Hayat Bir kitap bizde yoksa üzülürdüm

Bir kitap bizde yoksa üzülürdüm

Uğur Ozan Özen’i, Bursa tarihi ve özellikle Bursa’nın tiyatro geçmişi üzerine hazırladığı kitaplarla tanıyoruz. Yazılarının pek çoğu Bursa dergilerinde çıkmış. Özen, birkaç ay önce yayımladığı Bursa’daki Kitapçıların Son Yüzyılı ile sözlü tarih çalışmalarının dikkat çekici bir numunesi olarak Bursa araştırmalarını sürdürüyor.

Yakup Öztürk Yeni Şafak
Bir kitap bizde yoksa üzülürdüm
Bursa’daki Kitapçıların Son Yüzyılı, gazeteci, siyasetçi, asker Yılmaz Akkılıç (ö. 2010) adına verilen Bursa Araştırmaları Ödülü’ne layık görülmüş.

Sözlü tarih ifadesini bilerek kullanıyorum. Çünkü bu kitap, arşiv belgeleri, süreli yayın taramaları ya da hatırat koleksiyonlarının uzun uzadıya tetkiki ile ortaya çıkmamış. Özen, şehrin kitapçıları arasında bir şöhrete kavuşmuş kişi ya da aileleri daha çok dört ciltlik Bursa Kütüğü Ansiklopedisi’nden ve Musa Ataş’ın eserlerinden istifade ile kaleme alıyor. Onun çalışmasını ise söz konusu kitapçıların yeni kuşak temsilcileri ve bunların yanlarında çalışan kimselerin anlattıkları zenginleştiriyor. Bu elbette, bugün hayatta olmayan Bursa kitapçıları için geçerli. 1980’lerden itibaren kitapçılıkla meşgul olanlarla bizzat görüşülmüş.

Kitabın ilk misafiri, Bursa Sahaflar Çarşısı simalarından mücellit, sahaf ve Melâmî Cavit Çemrek. Ağustos 1958’de çarşıyı küle döndüren yangın, Çemrek’in dükkânında başlıyor. Sonraki şahsiyet ise Kitapçı soyadını taşıyan Ali Haydar. Bursa’da günlük gazete dağıtımını kuran isim. 1887’de kitap, kırtasiye ve gazete satıcılığı ile mesleğe başlıyor. İstanbul’dan Mudanya’ya vapurla gelen gazetelerin en geç öğle saatlerinde Bursalılara nasıl ulaştırıldığı bu portre altında görülebilir. Uğur Ozan Özen, tesiri yüksek kitapçıları müstakil başlıklar altında tek tek ele alıyor. Bazı kitapçıları da bir arada bulunmalarına vesile olan çarşı adlarıyla anlatıyor. Müstakil yazılarda kitapçıyı kuran şahsın biyografisi, ticaret hayatı, dükkânının yeri/yerleri, çocukları ya da damatlarına devir söz konusuysa onların biyografileri, yakın dostları, yanlarında çalışanların anlattıkları ile iş tutma ahlakı, mezar yerlerine kadar bir çerçeve tayin ediyor. Bu çerçeveyi canlı birer manzaraya kavuşturan ise zengin belge ve fotoğraf kullanımı. Bir gün tarih olacaklarının ve yaptıkları işi ilgiyle okuyacak okurların olacağını bilmeden yaşayan insanların hikâyeleri bu malzeme ile hayatiyet kazanıyor.

KİTAPÇILARA YOĞUN RAĞBET

Bursa’daki Kitapçıların Son Yüzyılı, Uğur Ozan Özen, Nilüfer Belediyesi Haziran 2021, 182 sayfa
Bursa’daki Kitapçıların Son Yüzyılı, Uğur Ozan Özen, Nilüfer Belediyesi Haziran 2021, 182 sayfa

Bu kitapçılarda çalışanların anlattıklarından çıkan müştereklikler de var. Kitapçılara rağbet oldukça yoğun. Bu, kitap satışlarına yetişilemeyecek derecede neredeyse. Her çalışan muhakkak İstanbul’a giderek sabaha karşı Cağaloğlu’nda MEB’in kitap satış yerinde sıraya giriyor. Sonra özel yayıncılardan kitap tedarik edilerek kitaplar kamyonla Bursa’ya gönderiliyor. İhsan Şekercioğlu’nun Akın Kitabevi’nde çalışmış Mükremin Elmalı’nın (d. 1941) anlattıkları hayli ilgi çekici. O da MEB’in kapısında gece vakti kuyruğa girenlerden. Aldığı kitabın miktarını söylerken 10-15 bin tondan bahsetmesi muazzam bir hadise. Bir de “sıradan” bir kitapçı tezgâhtarı olmasına rağmen “Bir kitap bizde yoksa üzülürdüm.” diyecek kadar hassas bir ahlaka sahip. Türkiye’nin hasar bırakan politik atmosferinde polislerin yasaklı kitap baskınları da meşhur. Elmalı, Ömer Seyfettin’in Bomba ve Halide Edib’in Ateşten Gömlek kitaplarını bile polisin topladığını söylüyor. Elmalı’nın anlattıklarını özellikle tavsiye ediyorum. 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde kitapçıların yaşadıklarını görmek bakımından da bu eser bir kaynak kabul edilmeli. Sol kitaplar satıyor diye okul idaresince yasaklanan Özşen Kitabevi’nden kitap alabilmek için Işıklar Askerî Lisesi öğrencilerinin dolmuş şoförlerinden ricacı olmaları ve böylece kitaba ulaşmaları yakın Türkiye tarihinin sosyolojik bir vakasıdır.

ÖDÜLLÜ BİR KİTAP

Bursa’daki Kitapçıların Son Yüzyılı, gazeteci, siyasetçi, asker Yılmaz Akkılıç (ö. 2010) adına verilen Bursa Araştırmaları Ödülü’ne layık görülmüş. Bu kitap vesilesiyle Akkılıç’ın Adım Kitabevi’nin kurucusu olduğunu ve bir kitapçı olarak nasıl çalıştığını da okuyoruz. Akkılıç’ın özellikle gazete ve dergicilik faaliyetleri ile Bursa araştırmaları özel bir dikkati hak ediyor. Bursa’nın büyük bir önemi haiz kitapçılarından biri de Mücahit Koca’nın kurduğu Sur. Yeşil’e çıkarken Türk-İslam Eserleri Müzesi karşısında mütevazı bir dükkânı bu amaçla işletir. 1987’de açılan kitabevi, o tarihlerde Necip Fazıl, Sezai Karakoç ve Topçu’nun kitaplarını okumak için İstanbul’a muhtaç okurun rağbeti ile karşılaşıyor. Bursa’da sağ görüşlü olup da kültür kitabı satan kitapçı yok. Sur, İslamî ve millî meseleler etrafında yazılmış kültür ve edebiyat kitapları satmak ilkesiyle hareket ediyor. Müdavimlerine bakılırsa Bursa’nın önemli kültür mahfillerinden biri olarak tarihe karıştığını söyleyebiliriz.

Özen, Bursa Kitapçılar Çarşısı’na ayrı bir başlık açıyor ve burada aralarında merhum Cahit Çollak’ın da olduğu pek çok kitapçı ve yayıncının hikâyesine yer veriyor. Bir kısmı hâlâ dükkânlarının başında. Özen, Hayatın Tekrarı Yoktur başlığı ile Çollak’ı kitapta müstakilen anlatıyor. O, Bursa’nın olduğu kadar Dergâh Yayınları vasıtasıyla İstanbul’un da muhabbet duyduğu simalardan.

Bir başka çevre, Burç Pasajı. Altıparmak’taki fakültenin Görükle’ye taşınması, 1990’ların sonunda buraya Zafer Plaza adıyla bir AVM açılması Bursa’nın kültür hayatında yozlaşma olarak görülüyor. Bunu destekleyen sair sebepler sonunda 2010’larda pasajdaki kitapçılar da çözülüp dağılıyorlar. Buradaki kitapçıların hikâyesi de kitabın bir başka bölümü.

Kitapta Tuz Pazarı’nda sergi açanlar da yer alıyor. Bunlar nispeten günümüze yakın 1960-70’lerde doğan kitapçılar. Sonra pek çoğu Okçular ya da Sönmez’de dükkân işletecekler. Her biri emektar ancak temsilci olmak bakımından Mecit Bilgin’in adını hatırlatalım. Bilgin, kitapçılık yapmak yanında bölge gazetelerinde yazılar ve edebî metinler yayımlıyor. Mustafa Armağan’ın babası Rafet Armağan, hâlen Sönmez’de Eser Sahaf’ı işleten Sami Kaynar, Bursa’nın maruf, meşhur simalarından 1970 kuşağı şairlerinden Nevzat Çalıkuşu da (d. 1955) kitapçılığa önce sergiler açarak başlamış. Kitapta, Çalıkuşu’na ayrı bir yer ayrıldığını görüyoruz. Soyadı, Çalıkuşu romanından yadigâr. Yeni Nilüfer’i 12 sayı, İhsan Deniz’le birlikte İpek Dili’ni 13 sayı çıkarıyor. Önce Tuğ, sonra Sanat Kitabevi’ni işletiyor.

Bursa’daki Kitapçıların Son Yüzyılı, daha pek çok Bursalı simayı bir araya getiriyor. Araştırmacılar için bu kitaptan hareketle yorumlanacak, yazılacak mekân ve şahsiyetler olduğu ifade edilmeli.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.