
Çocuk filmi ile çocukluk filmi arasındaki ince çizgi sinema perdesinde kendini buluyor. Edebiyatımızın önemli kalemlerinden Mustafa Kutlu’nun hikayesinden yola çıkarak hazırlanan film vizyona girdi. Yönetmen Ahmet Sönmez’in Mustafa Kutlu ile dostluğundan mülhem kurmaca dokunuşlarla bir film ortaya çıkmış.
Hikaye tam olarak Anadolu kokuyor. Aileleriyle birlikte küçük bir kasabada yaşayan iki küçük kardeş Kenan ve Mustafa’nın hayallere sığmayan, yıldızlara uzanan çocukluk heyecanı… Mustafa Kutlu’nun ifadesi ile çocuk değil çocukluk hikayesi. Hedef kitle doğrudan çocuklar değil. Daha doğru ifadeyle sadece çocuklar değil. Çocukluk dönemini geride bırakmış olan herkes filmin odağında. Özellikle Anadolu’da bir köyde çocukluğunu yaşamış olanların kendinden çok şey bulacağı bir çalışma. Her gece yıldızlara bakarak hayal kuran iki kardeşin yaşadıklarını anlatan filmde mahalle maçı, sıcak yaz gününde derece serinleme seansları, ağaçlardan meyve toplama, ormanda oyun oynama ve geniş bahçeli ve çok katlı evlerde aile sıcaklığını yaşama sahneleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Hangimizin böylesi çocukluk anısı yoktur ki…
Yakın zaman öncesinde (1980-90’lar) geçen hikayede Almanya’dan gelen dayı ve komşu kızı ile yaşanan duygusal manzara da birçoğumuzun tanık olduğu şeydir. Çocukların yanı sıra yetişkinlerin birçok duygusuna ve hatırasına odaklanan filmde Süleyman Biçen, Berat Çağan, Serdar Özer, Açelya Devrim Yılhan, Toprak Can Adıgüzel gibi isimler rol alıyor. Çocuk oyuncuların çocukluk yapısının önemli olduğu filmde duygularda git gel yaşıyoruz. Bazı sahnelerde çocukluğun tatlı manzarası ile tebessüm ederken, bazen de tam oturmamış oyunculuklarla yabancılık yaşıyoruz. Yetişkin oyuncular genel olarak başarılı. Filmin bütünün çocuklar geniş yer aldığı için hikaye üzerine kurulan duygudan yer yer çıkıp geri dönüyoruz.
Tecrübeli yönetmen Ahmet Sönmez’in seyirlik bir iş ortaya koyma adına kurguladığı matematik genel olarak işliyor. Film boyunca geniş yer tutan müzik zaman zaman rahatsızlık veriyor. Kurgunun hızına yetişmekte zorlandığımız zamanlar oluyor. Pek dinlenemiyoruz. Elbette gişe izleyicisi matematiğine odaklanan yapımda bu tür tercihler anlaşılır bir hal alıyor.
Filmin en önemli noktası, çocuk filmi olarak sunulan son dönem yapımlarının neredeyse tamamındaki dokunun dışında, nahif, sahici, Anadolu kokan bir yapının perdeye çıkmış olması… Mustafa Kutlu’nun kaleminin yansıması olan bu durum biçimsel tercihlerde bazen aksamaya yol açsa da genel olarak sektördeki çocuk filmlerinden kalın bir çizgi ile ayrılıyor. Ve tabi ki Kutlu’nun da dediği gibi çocuk değil çocukluk filmi olması hasebiyle yetişkin bakış açısı da barındırıyor.
Çocuk filmi denince sadece çocuklar arasında geçen, şehre sıkışmış, yaşadığımız zamana ve çocukluk algısına hitap eden, duygudan çok hazzı önceleyen, sadece eğlendirmeyi kovalayan yapımların yanında Yıldız Tozu apayrı bir yerde duruyor. İzleyiciye düşen görev, benzeri az olan bu tarz filmleri sinema salonunda izlemektir. Beğenmek zorunda değiliz. Eleştireceksek de hakkını vererek eleştirmeliyiz. Zaten çocukluğu anlatan her filmin de insanın çocukluk dönemi gibi toy noktalar, arızalı alanlar barındırmalı. Yetişkinin ayağının tozu ile çocuğun hayalindeki yıldızın tozunun işlevi bu zaviyeden aynı kapıya çıkıyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.