Yazarlar Dinle, emanet oy

Dinle, emanet oy!

Murat Zelan
Murat Zelan İnternet Yazarı
Abone Ol Google News

Dinle emanet oy; biliyorum, sen, AK Parti tek başına iktidar olmasın diye oyunu emanet ettin.
HDP gelsin diye değil, AK Parti gitsin diye oy kullandın.
Selahattin Demirtaş gelsin diye değil, Tayyip Erdoğan gitsin diye oy kullandın.
“Enver geleceğine Bulgar gelsin" tavrıydı seninki…
Basit bir hesap yaptın: HDP yüzde 10 barajını aşarsa, Meclis'te dört parti olursa AK Parti tek başına iktidar olamaz dedin.
AK Parti iktidar olamazsa, Türkiye koalisyonla yönetilirse, Tayyip Erdoğan yalnızlaşır dedin.
Çok stratejikti oyun, çok taktiksel!
Seçim değildi seninki; bir strateji oyunuydu, oy kullanmadın, hamle yaptın aslında.
Ve fakat hamleyi yapan aslında sen değildin, “seni başkan yaptırmayacağız" diyen adamdı hamleyi yapan; ona o cümleyi kurduranlardı…
Örgüte adam devşirir gibi, sandığa oy devşirdiler senin üzerinden…
Demokrasilerde rızanın imalatı vardır. Seni de yeniden imal ettiler.
Medya desteğiyle bir karabasan gibi çöktüler iradenin üzerine.
Tavladılar seni. Promosyon müşterisi gibi, gittin, üç kez tekrarlanan “seni başkan yaptırmayacağız" bonusuna tav oldun.
Anketçiler emanet oy, ödünç oy diyorlar ancak, ben daha açık konuşacağım; sen oyunu kiraya verdin. Kiralık oysun aslında sen.
Madem, AK Parti'ye oy veren kitleyi cahillikle, aptallıkla, göbeğini kaşıyan adam olmakla suçluyorsun sen…
Madem Türkiye'nin muhafazakarlaşmasında, otoriterleşmesinde, mahalle baskısının oluşmasında AK Parti'ye oy verenlerin sorumluluğu olduğunu iddia ediyorsun, o zaman dinle, emanet oy, sana söyleyeceklerim var…
Sana ayna tutacağım bugün, görmekten, yüzleşmekten kaçtığın gerçekleri söyleyeceğim sana.
Fakat biraz acı olacak, hatta çok acı…
Belki o zaman 'mahalle baskısı' için sesini yükselttiğin kadar 'mahalle terörü' için de sesini yükseltebilirsin!
Sana sesleniyorum 'emanet oy', teröristin siyasetçi kisvesine girmesine sen izin verdin.
Sana sesleniyorum emanet oy, sen dedirttin, biz sırtımızı PYD'ye yaslıyoruz diye
Sana sesleniyorum emanet oy, sen dedirttin, PKK sizi tükürüğünde boğar diye.
Sana sesleniyorum emanet oy, Türkiyelileşecek diye oy verdiğin o 'insanlara' Türkiye'yi Suriyelileştirme cüretini, cesaretini sen verdin.
Sen özerklik dedirttin, sen kantonlaşma dedirttin, sen bağımsız devlet istiyoruz dedirttin.
Sazına, gülücüğüne, esprisine aldanarak verdiğin emanet oylar bugün hepimize; canlarımıza, çocuklarımıza, gençlerimize mermi ve ölüm olarak döndü.
Sana sesleniyorum emanet oy, Cizre'de senin vebalin var; Silopi'de, Sur'da, İdil'de senin vebalin var.
Hendekler, çukurlar senden cesaret buldu, senin verdiğin emanet oyla kazıldı.
Esprilerine kandığın o adamın, hendekleri kazanların elinde hafif silahlar var derken, hafif silahlardan demokratik bir araçmış gibi bahsetmesine sen neden oldun.
O hafif silahların ağır maliyetleri olmasına sen izin verdin.
Terörü direniş, gençlerin, doğmamış bebeklerin ölümünü misilleme gibi göstermelerine sen müsaade ettin.
İş makinaları, barajlar, otomobiller, TIR'lar senin verdiğin oylarla ateşe verildi.
Hastanelere, ambulanslara senin verdiğin oylarla ateş açıldı.
Sen 'emanet oy' olmaya razı olduğun için 'milletvekili' sıfatıyla canlı bomba cenazelerine taziyeye gidilebildi…
Sen kendini 'emanet oy' yerine koydurttuğun için emanete ihanet edilebildi.
Bunu sen de biliyorsun. Ama itiraf etmek, nedamet getirmek zor geliyor.
O yüzden sen yine de bildiğin gibi yap, pişkinliğe ver işi…
İstersen, hobi olarak katil devlet de; başkanlık istediler, o yüzden böyle oldu diye avut kendini…
Mermiler ölüm kusarken, canlı bombalar paramparça ederken sokaktaki insanların bedenlerini, sen yine de toz kondurma üzerine…
Sana konacak tozdan daha değerli değil nasıl olsa canlar!
Sultanahmet, Kızılay, Ulus kana bulanırken, sen yine Teşvikiye'de, Nişantaşı'nda, Cihangir'de keyif çat…
Dilimize pranga vurmayalım, açık konuşalım.
Siyasi iradesine oy verdiğin 'insanların' silahlı kanadı olduğunu sen de biliyordun.
Dilinden demokrasiyi, elinden silah düşürmediğini sen de biliyordun.
Hem, sen çobanın oyu değilsin ki, sen emanet oysun, entelektüelsin, eğitimlisin, beyazsın, Çehov okumuşluğun vardır senin, bilirsin ki, böyle bir demokrasi sahnesinde silah varsa, o silah er geç patlayacaktı, o silah er geç canlar alacaktı, evet, bilirsin sen bu oyunları, bilirsin bu tiyatroyu.
Eğri oturup doğru konuşalım… Sen de biliyordun ekranda türkü söyleyen o adamın sokağa çıkın çağrısı yaptığında, kitlesinin zılgıtlar eşliğinde insanların kafalarını taşlarla ezdiğini.
Sen oy vermeden çok önce olmuştu çünkü 6-8 Ekim olayları
Üzerinden arabayla geçmişlerdi gençlerin…
Biliyordun.
Hepimiz biliyorduk.
Biz unutmamıştık, sen hatırlamak istemiyordun.
Sen ne kadar adayları Kandil tarafından belirlenmiş olan HDP'ye oyunu emanet edip AK Parti'den hesap sormaya kalkışsan da, herkes, oy verdiği partinin faaliyetlerinden sorumludur.
Şimdi hiç, sosyal medyada, orada burada, ortamlarda filan tatava yapma. Kabul et: Fail değilsin ama sorumlusun. Çünkü sen, emanet oysun!

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.