|
Bu bir isyan yazısıdır: İslâm ülkeleri demeyin gayrı…

İsrail güvenli alan ilan ettiği Refah’a sığınan Gazzeli Müslümanları hunharca katletmeye başladı.

O derme çatma çadırlarda yaşayan Gazzelilerin üstüne havadan ölüm yağdıran İsrail’i durduracak bir güç yok anlaşılan.

İslam ülkeleri demeyin sakın.

Adlarını bile duymak istemiyorum.

İslam’ın izzetli adını kirletenlerle birlikte anılmak bile büyük bir ar.

Onlarla anılmayı reddediyorum.

İsrail’in soykırımı karşısında korkakça ve hayâsızca seyirci kalan ülkelerin adı asla İslam olamaz.

İslam ülkeleri yok.

Olsaydı İsrail bu kadar pervasız olamazdı.

Halkı Müslüman olan ülkeler var.

Bazıları için de halkında Müslüman olan ülkeler deyimini kullanmak en doğrusu.

Bu ülkelerin yöneticileri İslam dinine mensup olsalar bile yönetimleri asla İslam değildir.

İslami olmayan yönetimlerin başında Müslüman idarecilerin olması ise paradoksların en acıklısı, en büyüğü.

Filistin toprakları yıllar yılıdır işgal altında.

Kutsal Kudüs, ilk kıblegâhımız işgal altında.

Filistinli Müslümanlar esaret ve zulüm altında.

Gazze yanıyor.

Gazze’de soykırım var.

Ama kâğıt üstünde adı İslam olan ülkeler seyirci ve suskun.

İsrail’den çok bu ülkelere kızıyorum asıl.

Kızmalıyız asıl.

Pazarı pazartesiye bağlayan gece Avrupa’nın Gazze’si olan aziz Saraybosna’dan döndüğümde öğrendim ki Refah’taki çadır kentin üstüne de bombalar yağdırılmış.

Korkunç bir katliam…

Dur-durak bilmeden devam eden bir soykırım…

Adı İslam olan ülkelerin yöneticilerinin umurunda değil.

Bir tek Recep Tayyip Erdoğan’ın sesi çıkıyor gür bir biçimde.

Diğerlerinin hepsinin üstüne ölü toprağı serpilmiş adeta.

Lanet olsun topunuza.

Yerle yeksan olasınız.

Bilesiniz ki gözümüzde zerre kadar değeriniz yok.

Gönlümüzde yeriniz yok.

Sizi kendimizden bilmiyoruz.

Sizlerle aynı dine mensup olduğumuz için utanç duyuyoruz.

Asıl öfkemiz de sizedir.

Yönetimlerinizle birlikte boynunuz devrilsin.

Bu katliam karşısında hiçbir şey yapamıyorsanız toprak başınıza.

Keşke şerefsizce bir hayat yerine şereflice bir ölümü tercih edenlerden olsaydınız da sizinle gurur duysaydık.

Hiçbir işe yaramayan o İslam İşbirliği Teşkilatı’nı da lağvediniz.

O teşkilatın adındaki İslam’a hiç mi hiç yakışmıyorsunuz.

En fenası, İslam’ın adını kirletiyorsunuz korkaklığınızla ve iş birlikçiliğinizle.

ABD’nin iş birlikçisisiniz siz gerçekte.

Dolayısıyla İsrail’in…

Size halklarınız güç yetiremiyor.

İnşallah ebabil kuşları yerle yeksan eder cümlenizi.

Müslümanlığınız bir tarafta dursun, insanlığınız bile sorunlu sizin.

İslamlık adına cesaret edip bir tepki koyamadığınız gibi insanlık adına da hiçbir tepki koyamadınız.

Rabbim yerle yeksan etsin yönetimlerinizle birlikte topunuzu.

İslam ülkeleriymiş…

Hadi oradan!

Ne Müslümanlığınız Müslümanlık, ne de insanlığınız insanlık.

Dinimizin adı bir sadece.

Gayrı hiçbir şeyimiz bir değil bizim sizlerle.

Gazze’de İsrail’in akıttığı kanda siz de boğulacaksınız elbette!

O kan sizi de boğacaktır bilesiniz!

27 Mayıs’a devrim diyen darbe yanlıları

Dün 27 Mayıs askeri darbesinin yıl dönümüydü.

Darbeyi o gün “devrim” diye alkışlayanların çocukları bugün de “devrim” diye alkışlamaya devam ediyorlar.

27 Mayıs askeri darbesinin millet iradesini kayıtlara-şartlara bağlayan asker-sivil bürokratik vesayete dayalı anayasasını “özgürlükçü” diye bugün bile yere göğe sığdıramayanların yazılarını okuduğumuzda anlıyoruz ki bu zihniyetin çocukları asla değişmeyecekler.

Kim ne derse desin gerçek şudur: 27 Mayıs’a “devrim”, 1961 anayasasına da “özgürlükçü” diyen bir zihniyet özde vesayetçi-darbeci bir zihniyettir. Bir başka deyişle, milletin kayıtsız-şartsız iradesi yerine, millete rağmen oluşturdukları ideolojik-totaliter rejimi asker-sivil bürokrasi marifetiyle korumayı önceleyen bir zihniyettir. Milletin adamları iktidara geldiğinde millet iradesinin üstünde bir irade tanımayan bir icraata kalkıştıklarında da sivil yönetimin askerler tarafından devrilmesini “meşrû” gören bir zihniyettir.

15 Temmuz başarılı olsaydı, 27 Mayıs’a “devrim” diyen bu zihniyetin çocukları tıpkı 1960 darbesinden sonra sergiledikleri destekçi tutumun aynısını sürdürürlerdi.

Dün Menderes’e duydukları nefretin aynını Erdoğan’a duymalarının sebebi bu.

Erdoğan’ı idam sehpalarında görmek istemelerinin sebebi de bu.

#Gazze
#Filistin
#Soykırım
#Mehmet Metiner
2 ay önce
Bu bir isyan yazısıdır: İslâm ülkeleri demeyin gayrı…
Tarihi ayıp...
Türk halılarının en nadide örnekleri bir arada
Darbe heveslileri duysun: Dört kişiden 3’ü tetikte bekliyor!
Türkiye’de cumhuriyetin demokratikleşmesi karşısında küresel terör örgütü FETÖ
Hollywood’da isyan!