
Dağlıca baskınını ''Kürt sorunu çözücü'' ve ''PKK uzmanı'' arkadaşlara bırakıp başka bir konuya yelken açmak istiyorum.
Gündemde olmayan bu konuyla ilgili ''Aman Tanrım yine ÖSYM'' ara başlığı altında birkaç kelam eylemiştim.
Gelen maillerden anladığım kadarıyla ''bir dokundum bin ah işittim'' desem yeridir.
Meğer ne çok dertli varmış, ne çok kahreden.
Seslerinin duyurulmasını isteyenler, daha çok yazmam için yalvaranlar, ağlayanlar, intizar edenler gırla gitti.
Bir öğrenci velisi, ''Düşük maaşlı küçük bir memurum. Bin bir emekle okuttuğum Anadolu Lisesi''ndeki oğlum üniversite sınavında tüm soruları çözse de 15 puan geriden başlayacak. Allah rızası için bu haksızlığa göz yummayın. Sesimiz olun..'' dedi.
Bir diğeri, ''Benim öğrencim Anadolu Lisesi''ne başladığında böyle bir sistem olduğunu bilseydik onu özel okula burslu verir, daha yüksek not ortalamasını sağlardık. Sizin de belirttiğiniz gibi sınav arasında kural değiştirildi. Hakkımı helal etmiyorum..'' diye dert yandı.
Sınavlarına üç hafta kala, Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı''ndan (AOBP) vazgeçen ÖSYM''nin yaptığı haksızlığı şöyle dile getirmiştim: ''Üniversite sınavında herhangi bir istismara meydan vermemek için su şişelerinin kağıdını çıkartmayı şart koşacak kadar titizlenen ÖSYM böyle kallavi bir haksızlığa nasıl imza atar?..'' (20.06.2012, Yeni Şafak)
Yüksek not almanın kolay olduğu liseyle, geçer not almanın bile zor olduğu lise nasıl bir tutulur?
Her hocanın not verme tarzı farklıyken adalet ve eşitliği sağlamak mümkün mü?
Madem liseler arasında fark gözetmeyeceksiniz, o zaman AOBP''yi işin içine hiç katmayın. Öğrencileri lise müfredatına yönlendirmenin başka yolunu bulun.
Öğrencilerin kaderiyle bu kadar oynamak hiçbir vicdana sığmaz.
Üstelik son derece nobrandı.
İçişleri Bakanı olduğu dönemde Beşir Atalay için, ''Benim mental dünyamda, irticai faaliyetlerinden dolayı rektörlükten alınmış biri olmasının dışında hiçbir anlamı yok'' demişti.
Sadece nobran değildi, dayılanmayı severdi. Ergenekon soruşturması nedeniyle ifadesi alınıp bırakıldıktan sonra, ''Erbakan, rektörler başörtülülere selam duracak demişti; gördük, kimin kime selam durduğunu...'' şeklinde racon kesmişti.
Bu söz üzre dayanamayıp ben de şöyle demiştim: ''Başörtülü öğrenciler senin gibilere selam durmamak için başı dik vaziyette okullarını feda ettiler; ama senin başın ''sıradan bir memurun'' elinin altında kaldı denirse, ne cevap vereceksin?''
Yeni Şafak böyle bir manşet atsaydı, bazı muhteremler ne derdi, çok merak ediyorum.
Engin Ardıç üstadımız Garaudy''nin yanı sıra Yusuf İslam''ı (Cat Stevens) tekfir edecek kadar fetva konusunda madem iddialı, hiç değilse ihtidâ ile irtidat arasındaki farka dikkat etmeli.
İslam''dan çıkana veya vazgeçene ''ihtida etti'' denmez. Bilakis, İslam diniyle müşerref olan için ''ihtida etti'', İslam''dan çıkan için ''irtidat etti'' (mürted) denir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.