
Aziz Yıldırım''ın son basın toplantısında, altı kırmızı kalemle çizilecek pek çok konu var. Bana göre en önemlisi başkanın, “Ünlü bir santrafor alacağım” demesi. Tespit son derece doğru ancak gecikmeli. Geçen sezonun başında veya geçtiğimiz ocak transferinde bu gereksinim saptanabilse ve Maldonado yerine bir santrafor transfer edilebilseydi, Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi''nde belki de final oynardı. Lig şampiyonluğunu da büyük olasılıkla Galatasaray''a kaptırmazdı. Bunu sezon içerisinde de defalarca yazdım ve söyledim. Yani testi kırıldıktan sonra yol gösterenlerden değilim.
Aziz Yıldırım kaçan şampiyonluk için, “Üzülüyorum, hazmedemiyorum, tahammül edemiyorum. Demek ki eksiklik var” dedi. Evet eksiklik, golcüdeydi. Kezman hem düşük performansı hem de kaprisleriyle Fenerbahçe''nin önüne taş koydu.
Emre Belözoğlu''nun transferini bazı Fenerbahçelilerin onaylamamasına şaşırdım. Evet parası çok yüksek ancak Emre''nin, Fenerbahçe''ye büyük katkı sağlayacağı da gerçek. Fenerbahçe, maçın kaderini belirleyecek bir oyuncuyla anlaştı.
Zico konusu öyle veya böyle çoktan bitmeliydi. Yıldırım''ın, “Zico olmazsa B planımız hazır” demecini tuhaf buldum. Anlaşılan o ki yollar ayrılıyor.Bana göre Fenerbahçe yanlış yapıyor.
Beşiktaş Çek Sivok''un bonservisine 4.7 milyon euro ödeyecekmiş. Üç gündür telefonlarım durmak bilmiyor. “Nedir bu!” diyenden geçilmiyor. Bir stoper için korkunç yüksek paraymış. Yoksa Beşiktaş kazıklanıyor muymuş? Bu oyuncu, bu paranın karşılığı mıymış?
Telefon edenler fanatik kara kartal sevdalıları. Haklı olarak kuşkulular. Nasıl olmasın Beşiktaş yıllardır çürük elmaları alıyor. Korkuları bu nedenle. Ve bir de rakamın yüksek oluşu onları ürkütmüş.
Hiç izlemediğim bu Sivok''un bonservis parasını duyunca ben, telefon edenlerin aksine “Oh bu kez tamam galiba” değerlendirmesini yaptım. Böyle düşünmemin nedeni bonservisinin 4.7 milyon euro olması. Beşiktaş''ın bu parayı aşağı indirmek için uzunca süredir Udinese ile boğuştuğunu da biliyorum. Bir İtalyan kulübü elindeki stoperi bu rakamdan aşağı bırakmıyorsa ben bu oyuncudan şüphelenmem.
Paranın da ötesinde Sinan Engin''in bana bire bir söylediği, geçen hafta da yazdığım, “Kefilim” sözü var. Yok yok bu paraya çürük mal alınmaz. Beşiktaşlılar rahat olsun. İtalyan kulüpleri bünyelerinde kötü oyuncuyu barındırmazlar.
Terim''in söylediği gibi, uçak pistten ayrıldı. Hazırlık maçları geride kaldı. Artık dananın kuyruğu kopacak. Peki, nedir son durum? Artılar da var, eksiler de. Önce acı biberi ısıralım daha sonra elma şekeri ile yazıyı bitirelim.
Volkan ilk acı biber...Terim''in bazı inatları, saplantıları var. Daha turnuvaya gelmeden önce “Benim kalecim Volkan” dedi. İyi güzel de, Volkan''ın sağı solu hiç belli olmuyor ki! Bir bakıyoruz yenecek gollerde panter kesiliyor. Hemen sonrasında yine bakıyoruz, bu kez yenmeyecek golleri içeri buyur ediyor. Haydi bakalım gel de tedirgin olma.
İkinci acı biber, geri dörtlümüz. “Servet ve Gökhan Zan acaba sakatlanacak mı?” sorusu zaten beni fazlasıyla geriyor. Ayrıca bu iki oyuncumuzun topu kullanma yüzdeleri de çok düşük. Sağ bek Sabri bu bölgenin gerçek oyuncusu değil. Yetmiyormuş gibi alternatifi de yok. Sol bek Hakan Balta da öyle içimi fazla rahatlatmıyor. Neyse ki orada, kulübede bekleyen bir de Uğur var.
Terim ısrarla Nihat''ı ilerideki son adam olarak kullanıyor. Üç hazırlık maçında da gördük, Nihat bu şekilde başarılı olamaz. Gel de Halil''i arama. Mevlüt''ü de hiç oynamadığı sağ çizgiye yapıştırması yanlış. Terim''in bu tercihleri, “ağzımızı yakar mı?” diye ciddi ciddi düşünüyorum.
Gelelim elma şekerlerimize... Hamit, Aurelio, Emre Belözoğlu, Arda, Ayhan, Mehmet Topal, Tümer... Orta alanda say sayabildiğin kadar. Hele bir de Yıldıray olsaydı, yeme de yanında yat.
Fatih hocamız, “Önce oyunu tutacağız. Hep beraber topun arkasına geçeceğiz” diyor. Sevgili hocam, orta sahamızdaki kalabalık ile oyunu tuttuğumuzu düşünelim. Peki savunmada bireysel hatalar yapmayacak mıyız? Ve de ileride tek başına bıraktığımız Nihat''ın yanına yaklaşıp çoğalabilecek miyiz? Bu sorular beni epeyce düşündürüyor. Ancak yine hocamızın, “Sizlere, gurur duyulan bir milli takım izleteceğiz. Yeneriz, yeniliriz ama iddialıyız. Canımız çıkmadan pes etmek yok” sözleri beni inanılmaz heyecanlandırıyor. Haydi çocuklar takılın hocanızın peşine...
Beşiktaş sevdası ile yanıp tutuşan, müthiş yaratıcı ve dinamik bir grup kendisini fesh etti. Sloganları ve sosyal içerikli mesajlarıyla her kesimin ilgisini çeken Çarşı, hani her şeye karşıydı. “Fesih kararına” neden karşı çıkmadı. Üzüldüm ve de şaşırdım. Bunun altında yatan nedeni bilemiyorum. Ancak bu ayrılığın öyle uzun sürmeyeceğine de kesinlikle inanıyorum. Ufacık bir kıvılcımla, Çarşı daha da güçlenerek karşımıza çıkar. Böyle de olmalı. Küfür ve şiddete karşı duran sportmen bir grubu hepimiz her zaman destekleriz.
Pekin''deki olimpiyatlara ülkemizden toplam 70 sporcu gidecek. Şimdi sıkı durun, bunun 17''si F.Bahçe''li. İşte kulüp olmanın en önemli göstergesi. Demek ki F.Bahçe''de sporun her branşında ciddi çalışmalar yapılıyor, adımlar atılıyor. Demek ki amatör şubelere değer veriliyor ve buralara küçümsenmeyecek bütçeler ayrılıyor. Hocası, sporcusu, malzemesi, organizasyonu kolay işler değildir bunlar. Aziz Yıldırım''ı ve yönetimini gönülden kutluyorum.
Kamerun Ulusal Takımı''nın son maçında 9 dakika forma giyen Bebe, artık Türk statüsünde değil. İyi çok sevindim. Yoksa Beşiktaş aldı, alıyordu. Yedir, içir, besle, cebine parasını koy ve sonra kenarda oturt. Bebbe düşüncesinin nedeni bana göre, Bobo''yu satıp para kazanmak, yabancı kontenjanını boşaltmak ve Türk vatandaşı olmuş bir stepneyle işi idare etmekti. Olmadı, evdeki hesap çarşıya uymadı. Beşiktaş kazançlı çıktı.
Önder Turacı, tam Beşiktaş''ın aradığı oyuncuydu. Kartal''da sağ bek yok. Stoperde de sıkıntılar yaşanıyor. İşte hazır kuvvet Önder... Bonservisi de elinde...Beşiktaş, Önder''e de yan gözle bakmadı. Servet gibi Önder''i de Galatasaray kaptı, kapıyor. Servet için dizlerini dövenler, göreceksiniz Önder için de karalara bürünecekler. İşi bilen kılıcı kuşanıyor. Kafasının dikine gidenler de bodozlama duvara bindiriyor.
- Bülent Tulun gibi birisine hiç yakışmamış. Olay, kedi ciğer meselesine dönmüş.
- Kolot, kendinden söz ettirmesini çok iyi biliyor. Nokta atışlar yapıyor. Vitrinde kalmak için, puan kaybetmeyi de göze alıyor.
- Tamamdır, anlaşılmıştır. Azizsilin devam edecektir.
- Etme eyleme hocam... Senin döneminde dünya üçüncüsü olsaydık, herhalde bu şekilde konuşmazdın.
- Yıldıray Baştürk''ün öfkelenmesi, üzülmesi doğal. Ancak bunu bu şekilde açığa vurması yanlış. Duygularını kontrol edememiş.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.