
1,1 milyar liralık vurgun yapıldığı belirtilen ‘Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü’ davası başladı. 7’si CHP’li belediye başkanı 200 sanık Silivri’de hakim karşısına çıktı. Duruşmada sanık Aziz İhsan Aktaş’ın adliyeye geniş güvenlik önlemleriyle gelmesini CHP medyası ‘kamera şovu’ olarak lanse etmişti. Muhalif yayın organları, olayı ‘Nasıl böyle korumalarla geziyor’ diye nitelendirirken, Aktaş’ın avukatı ise bunun bir “gösteri” değil, güvenlik tedbiri olduğunu savundu. Aktaş’ın avukatı, “Koruma ordusuyla içeri girmedik. Müvekkilime yönelik suikast girişimi söz konusu olduğu için devletin sağladığı polis koruması eşliğinde salona girdik. Bu bazı gazetecilerin karalamasıdır” açıklamasını yaptı. Duruşma öncesi adliye önünde konuşan Aziz İhsan Aktaş ise, “Adalet mülkün temelidir. İlk gün ne söylediysem bugün de aynısını söylüyorum. Kaçmadım, buradayım” ifadelerini kullandı.
‘BU ADAM KORUNMASIN NE YAPSIN?’
Ülke TV Genel Yayın Yönetmeni Hasan Öztürk, Habertürk ekranlarında CHP medyasının ‘koruma şovu’ diye lanse ettiği konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Aktaş’ın sayfalar dolusu ifade verdiğini belirten Öztürk, “Ben şu ihaleyi almak için şuna şu kadar verdim, bunu yaptım diyor. Madem öyle ben de hepsini itiraf ediyorum diyor. Bu noktada hem etkin pişmanlıktan faydalanmış hem de davanın en önemli tanıklarından biri haline gelmiş bir isimden söz ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Öztürk, bu durumdaki bir kişinin güvenlik riskine açık olabileceğini belirterek, tanık koruma çerçevesinde korunmasının hukuki zemini olabileceğine işaret etti. Aynı zamanda etkin pişmanlıktan yararlanmış olmasının ceza almayacağı anlamına gelmediğini de vurguladı.

PEKİ NEDEN KORUMA TAHSİS EDİLDİ?
Ceza yargılamalarında, örgütlü suç dosyalarında ifade veren, itirafçı olan ya da başka sanıklar aleyhine beyanda bulunan kişiler güvenlik riski altında değerlendirilir. Bu tür durumlarda, ilgili birimlerin risk analizi doğrultusunda polis koruması sağlanabiliyor. Tanık koruma uygulamaları, kişinin hayati tehlike altında olabileceği kanaati oluşması halinde devreye giriyor ve yargı sürecinin sağlıklı yürütülmesi de gözetiliyor.
ÖRGÜT LİDERİNE 450 YILA KADAR HAPİS TALEBİ
Hazırlanan iddianamede, şüpheli Aziz İhsan Aktaş’ın ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 42 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, 4 kez ‘edimin ifasına fesat karıştırma’, 5 kez ‘resmi belgede sahtecilik’, 21 kez ‘özel belgede sahtecilik’, ‘kamu kurum kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’, 10 kez ‘rüşvet verme’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ ve ‘gerçeğe aykırı fatura düzenleme’ suçlarından toplamda 187 yıldan 450 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Utku Caner Çaykara’nın 2 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’ ve ‘rüşvet alma’ suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilen iddianamede, Ahmet Özer için 2 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’ ve 2 kez ‘özel belgede sahtecilik’ suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıklar Oya Tekin, Kadir Aydar, Zeydan Karalar ve Abdurrahman Tutdere için ‘rüşvet alma’ suçundan 4’er yıldan 12’şer yıla kadar hapis cezası talep edilirken, şüpheli Rıza Akpolat’ın ise ‘suç örgütüne üye olma’, 26 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, 3 kez ‘resmi belgede sahtecilik’, 19 kez ‘özel belgede sahtecilik’, ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘rüşvet alma’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ ve ‘haksız mal edinme’ suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.






