Hafta sonu gelmiş, evinizde ayaklarınızı uzatmış keyif yapıyorsunuz. Bir elinizde kalem, öbür elinizde gazetenizin hafta sonu ekinden çıkardığınız, taze taze bir bulmaca sayfası… Dünya kimin umurunda değil mi? Peki size hafta sonları bu keyfi yaşatabilmek için birilerinin günlerce kafa yorduğunu biliyor muydunuz? Türkiye'de hemen her gazetede yayınlanan ve her biri zeka, kültür, beceri isteyen bulmacalar, sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen bulmaca ustaları tarafından hazırlanıyor. Gazetelerin, dergilerin tirajları onlar sayesinde artıyor. Okur kitlesine göre bulmacaya ayar veren ustalar, kimi gazetede siyaset, kiminde magazin, kiminde spor soruyor. Bulmaca tutkunlarının kimi kazık soruyu, kimi bir çırpıda kareleri doldurmayı, kimi de doldurdukça öğrenmeyi seviyor. Böyle olunca, bulmacaya kıvam vermek harbiden ustalık istiyor. Beyin jimnastiği için biçilmiş kaftandır bulmaca. Rutin işlerden yorulan zekanın sınırlarını biraz zorlamak ince bir zevk verir insana. Kültürümüz arttıkça keyfimiz de artar. Bir masanın başına oturur, saatlerce kafamızı kaldırmadan elimizdeki kağıtla inatlaşır dururuz kimi zaman. Yenilen pehlivanın güreşe doymaması gibi çözemedikçe çözmeye koyuluruz. Yenilmenin hırsı döndürür ilk önce bulmacanın dümenini, ardından da bulmaca tutkusu. İşte bu tutkunun mimarları, Türkiye'nin bulmaca ustalarının kapısını çaldık. Hem bulmacaların hikayesini dinledik hem de Yeni Şafak Pazar okurları için küçük bir sürpriz yaptık. Beş bulmaca ustasından, “en zor bulmacalarını” hazırlamalarını istedik. Ne de olsa biz okurlarımıza güveniyoruz. Üstelik, her bulmacayı doğru çözen 10 kişiye birer kitap hediyemiz var. Cevapları Ramazan Balcıoğlu adına 0212 612 19 03'e fakslayın. Hepinize kolay gelsin!
İlk konuğumuz, bir çok yayın kuruluşuna bulmacalarıyla renk katan, Yeni Şafak'ın bulmacalarını hazırlayan Selman Cahit. Sanıldığının aksine bulmaca hazırlamanın çok kolay olduğunu belirten Cahit, “Asıl zorluk tüm bilgileri masaya koyabilmek ve kelimeler arasındaki bağı kurmaktır” diyor. Bulmaca hazırlarken en çok gençliğinde çözdüğü bulmacaların faydasını gördüğünü anlatan Cahit, “Şimdi söküğünü dikemeyen terzi misali bulmaca çözemiyorum” diyor. Cahit, en zor hazırlanan ve çözülen bulmacanın çapraz bulmaca olduğunu ifade ederken, Sudoku'nun zeka ve dikkat gerektirdiğini bulmaca tutkunlarının ise daha çok kalıplaşmış ve hemen çözebileceği sorulara cevap vermek istediğini söylüyor.
Radikal, Posta, Milliyet Gazetesi'nin bulmacalarını hazırlayan Nedret Erdoğdu, bulmaca hazırlamaya kendi kendine başladığını ve bir çok yayını inceleyerek kendisini geliştirdiğini söylüyor. Bulmacayı hazırladığı yayına göre farklı sorular ve yanıtlar geliştirdiğini belirten Erdoğdu, hemen her seviyedeki insana göre bulmaca hazırladığını dile getiriyor.
Bulmaca çözümünü kolaylaştırmak için piyasaya çıkan sözlüklerin işin zevkini kaçıracağını ifade eden Erdoğdu, “Bulmaca çözmek zeka ya da alışkanlık işidir” diyor.
Bir çok yayın kuruluşuna bulmaca hazırlayan Mekin Gani Pehlivan ise bulmacalarla tanışıklığını şöyle anlatıyor: “11 yaşındayken bir gazetede bulmaca gördüm ve çözmeye başladım. Fakat çözemedim. Hırs yaparak tekrar tekrar çözmeye koyuldum. Sonucunda kendimi okul defterimin kapağına bir bulmaca yaparken buldum.” Pehlivan, bulmacanın öğretici yönünü anlatırken ise şunları dile getiriyor: Bulmaca 2-3 bilinenden 4. bilinmeyeni buldurur. Bu şekilde insan bir şey öğrenmiş olur ve mutlu olur” Bulmacayı kendini keşfetmenin bir yolu olarak tanımlayan Pehlivan da bulmacanın zeka, yetenek, sabır ve tutku işi olduğu görüşünde.
Bugün gazetesinin bulmacalarını hazırlayan Burhan Tural ise kendisini iflah olmaz bir bulmaca tutkunu olarak tanımlıyor. Bulmacayı çekici kılanın, hayata dair meraklarını gidermesi olduğunu vurgulayan Tural, bu işe nasıl başladığını ise şöyle anlatıyor: “Gazetenin bulmaca hazırlayan bir kişiye ihtiyacı vardı. O arayış esnasında içimden 'Yahu ben de bu işi yapabilirim' dedim. 200 kelime ile bulmaca hazırlayanları görünce bu işin hakkını verebileceğimi düşündüm ve başladım.” Bir çok insanın bulmaca hazırlamaya heveslendiğini belirten Tural da bulmacayı yetenek, genel kültür, eğitim ve zeka isteyen bir uğraş olarak niteliyor. Tural, en çok bilgi gerektiren bulmaca olarak klasik kare bulmacayı işaret ederken, Sudoku'nun ise zeka gerektirdiğini söylüyor.
Güneş, Tercüman, Bulvar ve Akşam gazetelerinin bulmacalarını hazırlayan Celal Kodamanoğlu ise ekip halinde çalıştıklarını anlatıyor. “Türkiye'de ilk defa günlük bir gazetede 4 tam sayfa bulmaca hazırlayan benim grubumdur” diyen Kodamanoğlu, bulmaca hazırlarken yetenekten ziyade kitap okumak, bol bol farklı bulmacaları çözmek, Türkçe'yi iyi kullanmak gerektiğini düşünüyor. Bulmacalarında bilinmedik kelimeler kullanmayı sevdiğini kaydeden ve “Anlamsız hiçbir sözcük yoktur.” görüşünde olan Kodamanoğlu, şunları söylüyor: “Bazı okurlar bana bu kelimeyi uydurmuşsunuz' diyor. Kelimeyi araştırıyorum. Sonra okuru arayıp, şu sözlüğün şu cildinin şu sayfasında diyorum.okurum benden özür diliyor, ayrıca teşekkür ediyor.”






