üyesi Fikri Sağlar, kazanın üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen devlet içinde illegal yapılanmaların devam ettiğini belirterek,"Çeteleşmeler devam ediyor. Sauna Çetesi bunun en önemli göstergesidir." dedi.