Mücadele yeni başlıyor

00:0028/02/2010, Pazar
G: 3/09/2019, Salı
Rasim Özdenören

Sanırım fırsat düştükçe söylemekte yarar var: aynı cümle farklı insanların ağzında farklı anlamlara gelir.Grekler: "İnsan eşref-i mahlûkattır" derken bir şeyi kastediyordu; Müslümanlar aynı cümleyle başka bir şeyi kasteder. Birinciler, insan madem yaratılmışların en şereflisidir, o halde o, tabiatı istediği gibi tasarruf edebilir, onu kendine bend etmek için elinden geleni yapmakta serbesttir mantığı ile hareket ederken; Müslümanlar bunun tam tersine bir niyetle yola çıkarlar ve insan madem yaratılmışların

Sanırım fırsat düştükçe söylemekte yarar var: aynı cümle farklı insanların ağzında farklı anlamlara gelir.

Grekler: "İnsan eşref-i mahlûkattır" derken bir şeyi kastediyordu; Müslümanlar aynı cümleyle başka bir şeyi kasteder. Birinciler, insan madem yaratılmışların en şereflisidir, o halde o, tabiatı istediği gibi tasarruf edebilir, onu kendine bend etmek için elinden geleni yapmakta serbesttir mantığı ile hareket ederken; Müslümanlar bunun tam tersine bir niyetle yola çıkarlar ve insan madem yaratılmışların en şereflisidir, o halde tabiata şerefli mahlûka yaraşır biçimde muamele etmelidir, derler.

Demokrasiyi darbelemek için yola çıkmış ve fakat muvaffak olamamış bir asker "mücadele yeni başlıyor" cümlesini kurarsa, bu cümle belli bir anlama gelir. Ve o anlamın intikam olduğunu tahmin etmek zor değildir. Ayrıca, içinde kalmış olan darbe hevesini yatıştırmak için daha yapılabilecek işler bulunduğunu düşündüğü de bu tahmine eklenebilir.

Aynı "mücadele yeni başlıyor" cümlesi demokrasi mücadelesi yolunda yürüdüğünü bildiğimiz bir başkasının ağzından çıksa, bu kez biz bu cümleden, daha işin başındayız, yürünecek ve kat edilmesi gereken önümüzde daha uzun bir mesafe var, demek istediğini çıkartırız.

Bu son noktadan hareket edersek karşımıza çıkan güçlüğü görmemiz de imkân dâhiline girer. Bir şeyi yapmak ona bozmaktan her zaman daha zordur. Yapıcı olmak zordur. Ama bozmak, fitne, fesat çıkartmak kolaydır. Küçük bir yalanla, asırlık bir düzen bozulabilir. O düzeni yeniden tesis etmekse ya hiç mümkün olmaz veya çok zahmet gerektirir.

Bu bilinen cümleleri tekrarlarken sıkıldığımı itiraf etmek zorundayım. Ne ki, bazen çok bilinen bir gerçeklik elimizin altında durur da gene de onu tutmakta, yakalamakta zorlanabiliriz.

Kurulu düzenin bir evreden yeni, başka bir evreye doğru yöneldiğini görmemiz gerekiyor.

Bu dönüşümün bazılarımızın rahatını kaçıracağı bellidir. Bu yüzden kimilerinin statükonun üzerine abanmasını da doğal karşılamak gerekir. Kurusıkı tehditlere maruz kalınsa bile gülümseyip geçme de şiar edinilmelidir. Çünkü bu durumda olanlar, bir bina inşa ediyor. Bir üretim, bir ürün hâsıl ediyor. Taşlanmak bu halin doğal sonucudur. Meyven varsa taşlanmayı da bekleyeceksin...

Kaldı ki, her doğum sancılıdır ve bebek bunca zahmet sonunda kucağımıza alınabildiği için kıymetlidir. Doğum zahmetsiz olsa bebeğin üstüne titremeye ne gerek olurdu?

Evet, dönüşüm mücadelesi yeni başlıyor ve bu mücadeleyi sürdürenleri önümüzde zorlu, fırtınalı, meşakkatli günler bekliyor.

Ama biz biliyoruz ki, her sıkıntıdan sonra iki ferahlık vardır (Kuran, İnşirah Suresi).