
Televizyon ekranlarında Ramazan''ın nasıl yaşandığına ilişkin gözlemlerimize kaldığımız yerden devam edelim:
ATV iftar ve sahur kuşaklarını Nihat Hatipoğlu ile doldurmayı tercih etmiş. Ayrıca akşama yakın saatlerde yine Hatipoğlu''nun Mekke ve Medine''de çekilen ''Resulullah''ın İzinde'' isimli bir belgeseli de var. Bu ortak tarzın getirdiği bir bütünlük hissi elbette var. Ancak saate vurduğumuzda günde dört saatten fazla bir zamanı ağırlıklı olarak aynı ses ve sohbetle doldurmak ne kadar doğru, bu tartışılır.
Ramazan öncesinde kendinden söz ettiren ''Hazreti Ömer'' belgeselini ise üzülerek söyleyeyim ki izleme imkanı bulamıyorum. Çünkü sair zamanlar için gayet doğru ve uygun olan yayın saati, iftar ve sonrasının telaşı arasında kaynayıp gidiyor. Daha Ramazan''a özgü bir yayın dilimi seçilmeliydi diye düşünüyorum.
Star, ilginç bir tercihle iftarı boş geçerek Ramazan ekranını gece yarısından sonraya kurmuş bu sene. Önce; Mekke ve Medine arasındaki 480 km.''lik Hicret güzergâhını yürüyen 4 zamane seyyahının yaşadıklarını belgeleyen ''Kutsal Yolculuk Hicret'' geliyor ekrana. Farklı bir deneme olduğu kesin; ancak programa fazlasıyla hakim kılınan ''reality'' atmosferine ısınamadım ben.
Star''ın sahur programı ise, evvelki senelerde başka kanallarda söylediği güzel ilahilerle hatırımızda kalan Halil Necipoğlu tarafından sunuluyor. İyi konuklar seçiliyor, sohbetler de samimi. Ancak, iki dakika sürecek hikayelerin aşırı süslenerek neredeyse birkaç katı süreye yayıldığı bölümler programın iç dengesini ve ritmini önemli ölçüde zedeliyor.
Önceki Ramazanlarda önce ATV''de, sonra TRT''de yaptığı sahur programlarıyla güzel izler bırakan Fatih Çıtlak, iki ayrı kanalda iki önemli programla eksikliğini hissettirmiyor bu yıl da. Kanaltürk''te iftar öncesi yayınlanan ''Mekke''den Medine''ye'' belgeseli çok içeriden, çok samimi... Mekke ve Medine''nin mübarek topraklarını neredeyse adım adım dolaşarak yeni ufuklar ve derinlikler kazanıyoruz. Özellikle Hac ve Umre yolcularının yola çıkmadan önce izlemeleri bu müstesna seyahatlerine yeni anlamlar katacaktır.
Fatih Çıtlak, sahur saatlerinde 24 TV''de Emin Işık hoca ile birlikte bir irfan sofrası kuruyor. Benim için saati çok uygun, ama sabah erken işe gidenler yeterince izleyebiliyor mu, bilmiyorum. Keşke izleyebilseler...
TVNet''te Ümit Sönmez''in Boğaz''a Nazır ''Oruç Zamanı'' sohbetlerinin de iftar saatlerinin önemli bir rengi olduğunu son not olarak listeye ekleyelim.
Konuyla ilgili hayal kırıklıklarımı ise yazmamayı tercih ediyorum. Kimilerini beklemediğim kadar ihmalkâr, kimilerini de fazlasıyla otomatiğe bağlamış olarak gördüğüm başka kanallar da var. Televizyonun kendisi elbette tartışmaya çok açık... Ancak madem ki hayatın içinde ona bir yer açıyoruz, sorumluluğunu da taşımalıyız. Ramazan ikliminin bereketinden gönüllere neler ulaştırılır sorusunu bu sebeple önemsiyorum. Bunun bir yayıncılık yükü olarak görülmeyip, bir gönül heyecanı olarak yaşanması, yaşatılması lazım... Doğrusunu söylemek gerekirse, bu heyecanı fazlasıyla taşıması gereken bazı ekranlarda ben o farkındalığı göremedim bu sene... Gerektiği için yapmakla gereğini yapmak aynı şey değil demek ki! İnşallah seneye deyip burada noktalayalım.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.